Ali İhsan Sabis’in Fethi Okyar ile Bolayır Çıkarması üzerine giriştiği tartışma. Hangisi haklı hangisi haksız iyi bir askeri tarih uzmanına sormak gerekir. Balkan harbinde bozgunun sebeplerini iyi anlattığı söylenebilir.
Ya 200 sayfa Girit mi anlatılır? Onu da çok iyi yapmamış zaten yer yer roman yazıyor gibi bir üslup falan. Uyvara, Saint Gottharda 40 sayfa, Kamaniçeye 40 sayfa ayırmak nedir? Kandiyede final diye bi 40 sayfa daha var girit için.…devamıYa 200 sayfa Girit mi anlatılır? Onu da çok iyi yapmamış zaten yer yer roman yazıyor gibi bir üslup falan. Uyvara, Saint Gottharda 40 sayfa, Kamaniçeye 40 sayfa ayırmak nedir? Kandiyede final diye bi 40 sayfa daha var girit için. Ulan kitabın adını Girit Kuşatması koyaydın bari.
Atatürk heykelleri üzerinden dönem tasvirleri yapan güzel bir eser. Bazı alakasız yerler sıkıcı, o da tez olduğundan kaynaklı herhalde. Onun haricinde bildiğimiz hikâyeleri biraz farklı gözle görmeyi sağlıyor.
Agoston, Lowry, Şakul ile beraber okunacak bir eser. Meselelere biraz karışık değiniyor ama Osmanlı askerî tarihi için gayet yararlı. Hele Oda Nobunaga’nın Nagaşino Muharebesinden bahsetmesi mesela çok hoşuma gitti. “R. Murphey’nin de belirttiği gibi Osmanlılar 1500’den 1700’e kadar olan dönemde…devamıAgoston, Lowry, Şakul ile beraber okunacak bir eser. Meselelere biraz karışık değiniyor ama Osmanlı askerî tarihi için gayet yararlı. Hele Oda Nobunaga’nın Nagaşino Muharebesinden bahsetmesi mesela çok hoşuma gitti.
“R. Murphey’nin de belirttiği gibi Osmanlılar
1500’den 1700’e kadar olan dönemde askeri teknolojiye genelde ayak uydurabilmişler ve bazı alanlarda standartları kendi başlarına belirleyebilmişlerdir. Hem kullandıkları silahlar hem de savaş yöntemleri açısından gıbta edilen konumlarını da devam ettirmiş görünmektedirler.”
“Aslında Memlükler daha 1365-1368 dolayında (Kalkaşendî’nin ifadesinden) topu biliyorlardı ve özellikle kalekuşatmalarında kullanıyorlardı. Tüfeği de 15. yüzyılda tanımışlardı. 1490’daSultan Kayıtbay’ın Çukurova savaşları sırasında Osmanlıların üzerinegönderdiği birlikler içinde tüfekçiler de bulunuyordu.”
Fi tarihinde okuduğum bir kitap ama İskender’in savaşlarını işte Granicus, İssos, Gaugamela vs diye aklımda kalmasını sağlayan kitap. Fena değildi diye hatırlıyorum.
Orwell’in Hindistan’da bulunduğu zamanlardan esinlenerek sömürgecilik karşıtlığı için yazdığı bir roman. Parazit bir yerel figür vs de koyarak salt sömürgecilere değil kendi ülkelerini sömürenlere yaranmaya çalışan asalak yerel tiplere de çatmak istemiş. Biraz aşk daha doğrusu vasıl olunamayan bir aşk…devamıOrwell’in Hindistan’da bulunduğu zamanlardan esinlenerek sömürgecilik karşıtlığı için yazdığı bir roman. Parazit bir yerel figür vs de koyarak salt sömürgecilere değil kendi ülkelerini sömürenlere yaranmaya çalışan asalak yerel tiplere de çatmak istemiş. Biraz aşk daha doğrusu vasıl olunamayan bir aşk hikayesi de ekleyip daha okunabilir hale getirmeye çalışmış yani salt politik bir roman olmanın ötesine da taşımaya bakmış. Bir Hacı Murat kadar olmasa da beğendiğim bir roman. Dönüp dönüp okuma isteği yaratıyor mu ama hayır. Benim için iyi romanın kıstası odur zira.
En vurucu yer Mareşal Çakmak’ın “Almanların ölüsü bile bizi yener.” dediği bölümdü. Bunu Stalingrad ve El-Alemeyn’i kaybettikten, harp Almanların aleyhine döndüğü sıra söylüyor. Luftwaffe adalardan kalkan uçaklarla 24 saat içinde İstanbul ve İzmir'i bombalayabilecek, Ankara ile demiryolu hattını kesebilecek durumdaymış.…devamıEn vurucu yer Mareşal Çakmak’ın “Almanların ölüsü bile bizi yener.” dediği bölümdü. Bunu Stalingrad ve El-Alemeyn’i kaybettikten, harp Almanların aleyhine döndüğü sıra söylüyor.
Luftwaffe adalardan kalkan uçaklarla 24 saat içinde İstanbul ve İzmir'i bombalayabilecek, Ankara ile demiryolu hattını kesebilecek durumdaymış. Buna mukabil Türkiye amfibi harekât yapamaz ve 300 savaş uçağının ancak üçte biri uçacak vaziyette Almanlarınsa sadece Balkan taraflarında 700 uçağı var. Ayrıca Türk kuvvetlerindeki uçaksavar bataryalarının mürettebatının tümü eğitimsiz imiş. Muhtemel hava saldırısına karşı İngiliz hava desteğinin gelmesinin en çok 3-4 gün en az 24 saat alacağı hesaplanmış.Yani onlar desteğe gelene kadar olan çoktan olacak. Ki böylesi bir harekât 1943 sonlarında gündeme geliyor. Yani harbin Almanların aleyhine döndüğü sıralarda bile adamlar birkaç günde içimizden geçecek kadar güçlülermiş.
Kitabın yarısında Atatürk dehaydı, mareşaldi, şöyle harikaydı, böyle muhteşemdi... tadında gidiyor. Gene klasik bir CHP'li olarak İstanbul'daki yıkım faaliyetleri üzerinden tenkit haricinde neredeyse DP'ye dair bir yorumu olmadığını görüyorum. Ama bir de doğru bir tespit olarak DP'nin CHP'nin içinden çıktığını,…devamıKitabın yarısında Atatürk dehaydı, mareşaldi, şöyle harikaydı, böyle muhteşemdi... tadında gidiyor. Gene klasik bir CHP'li olarak İstanbul'daki yıkım faaliyetleri üzerinden tenkit haricinde neredeyse DP'ye dair bir yorumu olmadığını görüyorum. Ama bir de doğru bir tespit olarak DP'nin CHP'nin içinden çıktığını, bir nevi yavrusu olduğunu söylüyor ki doğru. Sonraki dönem için yorumlarında biraz tenkit tarzıyla İnönü'yü "irticaya ilk tavizi veren" olmakla itham ediyor. Karizmatik falan değilmiş böyle gidiyor.
Sonraki dönem için yorumlarında pek tenkit edecek bir şey yok gibi görünüyor. Hülasa Erken Cumhuriyet'i aklamak, paklamak, "ne harika zamanlardı" romantizmiyle hazırlanan bir metni. Onun haricinde kalan döneme Erken cumhuriyete nazaran aklıselimle bakmış diyebilirim.