Kitabı kadar güzel ve detaylı değil ama Engin Günaydın cuk oturmuş role. Kitap hızlı gidiyordu film öyle değil çok çok ağır ilerliyor ve çoğu yeri atlamışlar
Spoiler içeriyor
Öncelikleee yazarın daha sonra çeviri yapan ağabeyin vee geri kalan tüm emekçi arkadaşların emeklerine, yüreklerine ve kalemlerine sağlık. Sanırım ilk defa Dostoyevski okumuş olabilirim ve bu kitap üzerine saatlerde muhakeme ve münakaşa yapabiliriz. Kitap hakkında söyleyeceğim şeyler, aslında biraz kafam…devamıÖncelikleee yazarın daha sonra çeviri yapan ağabeyin vee geri kalan tüm emekçi arkadaşların emeklerine, yüreklerine ve kalemlerine sağlık.
Sanırım ilk defa Dostoyevski okumuş olabilirim ve bu kitap üzerine saatlerde muhakeme ve münakaşa yapabiliriz.
Kitap hakkında söyleyeceğim şeyler, aslında biraz kafam karıştı, beynim bulandı derinliğini anlamak istiyorum.
Belki de doğruları duymak rahatsız ediciydi...
Bazen bu kadarı da olmaz dedim, ne yani nasıl yani bu kadar dolu olamazsın, bu kadar kendini kin ve kibire bürünemezsin dedim, bu hâlâ dönüşemezsin diye kızdım.
Bazen tebrik ettim, bazen kızdım bazen de çekindim doğrusu.
Diyecek çok şey var ama bu kez yazmayacağım değil yazamıyorum, kelimeler boğazıma düğümleniyor.
Kesinlikle okumanızı istiyorum, teşekkürler.
"Beni kıyametin kopmasıyla çaysız kalmam arasında bir seçime zorlasalar, dünyanın batmasını umursamaz, çayımdan vazgeçmeyeceğimi haykırırdım."
Yazılması gereken çok şey var ama yazmayacağım. Kısaca şunları diyebilirim, ne olura olsun bu düzen değişmeyecek her zaman her yerde aynı bokun laciverti, kraldan çok kralcı yaşamak. Yaşasın kölelik, yaşasın "Beylik Çiftliği'
Spoiler içeriyor
Upss! Beyin yakan bir dizi bırakıyorum buraya ⚠️ İzlediğiniz zaman çok fazla beyin yakmasa da şöyle bir gidip geliyorsunuz. Dizi, biraz Black Mirror dizisini biraz da Final Destination filmini andırıyor. İlk iki bölümden sıkılmanız gayet normal çünkü filmde sadece alt…devamıUpss! Beyin yakan bir dizi bırakıyorum buraya ⚠️
İzlediğiniz zaman çok fazla beyin yakmasa da şöyle bir gidip geliyorsunuz.
Dizi, biraz Black Mirror dizisini biraz da Final Destination filmini andırıyor.
İlk iki bölümden sıkılmanız gayet normal çünkü filmde sadece alt yazı var sahne, stüdyo ve herhangi bir oyuncu yok.
Sadece telefon konuşmaları ve ses dalga görüntüleri var.
Kaderden kaçılmıyor. Ben şeyi anlamadım madem kaderini değiştirdin ve evren bunu anladı seni öldürdü niye saçma sapan bir şekilde öldürüyor onu tam çözemedim ama olsun fazla da takılmamak lazım.
Kesinlikle izleyip yorumlayın, iyi seyirler...
Spoiler içeriyor
Başta emeklerinden ötürü yönetmene oyunculara teşekkür ediyorum ama çokta söylenecek bir şey yok. Yahudilerle Türklerin hikayesini anlatıyor ve bunu doğru karşılamamızı istiyorlar. Şöyle düşünün şu anda ülkemize gelen Suriyeliler, Afganlar, Iraklılar'ı nasıl doğru karşılamıyorsak o zaman da ülkemize gelen yabancı…devamıBaşta emeklerinden ötürü yönetmene oyunculara teşekkür ediyorum ama çokta söylenecek bir şey yok. Yahudilerle Türklerin hikayesini anlatıyor ve bunu doğru karşılamamızı istiyorlar.
Şöyle düşünün şu anda ülkemize gelen Suriyeliler, Afganlar, Iraklılar'ı nasıl doğru karşılamıyorsak o zaman da ülkemize gelen yabancı uyruklu insanlar doğru karşılanmıyor işte...
Bunları söylediğim zaman faşist bir düşünceye sahip olduğumu düşünmemi düşünmenizi istemem, istiyorum ki şu an nasıl Suriyelilere tepki gösteriyorsak o zaman da öyle tepki gösterilmiş.
Dizinin diğer mantıksız konusu ise yine aldatmayı meşrulaştırmaya çalışmalar.
Yahudi bir kızın Türk bir erkeğe aşık olması ve onunla birlikte olduktan sonra Türk Erkeğinin, kızın Yahudi olmasını öğrenmesiyle her şey boka sarar ve olay Yahudi olması da değil sadece yalan söylemesidir. Yalan söylediği için erkeğimiz kızı başından savar hatta kıza el kaldırır. Kızımızda bu durumu kendini yedirmez ve hemen bir inat uğruna, yetimhanede birlikte büyüdüğü yahudi erkeğimizle sözlenir. Günler geçer ve kızımızın hamile olduğunu öğreniriz.
Karnındaki çocuk ise Türk erkeğimizdendir.
Cesur kızımız sözlendiği yahudi erkeğe bu durumu anlatır ve erkek anlayışla karşılar ve der kiii onunla mı evleneceksin?
Kızımız hayır der ve onunla bir daha görüşmeyeceğimi ona söyleyeceğim der.
Çocuk ise benim için problem yok ben senin yanındayım ve seninle her yere giderim der.
Kızın bu itirafı üzerine, Türk erkeğini yine eve alarak güzelinden bi daha yatarlar ve vedalışırlar.
Daha sonra kız hamile bir şekilde yahudi erkekle İsrail yolunu tutarlarrr...
Dizide güzel şeyler de olmuyor değil. Hayallerinin peşinden koşan bir solist İstanbul'un en şaşalı mekanında işe girer ve manşetlere konu olur. İnsanların değil hayallerin peşinden koşan her zaman kazanır kazanıyor.
Açıkçası pek beğenmedim, sizler de izledikten sonra objektif yorumlarsanız sevinirim....
Uzun zaman önce izlemiştim ve gerim gerim gerilmiştim. Çok uzun uzunca bir şey yazmayacağım. İspanyol sinemasını her zaman sevmişimdir. İzlerken nefes almayı unutmayın, ters köşeli ve psikolojik gerilim en sevdiğim türdür.
Yaniiiii François Ozon!!! Bu yönetmenin ilk defa filmini izledim, beğendim mi beğendim ta ki sonunu görene kadar, sonunu beğenmedim, bir son nasıl bu kadar berbat hissettirir adlı bu yapım ters köşe tarzında bir yapımdır. Tutku Oyunu diye çevirmişler, filmin alakası…devamıYaniiiii François Ozon!!!
Bu yönetmenin ilk defa filmini izledim, beğendim mi beğendim ta ki sonunu görene kadar, sonunu beğenmedim, bir son nasıl bu kadar berbat hissettirir adlı bu yapım ters köşe tarzında bir yapımdır.
Tutku Oyunu diye çevirmişler, filmin alakası yok ismiyle.
Uyarı ⚠️ Erotizm içerir ⚠️