Bu kitap hayatımızda ne oluşa olsun yılmamamız gerektiğini herşeye rağmen direnmeyi,ve azimli olmayı çok güzel bir şekilde anlatan başarının eseri olarak hafızalarda yer edinebilecek bir kitaptır.
Bir grup uzaylı peşlerine düşen düşmanlarından kaçmaya kaçmaktadırlar. Çareyi Dünya da saklanmaya karar verirler. Ancak hiç kimsenin sevmediği Oh ( karakter ) yanlışlıkla düşmanlarına saklandıkları yeri ifşa etmiştir. Ve büyük karmaşa olur çareyi genç kızda bulur. ! Sadece çocuklarında değil,…devamıBir grup uzaylı peşlerine düşen düşmanlarından kaçmaya kaçmaktadırlar. Çareyi Dünya da saklanmaya karar verirler. Ancak hiç kimsenin sevmediği Oh ( karakter ) yanlışlıkla düşmanlarına saklandıkları yeri ifşa etmiştir. Ve büyük karmaşa olur çareyi genç kızda bulur.
! Sadece çocuklarında değil, büyüklerinde anlayacağı konular ve espriler var. Kesinlikle izlenmeli derim.
Yatırıldığı akıl hastanesinde ölü olduğuna inanan, bu nedenle de yemek yemeyen hiçbir yaşamsal faaliyete bir akıl hastası, tüm uzman psikiyatrislerce girişilen her çabaya rağmen ölü olmadığı konusunda bir türlü ikna edilememiş. Hastanın bu kararından vazgeçmeyeceğini anlayan ve tedavisini üstlenen psikiyatristlerden…devamıYatırıldığı akıl hastanesinde ölü olduğuna inanan, bu nedenle de yemek yemeyen hiçbir yaşamsal faaliyete bir akıl hastası, tüm uzman psikiyatrislerce girişilen her çabaya rağmen ölü olmadığı konusunda bir türlü ikna edilememiş.
Hastanın bu kararından vazgeçmeyeceğini anlayan ve tedavisini üstlenen psikiyatristlerden biri, sonunda hastaya ölülerin kanayıp kanamayacağız dair bir soru yöneltir. Hasta " Tabi ki kanamaz, çünkü ölülerin tüm hayat fonksiyonları durmuştur." der.
Bunun üzerine psikiyatrist küçük bir iğne alıp hastanın parmağına batırır. Bir müddet şaşkınlıkla parmağına bakan ve kanadığını gören hastanın tepkisini ilginçtir.
" Lanet olsun! Ölüler de kanarmış."
İbni Sina'nın dediği gibi:
" Hiçkimse görmek istemeyen biri kadar kör olamaz."
Genç adam evinin alt katında marangozluk yapıyordu. Kapı ve pencere konusunda uzmandı. Fakat plastik pencereler yaygınlaşınca, ahşap olanlara rağbet azaldı. Bu yüzden işler iyi gitmiyordu. Üstelik de çocukları büyümüş, biri hariç okula başlamıştı. Masrafları artınca, yanındaki kalfasına yol verdi. İşe…devamıGenç adam evinin alt katında marangozluk yapıyordu. Kapı ve pencere konusunda uzmandı. Fakat plastik pencereler yaygınlaşınca, ahşap olanlara rağbet azaldı. Bu yüzden işler iyi gitmiyordu. Üstelik de çocukları büyümüş, biri hariç okula başlamıştı. Masrafları artınca, yanındaki kalfasına yol verdi.
İşe biraz daha erken koyulur, yardımcıya ayırdığı parayı, çocukların harçlığını katardı.
Adam, bir gün çalışırken, elektrik kesildi. Ve uzun süre beklediği halde gelmedi. Aksi gibi, o akşam üzeri teslim etmesi gereken bir kaç pencere vardı. Boş kalmayı sevmezdi. Planyayı yağladı, talaşları süpürdü. Biraz dinlenmek için eve çıkarken, sigortaya göz attı. Eğer yapılmıyorsa, bu iş normal değildi. Biri gelip sigortayı kapatmış olmalıydı. Şalteri kaldırınca, atölye aydınlandı. Tahminleri doğru çıkmıştı ama, bu işe bir anlam veremiyordu.
Şaka dese, böyle bir şaka yapılmazdı. Kendisini kıskanacak bir düşmanı da yoktu. İşe koyulduğunda, yine aynı şey oldu. Ama bu sefer suçluyu görmüştü. Oğlu, evden atölyeye bağlanan merdiveni sessizce inmiş ve sigortayı kapattığı sırada, babasını karşısında bulmuştu.
Adam, on yaşında bir çocuğun böyle bir haylazlığını affedemezdi. Bütün günü, onun yüzünden mahvolmuştu. Bir kere yapmış olsa, ses çıkarmazdı. Ama tekrarlarsa, hangi yönden bakılırsa bakılsın büyük hataydı. Saçlarından yakalayıp büyük bir tokat, serseri olmasını engellerdi.
Adam oğlunun gözyaşlarını görmezden geldi ve eve çıkarak, eşine dert yanarak:
- " Bu çocuğun okulda kimlerle düşüp kalktığını bilmemiz lazım. dedi. Eğer serbest bırakarsak, başımıza dertler açacak."
Adam bir süre düşündü. Sonunda da en kolay yolu buldu. Oğlunun hiç aksatmadan tuttuğu günlüğünde, arkadaşlarına ait ip ucu olmalıydı. Eşi istemese de, ona kulak asmadı ve çocuğunun günlüğünü okumaya başladı.
Oğlu, en son sayfada:
" Bu gece bir rüya gördüm. Atölyede çalışırken, babamı elektrik çarptı. Allah'ım onu koru! Ben elimden gelini yapacağım." yazmıştı.
Herkes üç yaşam sürer. İlki saflığın yitirilmesiyle, İkincisi masumiyetin yitirilmesiyle, Üçüncüsü ise bizzat hayatın yitirilmesiyle sonuçlanır. - Dark -
Sonra aramıza şehirler girecek, Hiç karşılaşamayız. Kader ağlarını örmeyecek bizi bir araya getirmek tesadüfler bile bir araya getirmeyecek. Sonra da belki birimiz ölücez, diğerimiz bunu hiç bilmiyecek... - Nazım Hikmet -