Baskı kalitesi, haritaları ama hepsinden mühimi orijinal Osmanlıca metni muhafaza etmesi hasebiyle en iyi Nutuk baskısı budur. Atatürk'ün Osmanlıcaya hâkimiyetini çok rahat görmek mümkün bu metinde. Sırf o lezzetli üslûp için dahi okunabilir.
Kör gözüm parmağına, salt ağlatmaya dönük bir anlatımı olmasa fena film olmayacakmış. Durduk yere MacArthur'un bizimkileri övdüğü bir alıntı giriyorlar falan. Ne gerek var böyle saçmalıklara Allah aşkına? "Heroic anlatı"nı bize sinematik bir dille göster yeter elin Amerikalısından methiye geçirmekle…devamıKör gözüm parmağına, salt ağlatmaya dönük bir anlatımı olmasa fena film olmayacakmış. Durduk yere MacArthur'un bizimkileri övdüğü bir alıntı giriyorlar falan. Ne gerek var böyle saçmalıklara Allah aşkına? "Heroic anlatı"nı bize sinematik bir dille göster yeter elin Amerikalısından methiye geçirmekle izleyiciyi tatmin mi edeceksin?
Hem en kötüsü şu Habichan mı ne var, berbat.
Muhtelif kişilere dair müspet- menfi yorumlarda bulunuyor Cahit. Epey ilginç bilgiler verdiğini söylemek mümkün. Uzun uzun misaller vermek mümkün ama kısaca ve öz Cemil Koçak’dan şu alıntıyı bırakıp kifayet edelim. “Yazar, Cemal Paşa'ya da yakındır. Yalçın'ın, eski dava arkadaşları olan…devamıMuhtelif kişilere dair müspet- menfi yorumlarda bulunuyor Cahit. Epey ilginç bilgiler verdiğini söylemek mümkün. Uzun uzun misaller vermek mümkün ama kısaca ve öz Cemil Koçak’dan şu alıntıyı bırakıp kifayet edelim.
“Yazar, Cemal Paşa'ya da yakındır. Yalçın'ın, eski dava arkadaşları olan ve İttihat ve Terakki'nin bu üç ünlü paşasına karşı yazdıkları, kanımca, bir hayli yumuşak, samimi ve içtendir. Eleştirel ton neredeyse saygılı bir üslup içinde eritilmiştir.”
Talat’ın epey apolojik karakteri haiz metni. Yer yer özeleştiri de içeriyor. Zaten esas mevzuu tehcir teşkil ediyor. “Esas itibarile askerî bir ihtiyat tedbirinden başka bir şey olmıyan tehcir, vicdansız ve seciyesiz insanların elinde bir facia şeklini almıştır. Maksadım bu hareketlerin…devamıTalat’ın epey apolojik karakteri haiz metni. Yer yer özeleştiri de içeriyor. Zaten esas mevzuu tehcir teşkil ediyor.
“Esas itibarile askerî bir ihtiyat tedbirinden başka bir şey olmıyan tehcir, vicdansız ve seciyesiz insanların elinde bir facia şeklini almıştır. Maksadım bu hareketlerin çirkinliğini gizlemek değildir.” gibi yerler az ehemmiyetli değil.
Bilhassa Cemal’i müdafaa etmesi, ilgimi çekti. Buna rağmen, Cemal’in Tiflis’te Ermeni kurşunlarına kurban gitmesine insan üzülmüyor değil. Hoş, o cinayetin asıl failinin Ruslar olduğu da söylenir zira Cemal’in Afganistan’da büyük bir ihtilâl başlatması mevzubahis idi. Her neyse, Talat’ın hatıralarından o kısmı da ilave edelim.
“Ermeni tehcirleri esnasında Suriyede bulunan ve bu işlerle hiç bir alâkası olmıyan Bahriye Nazırı
Cemal Paşa da vardır. Kendisine bilâkis Ermeni cemaatler o mıntıkalara gönderilen Ermeni muhacirlere gösterdiği iyi muamelelerden dolayı müteaddit defalar şükranlarını bildirmişlerdir.”
Atatürk, bu kitabı -aslında kitapçık demek daha doğru olur- Nuri Conker’in Balkan Harbinden sonra yazdığı bir risaleye cevap niyetiyle yazmış. Kitabın en ilginç kısmı, 1904-05 Japon-Rus Savaşı ile ilgili yaptığı yorumdu. Çok etkili olmuş bu harp o devrin insanları üzerinde.…devamıAtatürk, bu kitabı -aslında kitapçık demek daha doğru olur- Nuri Conker’in Balkan Harbinden sonra yazdığı bir risaleye cevap niyetiyle yazmış. Kitabın en ilginç kısmı, 1904-05 Japon-Rus Savaşı ile ilgili yaptığı yorumdu. Çok etkili olmuş bu harp o devrin insanları üzerinde. Mesela Halide Edip, o sıralarda doğan oğluna Rus donanmasını yenen Japon amiralinin adını veriyor. Togo. Tabii ikinci isim olarak. Hikmetullah Togo oluyor çocuğun adı yani. İlginçtir.
Cemal, İttihatçılar arasında benim en alakamı çeken simadır. Bu hatıratı da epey apolojik bir karakteri haiz olsa dahi onun fikriyat ve fiiliyatına dair epey malumat veriyor. Enver ve Talat’ın gerisinde kalan biri gibi görülse de hiç öyle olduğu kanaatinde değilim.…devamıCemal, İttihatçılar arasında benim en alakamı çeken simadır. Bu hatıratı da epey apolojik bir karakteri haiz olsa dahi onun fikriyat ve fiiliyatına dair epey malumat veriyor. Enver ve Talat’ın gerisinde kalan biri gibi görülse de hiç öyle olduğu kanaatinde değilim. Cihan Harbi'nde Talat parti, Enver orduyu idare ederken o ise bir ülkeyi idare ediyordu. Harbin neticesi başka türlü olsa idi, 1918 sonrası hayatı bambaşka olabilirdi. Üzerinde kesinlikle daha çok durulmayı, tartışılmayı hâk eden bir kişilik. İlgimi çeken ve nispeten sempati beslediğim nadir tarihi şahsiyetlerden biri olduğu için büyük bir ilgiyle birkaç kez okudum bu metni. Ama tabii orijinali değil bu basım ama idare eder.
Birinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrası Rus-Osmanlı çekişmesini gayet güzel yansıtan bir kitap. Dışarıdan bir gözle yazılmış, askerî taktikler, muharebeler, politik manevralar iyi özetlenmiş. İstiklal Harbi'nin ilk safhasına da biraz yer verilmiş olması süreklilik bakımından kıymetli. Kısaca okuduğum en iyi…devamıBirinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrası Rus-Osmanlı çekişmesini gayet güzel yansıtan bir kitap. Dışarıdan bir gözle yazılmış, askerî taktikler, muharebeler, politik manevralar iyi özetlenmiş. İstiklal Harbi'nin ilk safhasına da biraz yer verilmiş olması süreklilik bakımından kıymetli. Kısaca okuduğum en iyi araştırma kitaplarından biridir.
Cemal Paşa’nın Suriye idaresini artı ve eksileri ile gayet iyi tahlil eden bir çalışma. IV. Ordu kumandanı olarak Gazze muharebelerindeki rolüne fazla girmemesi tek eksik yanı diyebilirim ama zaten odaklandığı esas mesele Cemal’in Biladüşşam’da yahut Mega Suriye'deki ‘taçsız krallığı’.
Klasik bir Doğu nasihatname metni. Türkmenler ve kadınlar hakkındaki yorumları epey ilginçti. Yerleşik kültürden gelen Nizamülmülk’ün göçebelerin kültürünü, ananelerini vs dikkate alıyor ve Melikşah’a o dengeleri gözetmeksini söylüyor. Aklımda kalan bunlar, daha güçlü bir review yazmak için tekrar okumak gerek.