Neredeyse hemen her gönderimde yorumlaşmıştık. Sessizliğin Yanıtı’nı ben de okudum demişti. İbrahim beyi göremeyince dondurdu sandım. Şu an şoktayım. Resmen bu haberi öğrenmek için mi uygulamaya dönmüş oldum ben şimdi. Zaten ağlıyordum gözyaşlarım sel..
2026’nın 76. ve eylül ayının ilk kitabını okuyorum şu günlerde. Geçen senenin sonlarında 122. kitapla buraya veda etmişim. Bir duygulandım ama ben 🥹 buranın sakinliği hiç değişmemiş. Muhtemelen yine sakinliği bozup yaş skalasını da biraz yükseltecek gibiyim.
Herkese benden ho-la! 8 ay olmuş, özlediniz mi beni acaba? Buranın az yazınca akışa düşmeme gibi bir sorunsalı vardı şimdi hatırladım. Bir de her yorumdan sonra uygulama beni dışarı atıyor, 8 ayın hıncını mı alıyor acaba?
Sonradan hayatımda yinelenecek olan bir duyguyla tanıştım: yeni olanın sevinci. Her şey hoşuma gidiyordu: erken uyanmak, kahvaltıyı hazırlamak, sofrayı toplamak, Barano sokaklarında gezmek, Maronti kumsalına inmek ve geri tırmanmak, güneşe uzanıp kitap okumak, suya dalmak, sonra yeniden okumak. s.230
Kitabını okuduktan sonra izledim. Kitaba bayılmışken film beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Kitabın birçok yeri kırpılmış. Bunda zamanın rtük kural engelinin de payı var elbette. Zira defalarca hem kitap hem film yasaklamış. Filmde istikrarsız bir kadın anlatılıyor gibi duruyor. Kitapta…devamıKitabını okuduktan sonra izledim. Kitaba bayılmışken film beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Kitabın birçok yeri kırpılmış. Bunda zamanın rtük kural engelinin de payı var elbette. Zira defalarca hem kitap hem film yasaklamış. Filmde istikrarsız bir kadın anlatılıyor gibi duruyor. Kitapta ise çok daha derin anlamlar mevcut. Kısacası kitabı okumadan izlememenizi öneririm.
Yılın 120. Kitabı Ben neler okuyorum Cioran. Bu nasıl bir zihin. Bu nasıl bir umutsuzluk doruğu. “17 yaşındayken başlayan uykusuzluk hastalığı sebebiyle gecelerini uyumak yerine okuyarak ve yürüyerek geçirdi.” Bu süreçte yazdığı ilk kitabı. Mutlaka okuyunuz.
“Ölüyorum anlasana!” diyen Bihter Ziyagil gibiyim. Ama Behlül’e demiyorum bunu, ciğerlerime diyorum. “Yeter artık bi dursan mı!” da diyorum. Zira çok yoruldum. Bu durağan hayata alışmakta da hayli zorlanıyorum. Tanrım, beni azad et. Küllerimden doğayım..