İnsan için hayatın her anı önemli ama hayat bazen bir telefon şarjından kısa sürüyor. (...) Zamanın bereketsizleşmesi kıyamet alameti midir bilinmez ama gerçek olan bir şey var: Zaman parayla satın alınamayacak kadar değerli. (Alıntı)
=Alıntı= "Biliniz ki kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur" "Kur'an-ı Kerim'de namazın insanı kötülüklerden alıkoyduğu belirtilir, orucun ise kişiye takvaya ulaştıracağı anlatılır." "İbadet insanı Allah dostu bir kul haline getirir." "Bir mümin duyarlılığıyla haraket eden kişi, bütün bunların sonucunda, Allah'ın…devamı=Alıntı=
"Biliniz ki kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur"
"Kur'an-ı Kerim'de namazın insanı kötülüklerden alıkoyduğu belirtilir, orucun ise kişiye takvaya ulaştıracağı anlatılır."
"İbadet insanı Allah dostu bir kul haline getirir."
"Bir mümin duyarlılığıyla haraket eden kişi, bütün bunların sonucunda, Allah'ın kendisini dost edindiği bir kul olur."
"insanın değerleri ve vicdanı, bütün düşünce, söz ve davranışlarına yön verir."
"Ahlak,insanın içinde kökleşmiş değerler bütünüdür. Kişinin söz ve davranışlar da onların dışa yansıması, ete kemiğe bürünmesidir."
"Alimler nebilerin varisleridir."
"İyi bir müslüman, güzel ahlaklı bir insandır."
"Affetmezsen kardeşsiz, dostsuz kalırsın; affetmezsen af dileyen kardeşin de dostsuz kalacak..."
"Zahmetsiz rahmet ermez çünkü."
"Sabır,insanı olgunlaştırır ve güçlendirir."
"Arayu arayu bulsam izini,
İzinin tozuna sürsem yüzümü,
Hak nasip eylese, görsem yüzünü,
Ya Muhammed, canım arzular seni!"
(Aşık Yunus)
"Mal sahibi, mülk sahibi,
Hani bunun ilk sahibi?
Mal da yalan, mülk de yalan,
Var biraz da sen oyalan!"
(Yunus Emre)
"Zekat sadece malı değil, toplumu da temizleyen bir araç haline gelir."
"Mahlukatın varlığına ve bütünlüğüne saygılı olmak ise Allah'a imanının ve O'na tam bir saygının göstergesidir."
"Çünkü ilim,insanı dünya ve ahiret işlerinde hakka ve hakikate yöneltecek bir vasıtadır."
"Tutma gönülde kini,
Hoş tut gönülde miskini.
Dünya ahiret ekini,
Ekip götüren bilir."
(Yunus Emre)
"Kendine nasıl davranılmasını istiyorsan karşındakine de öyle davran!"
"Hiçbir peygamber vefat ettiği yerin dışında bir yere gömülmemiştir." hadisine dayanılarak vefat ettiği yere,
Hz. Aişe'nin odasına defnedildi. Bedeni oraya, manevi kişiliği ise izini takip edenlerin yüreklerine...
"Vaktinize hazır olun,
Ecel vardır, gelir bir gün.
Emanettir kuşça canın,
İssi vardır, alır bir gün."
(Yunus Emre)
"Ali ile Hasan, Hüseyin anda,
Sevgisi gönülde, muhabbet canda,
Yarın mahşer günü ulu divanda,
Ya Muhammed, canım arzular seni!"
(Aşık Yunus)
Babasının ölümüyle köye gelen Kadir, babasının ölümünden etkilenerek dinini aslında yaşamadığını dinin sorumluluklarını yapmadığını anlar,köyde kaldığı süre boyunca dinine bağlanmaya başlayan Kadir, eşi Dilara'nın yanına gittiğinde bambaşka bir Kadir olarak gider. Dilara bu durumu garipser ve kocasının dinini yaşayıp onunda…devamıBabasının ölümüyle köye gelen Kadir, babasının ölümünden etkilenerek dinini aslında yaşamadığını dinin sorumluluklarını yapmadığını anlar,köyde kaldığı süre boyunca dinine bağlanmaya başlayan Kadir, eşi Dilara'nın yanına gittiğinde bambaşka bir Kadir olarak gider.
Dilara bu durumu garipser ve kocasının dinini yaşayıp onunda dini gereğince yapması gereken sorumluluklarını yapmasını istemesinden rahatsız olmaktadır.
Kadir'in onu anlamasını ona karşı anlayış göstermesini beklemektedir.
Kadir ise eşine karşı kendini anlatsada,dinini de öğretse Dilara'yı kolay kolay ikna edemez.
Bunun sonucunda Kadir Dilara'dan uzaklaşmaya başlar,bu durum ikisinide yüreğinde acı olsada ikiside geri adım atmaz.
Dilara,Kadir'in yanına tekrar köye kendisini açıklamak amacıyla giderek köyde Kadir'in sevdiği Yakup Hocaya yolu düşer ve orda Yakup Hoca sayesinde kabul edemediği gerçeklerle yüzleşir, kabul edemediği şeylerle yüzleşir.
Sonunu merak eden okuyabilir :)
İyi okumalar dilerim 😁
=Kitap Alıntıları=
"Siz Allah'a kulluğa muhtaç değilseniz, çok iyi bilin Allah sizin kulluğunuza hiç muhtaç değildir.Sevdiğinizi söylediğiniz Allah'a nasıl bir yüzle dönmek istiyorsanız, öyle bir yüzle yaşamaya devam ediniz."
"Yaşayanlar ölenlerin gözlerini kapatıyor fakat ölenler yaşayanların gözlerini açamıyor..."
"İnsanoğlu yaşarken etrafında binlerce adam, binlerce yardımcı olsa da, kabire girdiği zaman çırılçıplak bir yalnızlığa düşüyor ve alemlerin Rabbi karşısında tek başına kalıyordu!"
Evli ve çocuk sahibi olan Sedat, çeşitli oyunlarla örgütünden uzaklaştırılınca kendisini sudan çıkmış balık gibi hisseder. Onu yaşama bağlayacak, mesleği kadar sevdiği Mine’yle karşılaşır ve hayatındaki boşluğu aşk doldurur. Ancak Mine’nin ansızın ortadan kaybolması, her şeyi altüst eder ve Sedat…devamıEvli ve çocuk sahibi olan Sedat, çeşitli oyunlarla örgütünden uzaklaştırılınca kendisini sudan çıkmış balık gibi hisseder. Onu yaşama bağlayacak, mesleği kadar sevdiği Mine’yle karşılaşır ve hayatındaki boşluğu aşk doldurur. Ancak Mine’nin ansızın ortadan kaybolması, her şeyi altüst eder ve Sedat da sevdiği kadını aramaya başlar.
Kitaptan Alıntı Sözler;
Zaman sanki yaşadıklarımı eritip birbirine karıştırmış; ağır ağır içine gömüldüğüm bu tuhaf bulamacı çözemiyorum.
Anlayamıyorum. Anlamadıkça da korkmaya başlıyorum. Geçmişimden, aklımdan, bedenimden, bu eski konaktan korkuyorum.
"Katillerimi bulmak sizin işinizdi," diyor sözümü yanda keserek. "Ben senin için geldim."
Gülümsüyor. Ben de ona gülümsüyorum. Hiç de ölmüş birine benzemiyor.
Dertleşmek isteyen bir dostun içtenliğini hissediyorum.
"Kendi zekana da benimkine de hakaret ediyorsun."
"Sen ne düşünüyorsun? Bu ilişki yanlış mıydı?"
"Yanlış olduğunu bilseydin yapmayacak mıydın?"
"Belki ..."
"Bence yapardın. Aşık olmuşsun. Senin yaşında aşk çok tehlikelidir."
Herkese, herşeye küfretmek geçiyor içimden.
"Ne olur kendinize dikkat edin." Bu dileğinde içten, çünkü bana bir şey olursa kendi başının da yanacağını çok iyi biliyor.
Günlerdir tedirginlikler içinde kıvranarak özlemini çektiğim genç kızın, bu çıkmaz sokakta rastladığım hayaline incitmekten korkarcasına yaklaşıyorum.
Kocasını bir başka kadınla kim paylaşmak ister?
"O kız, ayaklarını yerden kesti, çoktan unuttuğun bir dünyaya götürdü seni..."
Defalarca mücadele etiğim , yendiğimi sandığım ama olaylar durulup da kendi başıma kaldığımda, yüzeye çıkan o sinsi acı ele geçiriyar benliğimi.
akla, mantığa sığdıramadığım, çözümleyemediğim, çözümIediğim zaman da işin içinden çıkamadığım bir durum bu.
İnsan sevdiğinden nefret eder mi?
hem nefret ettim hem de ölümüne istedim onu. Ölümüne mi? Sadece ölümüne değil, değer verdiğim ne varsa hepsinden vazgeçme pahasına.
Dairemin bulunduğu kata çıkana kadar bu düşüncelerle yiyorum kendimi.
"Ben de sizin kadar üzülüyorum," diyorum.
"Sanmam, ateş düştüğü yeri yakar," diyor.
Sen bu güzel kadına layık değildin, diye söyleniyordu içimdeki o ses.
Sokakta yürürken her adımda biraz daha ağırlaştı düşüncelerim. Ne yapacağımı bilmeden sokaklarda dolaşıp durdum.
ama sesin de o güne kadar hiç duymadığım bir yumuşaklık vardı. Utandığını, ezildiğini hissettim. Boğazıma bir şeyler düğümlendi.
Koca adam, kaldırıma oturup hüngür hüngür ağlamaya başladım.
'Yaşam ağlamaya değmeyecek kadar saçmadır' diyordu.
Tek çıkar yol onu bırakmaktı. İşi uzatmanınn, yaşadığımız her günü işkenceye dönüştürmenin de bir anlamı yoktu. Bu kararın bana ne kadar acı verdiğini söylememe gerek yok
yaşamımın ona ait bölümünü kesip atmak istiyordum.
İnancın ne kadar yıkıcı bir silah olabileceğini bir kez daha görüyorum.
Üzerimde bir yorgunluk var; bedensel bitkinlikten çok, duygusal bir yorgunluğa benziyor. Çalışırken kayboluyor ama yalnız kalınca yeniden depreşiyor. Sanırım yaşamımın en kötü dönemini geçiriyorum.
Bazen beni öldürecekler diye korktuğum bile oluyordu.
Serbest bir kızdı.
Daha lisedeyken bir sürü sevgilisi vardı. Çok rahattı
'Başına bir iş gelir kızım,' dedim, dinlemedi.
Üniversiteye girince iyice yoldan çıktı.
"Şiir yazmak zor iş. Ben hiç yazmadım."
"Bırak şu vurdum duymaz tavırları," diyor.
"Farkında değil misin, ağzımızı yokluyorlar."
Korku zekasını ele geçirdi.
Konuşmalarından, davranışlarından gençlik fışkırıyor, öyle rahat, öyle tasasız.
Yıllar henüz onu örselememiş.
"Eğer gıkını çıkarırsan beynini dağıtırım. Anladın mı?"
Kafasının içinde neler döndüğünü ancak şeytan bilir.
"Güzel kadındı. Hiç unutmadığım bir sözü vardır.
'Güzelin düşmanı çok olur oğlum,' derdi.
Bir de, 'Güzelin bahtı kara olur.' Söylediği gibi çıktı.
Yeni kuşak gerçekten de çok farklı.
her şeyden uzaklaşıp bir süre kafasını dinlemek istemişti.
O günlerde herşeyin bir anlamı vardı. Kendimi hiç boşluktaymış gibi hissetmezdim. Gerçekliğin saçma duvarlan arasında sıkışıp kalmazdım.
Her aşık, sevdiğini kaybetme kaygısını taşır."
"Bu ülkede kanıtsız, tanıksız insanlar asıldı," diyor umarsız bir ses tonuyla.
"Öyle," diyorum kesin bir ifadeyle.
"Aynen öyle. Liseli bir çocuk gibi aşık oldum."
Aşk meşk, bunlar fasa fiso.
"O kıza neden aşık oldun?"
"Nedenini bilemiyorum, ama ona aşık oldum."
Şeytan diyor suratının ortasına bir tane yapıştır.
bakışlarında yine o sertlik, o yiğitlik.
O anda en çok anamın ölmüş olmasına şükrettim. İyi ki ölmüş de bugünleri görmemişti.
Gönül kimi severse güzel odur.
Bir zamanlar aşık olduğu adam onu öldürmeye çalışıyor.
onu vurmuş olabileceğimi unutmaya çalışıyorum. Yoksa çıldıracağım...
Teni de gülümsemesi gibi soğuk ve uzak.
Şiir ile ilginiz varsa bence okuyun,okumanızı tavsiye ederim. Güzel bir kitap 👍 (Aşağıda alıntılar var,bazı alıntıları ayrı olarak paylaşmıştım) "Uykuya varmak için bu hazin günde,erken, Kapanmayan gözlerim duvarlarda gezerken Birdenbire kıpkızıl birkaç satırla yandı, Bu dört mısra değil,sanki dört damla…devamıŞiir ile ilginiz varsa bence okuyun,okumanızı tavsiye ederim.
Güzel bir kitap 👍
(Aşağıda alıntılar var,bazı alıntıları ayrı olarak paylaşmıştım)
"Uykuya varmak için bu hazin günde,erken,
Kapanmayan gözlerim duvarlarda gezerken
Birdenbire kıpkızıl birkaç satırla yandı,
Bu dört mısra değil,sanki dört damla kandı.
Ben garip çizgilerle uğraşırken başbaşa
Rastlamıştım duvarda bir şair arkadaşa"
"Gönlümü çeksede yarin hayali
Aşmaya kudretim yetmez cibali
Yolcuyum bir kuru yaprak misali
Rüzgarın önüne katılmışım ben"
"Gönlümün yok niyeti
Açılmak için sana.
Çektiğim eziyeti
Yüzümden anlasan!"
"Geniş kanatlarını batıya açtı kuşlar,
Benden sana haberdir bu çığlıklı uçuşlar."
"Seni ben bekliyorum,göğsüm açık,bağrım açık;
Hançer ol,göğsüme saplan;ecel ol,karşıma çık!"
"Seyre çık,sevdiğim,akşamları kurbanlarını;
Yarıyor kalbini herkes sana göstermek için.
Ah,o taş kalbini bir gün heyecan vermek için
Yedi köy halkı sebil etti bu yıl kanlarını."
"Başım,ki fırtınalardan bu anda kurtuldu,
Senin dizinde nihayet biraz sükun buldu...
Dalınca alnımı kat kat genişleten siteme,
'Neden bu vakte kadar bekledin,zavallı' deme;
Şikayet etme,sakın boş geçen zamanından.
Geçen zamanla ne eksildi hüsn ü anından"
"Sonsuzluğun sırrına ererek biz denizde
Sonsuzluğu yaşatmak istedik sevgimiz de,
Saçımız ağarmadan toprak olunca biz de
Gezecek maceramız dillerde masal gibi."
"Gözüm göynüm ışıldar gördükçe nazlı yari,
Gönlümde ateş misin,gözlerimde nur musun?
Bu bahar,anlıyorum,ömrümün son baharı:
Kız,bu bahar geçmeden sen benim olur musun?"
"Yüzler mi kaybediyor güzellik büyüsünü,
Gönüllerden mi yoksa,heyecan eksiliyor?
Ben ararken kadının kalbi yakan yüzünü
O da benden yanmayı bilen bir kalp diliyor!"
"Anladım,gittiğin akşam ne cehennemmiş ömür!
Bir yanardağ gibi tütmüştür o günden ahım.
Bana dünyayı meğer cennet eden senmişsin,
Beni cennette de sensiz komasın Allah'ım!"
Adam kadına bakıp; "Allah sensiz olan bir ömrü yaşatmasın" demiş. Kadın, onu sevdiğini anlasın diye; "Allah'ta seni kalbimden eksik etmesin."demiş. Böylelikle ikiside sevdiğini söylemiş...
Kadın adama bakıp "seninle burda yaşlanmak isterdim, seninle yaşlanmaya niyetliyim." demiş Adam tebessüm ederek "niyetin kaderin olsun" demiş. Sonra "amin" demiş kadın, adama gülerek...