Fi tarihinde okuduğum bir kitap ama İskender’in savaşlarını işte Granicus, İssos, Gaugamela vs diye aklımda kalmasını sağlayan kitap. Fena değildi diye hatırlıyorum.
Orwell’in Hindistan’da bulunduğu zamanlardan esinlenerek sömürgecilik karşıtlığı için yazdığı bir roman. Parazit bir yerel figür vs de koyarak salt sömürgecilere değil kendi ülkelerini sömürenlere yaranmaya çalışan asalak yerel tiplere de çatmak istemiş. Biraz aşk daha doğrusu vasıl olunamayan bir aşk…devamıOrwell’in Hindistan’da bulunduğu zamanlardan esinlenerek sömürgecilik karşıtlığı için yazdığı bir roman. Parazit bir yerel figür vs de koyarak salt sömürgecilere değil kendi ülkelerini sömürenlere yaranmaya çalışan asalak yerel tiplere de çatmak istemiş. Biraz aşk daha doğrusu vasıl olunamayan bir aşk hikayesi de ekleyip daha okunabilir hale getirmeye çalışmış yani salt politik bir roman olmanın ötesine da taşımaya bakmış. Bir Hacı Murat kadar olmasa da beğendiğim bir roman. Dönüp dönüp okuma isteği yaratıyor mu ama hayır. Benim için iyi romanın kıstası odur zira.
En vurucu yer Mareşal Çakmak’ın “Almanların ölüsü bile bizi yener.” dediği bölümdü. Bunu Stalingrad ve El-Alemeyn’i kaybettikten, harp Almanların aleyhine döndüğü sıra söylüyor. Luftwaffe adalardan kalkan uçaklarla 24 saat içinde İstanbul ve İzmir'i bombalayabilecek, Ankara ile demiryolu hattını kesebilecek durumdaymış.…devamıEn vurucu yer Mareşal Çakmak’ın “Almanların ölüsü bile bizi yener.” dediği bölümdü. Bunu Stalingrad ve El-Alemeyn’i kaybettikten, harp Almanların aleyhine döndüğü sıra söylüyor.
Luftwaffe adalardan kalkan uçaklarla 24 saat içinde İstanbul ve İzmir'i bombalayabilecek, Ankara ile demiryolu hattını kesebilecek durumdaymış. Buna mukabil Türkiye amfibi harekât yapamaz ve 300 savaş uçağının ancak üçte biri uçacak vaziyette Almanlarınsa sadece Balkan taraflarında 700 uçağı var. Ayrıca Türk kuvvetlerindeki uçaksavar bataryalarının mürettebatının tümü eğitimsiz imiş. Muhtemel hava saldırısına karşı İngiliz hava desteğinin gelmesinin en çok 3-4 gün en az 24 saat alacağı hesaplanmış.Yani onlar desteğe gelene kadar olan çoktan olacak. Ki böylesi bir harekât 1943 sonlarında gündeme geliyor. Yani harbin Almanların aleyhine döndüğü sıralarda bile adamlar birkaç günde içimizden geçecek kadar güçlülermiş.
Kitabın yarısında Atatürk dehaydı, mareşaldi, şöyle harikaydı, böyle muhteşemdi... tadında gidiyor. Gene klasik bir CHP'li olarak İstanbul'daki yıkım faaliyetleri üzerinden tenkit haricinde neredeyse DP'ye dair bir yorumu olmadığını görüyorum. Ama bir de doğru bir tespit olarak DP'nin CHP'nin içinden çıktığını,…devamıKitabın yarısında Atatürk dehaydı, mareşaldi, şöyle harikaydı, böyle muhteşemdi... tadında gidiyor. Gene klasik bir CHP'li olarak İstanbul'daki yıkım faaliyetleri üzerinden tenkit haricinde neredeyse DP'ye dair bir yorumu olmadığını görüyorum. Ama bir de doğru bir tespit olarak DP'nin CHP'nin içinden çıktığını, bir nevi yavrusu olduğunu söylüyor ki doğru. Sonraki dönem için yorumlarında biraz tenkit tarzıyla İnönü'yü "irticaya ilk tavizi veren" olmakla itham ediyor. Karizmatik falan değilmiş böyle gidiyor.
Sonraki dönem için yorumlarında pek tenkit edecek bir şey yok gibi görünüyor. Hülasa Erken Cumhuriyet'i aklamak, paklamak, "ne harika zamanlardı" romantizmiyle hazırlanan bir metni. Onun haricinde kalan döneme Erken cumhuriyete nazaran aklıselimle bakmış diyebilirim.
Türk ve Rus edebiyatlarının karşılıklı mukayeseli tahlili. Bütün eserleri okumadığım için göndermelerin tamamına hakim olamadım, o yüzden Genesis kadar beğendiğimi söyleyemem.
Yeniden review yazmak yerine İngilizce bir şeyler yazmışım onu koyayım. Kopyala-yapıştır. This book is about Halide Edip’s point of view to Early Republican Era in Turkey. She was an important figurine in Turkish War of Independence but after the victory,…devamıYeniden review yazmak yerine İngilizce bir şeyler yazmışım onu koyayım. Kopyala-yapıştır.
This book is about Halide Edip’s point of view to Early Republican Era in Turkey. She was an important figurine in Turkish War of Independence but after the victory, she argued with Mustafa Kemal and became an opposite actor against his authoritarian regime. Halide went away from Turkey for her safety with his husband Adnan, who was another important political figure in Independence War. In this review in as I remember the year was 1929, she told on recent events and political situation in Turkey in an objective perspective as possible as she could. Her critics and compliments to Mustafa Kemal and his regime was worth to be read and evaluated.
50 sonrası köşe yazılarının cem'inden ibaret bir iş ve derdi de DP’ye sallamaktan başka bir şey değil ama yine de okutuyor herif kendini değişik bir durum.