“Birkaç yıl önce bir Leningrad gezisi sırasında, nerede olduğumu bulmak için bir haritaya başvurmuş, ama işin içinden çıkamamıştım. Birkaç tane kocaman kilise görüyordum, ancak haritada bunlardan eser yoktu. Sonunda bir rehber imdadıma yetişti: “Biz haritalarımızda kiliseleri göstermeyiz.” Söylediğinin aksine, çok…devamı“Birkaç yıl önce bir Leningrad gezisi sırasında, nerede olduğumu bulmak için bir haritaya başvurmuş, ama işin içinden çıkamamıştım. Birkaç tane kocaman kilise görüyordum, ancak haritada bunlardan eser yoktu. Sonunda bir rehber imdadıma yetişti: “Biz haritalarımızda kiliseleri göstermeyiz.” Söylediğinin aksine, çok açık olarak belirtilmiş birini işaret ettim. “Bu bir müzedir” dedi, “bizim ‘yaşayan (ibadete açık) kilise’ dediklerimizden değil. Sadece ‘yaşayan kiliseleri’ göstermiyoruz biz.”
O an bana öyle geldi ki, gözlerimin önünde açıkça seçebildiğim bir çok şeyi göstermeyen haritaların bana sunulduğu ilk durum değildi bu. Bütün okul ve üniversite süresince, bana hayat ve bilgi haritaları sunuldu: üzerinde, en çok önem verdiğim ve hayatıma yön vermede mümkün en büyük etki gibi gördüğüm şeylerden hiç bir iz taşımayan haritaları. Şaşkınlığım yıllardır eksilmeden sürdüğünü hatırladım; yardım için hiç bir rehber de gelmedi. İdrakimin sıhhatinden şüphe etmeyi bırakıp, haritaların doğruluğundan şüphe etmeye başlayıncaya kadar sürdü bu).”
Harika bir giriş. Umarım devamı da en az bunun kadar güzel olur.
“10. yüzyılda Perslerin büyük veziri Abdul Kassem Ismael’in 117.000 ciltlik kütüphanesinden ayrılmayı göze alamadığı anlatılır. Seyahat ettiğinde bu kitaplar, kütüphanenin alfabetik düzenini koruyacak şekilde yürümek üzere eğitilmiş 400 develik bir kervanla taşınırmış.” Bilge Bir Kalp, sayfa 78
Sohbeti muhabbeti güzel insanlar olsanıza allasen. Pasif agresif tavırlar hanginize ne kazandırdı. Dünya zaten kötü bir yer işte. Hepimiz sürünüyoruz burada. Ne güzel kuş uçuyor diyorsun gelmiş oradan diyor ki, hadi be burada çiçek var. Öbürü geliyor ağaç hepsinden güzel.…devamıSohbeti muhabbeti güzel insanlar olsanıza allasen. Pasif agresif tavırlar hanginize ne kazandırdı. Dünya zaten kötü bir yer işte. Hepimiz sürünüyoruz burada. Ne güzel kuş uçuyor diyorsun gelmiş oradan diyor ki, hadi be burada çiçek var. Öbürü geliyor ağaç hepsinden güzel. Bir susun ya. Ben de buraya herkesi azarlamaya gelen cazgır okul müdiresi gibi oldum.
Keşke yapay zekâya kitapların, dizilerin filmlerin incelemeleri yaptırılamasaydı. İnsanlar kendilerini bile isteye yapay zekâya benzetmeye çalışıyorlar çok acı. Spiker gibi, gazeteci gibi, eleştirmen gibi, edebiyatçı gibi konuşmak güzel şeylet değil ki. Senin onlar gibi olmaya çalışman güzel değil. Sen her…devamıKeşke yapay zekâya kitapların, dizilerin filmlerin incelemeleri yaptırılamasaydı.
İnsanlar kendilerini bile isteye yapay zekâya benzetmeye çalışıyorlar çok acı. Spiker gibi, gazeteci gibi, eleştirmen gibi, edebiyatçı gibi konuşmak güzel şeylet değil ki. Senin onlar gibi olmaya çalışman güzel değil. Sen her neysen o kadar konuş, oradan geliş, bu bu kadar zor gelmemeli insana ya, ne kadar acı verici ne kadar incitici bir durum. Adı üstünde yapay, gerçek değil. O sana benzemeye çalışırken sen ona benzemeye çalışıyorsun ne acı. O istese de insan sıcaklığına sahip olamazken sen olabilirsin, bu çok büyük bir nimettir. Hâlâ insanken insan gibi davranmak lâzım. Ne gereği var robotlaşmanın. Sahte çiçek kokmaz. Sen gerçek ol gül gibi kok. Canım insan. Sevdir kendini. Yapay olma. Ben bir kahve içeceğim.
İyi İnsanlar Kötü Düşününce kitabını Ali Karatay çevirmiş. Evvelemirde, ezcümle gibi kelime seçimleri var ve çok hoş. Ancak kitap burada yok ve Amazon linki olarak da paylaşsam olmuyor, ekleyemiyoruz buraya. Ekletemediğim birçok kitap var, nasıl olacak bilmiyorum.
Vijilant Dehşet Bey ve oğlu Korkucan için bir de röportaj falan vermişler. Komedi niye çekilmiyor diye üzülüyordum aslında ama bizde aslında büyük cevherler var.