öncelikle güncel Türkiye'nin bu durmadan anlamsız, faydasız, keyifsiz dizi film üreten sektörünün aksine böyle bir filmle karşılaşmak çok kıymetliydi. sevdiğim bir film oldu.
bu film bana yalnızlığımı değil "yalnızlığı" kabul etmemi sağladı. hepimiz yalnızız fakat insanların büyük bir çoğunluğu, bu durumu fark etmelerini önleyecek kasıtlı ya da kasıtsız bir sürü oyalayıcıyla hayatlarını doldurmuş durumda. ilk bahsettiğim durumu fark etmemi sağlayan en önemli sahne,…devamıbu film bana yalnızlığımı değil "yalnızlığı" kabul etmemi sağladı. hepimiz yalnızız fakat insanların büyük bir çoğunluğu, bu durumu fark etmelerini önleyecek kasıtlı ya da kasıtsız bir sürü oyalayıcıyla hayatlarını doldurmuş durumda. ilk bahsettiğim durumu fark etmemi sağlayan en önemli sahne, Thomas'ın Anders'e kendi hayatı hakkındaki düşüncelerinden bahsettiği sahneydi. en azından benim için Thomas'ın hayatı dışarıdan bakıldığında, genelin kabul ettiği hayat için yapılması gereken görevlerce tamamlanmış bir hayat. kariyere bununla beraber paraya, eşe hatta ve hatta çocuğa, sosyal hayata sahip. bunlar çoğu insanın en az biri için bile olsa kendi geleceklerinde sahip olmak istedikleri, uğrunda çabaladıkları amaçlar. esasında hepimize de bu öğütlenir. ama Thomas'ın düşündüklerinin görünenin aksi oluşu, aslında tüm bunlara sahip olmamanın bize mutlu bir hayat vadetmediğin bir kanıtıdır. filmden sonra Schopenhauer'un "Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar" kitabını okumam bu düşüncemi daha anlamlı kıldı.
bu kabullenişim bazı seyleri sorun değil de bütünün bir parçası olarak görmemi sağladı. bundan kesinlikle mutluluk duyuyorum. ama yine de çoğunluk gibi olanı görmezden gelmeyi seçmek asla tercihim değil bununla beraber farkındalığımı her şeyin merkezine koyup çoğu durum için bunu bir sorun olarak görüşümü de kesinlikle onaylamıyorum. bu konuda bana büyük yardımı, bu konu üzerinde benden daha fazla düşünmüş olduğunu düşündüğüm Schopenhauer yapmıştır.
filmi kendi derdim olan yalnızlık olgusu üzerinden değerlendirdim. bu konuda bana yardım ettiği için izlenmeye değer buluyorum. tabii ki bahsettiğim bu durum filmin tümüne bakıldığında küçük bir yer kaplıyor. yine de değerli olduğunu düşünüyorum. belki filmin anlatmak istediği ya da bende düşündürdüğü diğer seyler için farklı bir yazı yazarım. bu yazım bu kadardı, çok anlamlı bulduğum bir repliğiyle kapanış yapmak istiyorum.
''Dostlukların zamanla nasıl bittiğini, insanların yabancılaşıp arkadaşlıkların birer isim olarak kaldığını öğretmediler.''
mesela şimdi bana ağrı kesici olacak ama ağrımı bile dindirmeyecek şeylere geri dönsem belki ağrımın hafiflediğini düşüneceğim ama yanılacağım. o anlık mutluluklar için çabalarken aslında hayatımın kıymetli zamanlarını çalacağım. arayışlarıma ve umutlarıma sabır gösteremiyorum artık. bu rahatsız edici hislerime son…devamımesela şimdi bana ağrı kesici olacak ama ağrımı bile dindirmeyecek şeylere geri dönsem belki ağrımın hafiflediğini düşüneceğim ama yanılacağım. o anlık mutluluklar için çabalarken aslında hayatımın kıymetli zamanlarını çalacağım. arayışlarıma ve umutlarıma sabır gösteremiyorum artık. bu rahatsız edici hislerime son verebilmeyi isterdim, ya da verilmesini ya da son bulduğu bir zaman gelecekse o zamana gitmeyi...
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
(...)