Kısaca modern milletin, mefhum değil mevhum olduğu fikrini dillendiren metin. Daha çok Türkiye’den ya da bizim coğrafyadan misaller verse idi çok daha hoşuma giderdi açıkçası.
Roma’nın vatandaşlık temelli ordusunu ama tabii geç dönem ordusunu ele alan bir kitap. İnsana Total War Rome 2 oynamaya isteği veriyor. March, Triariiiiii!!!!
Roma’nın tarihî hikâyesini efsanevi kuruluşundan 360’lara kadar getiren, Dönek Julianus’un Pers seferi için propaganda amacı da olan, ilginç şekilde Caesar’ı da tenkid ederek onun Cumhuriyeti ortadan kaldırması ve tiranlığa doğru yürümesini de arada yeren bir kısa Roma tarihi. Çabucak göz…devamıRoma’nın tarihî hikâyesini efsanevi kuruluşundan 360’lara kadar getiren, Dönek Julianus’un Pers seferi için propaganda amacı da olan, ilginç şekilde Caesar’ı da tenkid ederek onun Cumhuriyeti ortadan kaldırması ve tiranlığa doğru yürümesini de arada yeren bir kısa Roma tarihi. Çabucak göz gezdirmek için epey yararlı. Roma imparatorları için yazılmış olması da onların da böyle kısa metinlere ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.
Fakir Baykurt devamlı boş yapıyor, Talip Apaydın usturuplu efendi adam, Orhan Kemal Kemal Tahir'i tenkit etmeye çalışıyor ama ne dediği belli değil, totalde Kemal Tahir tartışmayı açık ara domine ediyor.
Yunan İhtilali ile ilgili yanlış bilinen epey bilgiyi tevil eden, çok hoş bir metin. Bilhassa Rigas Velestinli’nin zaman içinde Yunan milliyetçileri tarafından başka, komünistler tarafından bambaşka bir kişi olarak algılanması, yorumlanması en ilgimi çeken kısımdı. Genel olarak ulusal anlatı tenkidi…devamıYunan İhtilali ile ilgili yanlış bilinen epey bilgiyi tevil eden, çok hoş bir metin. Bilhassa Rigas Velestinli’nin zaman içinde Yunan milliyetçileri tarafından başka, komünistler tarafından bambaşka bir kişi olarak algılanması, yorumlanması en ilgimi çeken kısımdı. Genel olarak ulusal anlatı tenkidi bakımından Murat Belge’nin Genesis’i gibi mütelezziz olduğum bir eser.
Bazı hoş anektodlar olsa da tamamen Kemal Tahir övgüsü hatta medhüsenası. Dengeli bir kitap olsa idi beğenirdim çünkü mevzu güzel. Düzgün bir tahlili hak ediyor Kemal Tahir. Sırf böyle bir cilalamadan fazlasını kesinlikle hak ediyor.
Katip Çelebi'nin 1654 senesinde bir Fransız ile müştereken hazırladığı Batı Avrupa tarihi. Dönemin dilini görmek için güzel bir eser. Uygulamada yoktu. Yazınca eklediler. Teşekkürler.
Kemal Tahir bu seriyi baştan yaratmış. Gerçekçiliği sağlamak için New York şehir haritasını bir duvara asıp mesela kovalamaca sahnelerinde o haritadan istifade ederek sokak, cadde isimlerini vs yazarmış. Büyük adam vesselam.
Demirkırat belgeselinde gördüğüm Arcayürek anlatım tarzı ile ilgimi çekmişti. Burada da yer yer ilginç anektodları var. Okumaya değdi mi kısmen değdi. En azından bir girizgâh.