Ethan Hawke ve Pedro Pascal'ın partner oldugu bir film icin inanılmaz yüksek beklentiler icerisindeydim ama senaryosu ve finaliyle film inanılmaz anlamsızdı, brokeback mountain ve the god's own country'e benziyor, yine de izlenir. 6.5/10
Escinselliğin cehennem azabıyla karşılık göreceği inancına sıkı sıkı bağlanmış, muhafazakar hristiyan bir ailenin eşcinsel çocuğu Bobby, değişen dinlere rağmen her coğrafyada hüküm süren homofobinin kurbanı bir gençtir. Ailesinin onu oldugu gibi kabul etmemesi, onu kiliseye ve dine yönelterek bu sorunu…devamıEscinselliğin cehennem azabıyla karşılık göreceği inancına sıkı sıkı bağlanmış, muhafazakar hristiyan bir ailenin eşcinsel çocuğu Bobby, değişen dinlere rağmen her coğrafyada hüküm süren homofobinin kurbanı bir gençtir. Ailesinin onu oldugu gibi kabul etmemesi, onu kiliseye ve dine yönelterek bu sorunu cozebilecegini sanması, annesinin duvarına incilden ayetler asması, dindar ailelerinin baskısıyla mücadele eden tüm herkesin bir zamanlar başından geçen şeylerdir.
"Cemaatlerde, bobby gibi size yabancı gelen çocuklar var. "amin" dediğinizde, sizi dinliyor olacaklardır. Yakında dualarında sessizlik olacak. Tanrı'ya yakarışları, anlayış için, kabul görmek için ve sevginizi hak etmek için. Ama sizin kininiz, korkunuz ve "eşcinsellik" kelimesine olan bilgisizliğiniz bu duaları susturacaktır. Bu yüzden, evinizde ya da ibadethânelerde "amin" demeden önce, düşünün. Düşünün ve hatırlayın. Bir çocuk sizi dinliyor."
8.8/10
Sarı duvar kağıdı, Ben cadıyken, Büyük morsalkım ve sallanan sandalye olmak üzere 4 öyküden oluşuyor. Sarı duvar kağıdı, delirmenin eşiğinde bir kadının kaldığı odanın duvar kağıdıyla nasıl kafayı bozduğunu anlatıyor, öyle ki, zamanında pek çok insan bunu yazan insanın da…devamıSarı duvar kağıdı, Ben cadıyken, Büyük morsalkım ve sallanan sandalye olmak üzere 4 öyküden oluşuyor. Sarı duvar kağıdı, delirmenin eşiğinde bir kadının kaldığı odanın duvar kağıdıyla nasıl kafayı bozduğunu anlatıyor, öyle ki, zamanında pek çok insan bunu yazan insanın da aynı şekilde aklını kaçırmış olması gerektiğini iddia etmişse de, yazar bunu yalanlamış.
Ben cadıyken de başında benim için çok anlamsız olsa da sonlara dogru bağlanışını beğendiğim bir öyküydü, buna karşın büyük morsalkım çok çok sıkıcıydı. Sallanan sandalye keza diğerlerine nispeten daha ilgi çekici bir öyküydü fakat kitabın geneli beklentilerimi tam olarak karşılayamadı.
7/10
Daha önce kemal varol'a ait hiçbir eseri okumamıştım ancak şimdi bu kitabı bulduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. - "yedi sabah içre dönsem de acı geçiyor acı geçiyor acı elbette geçiyor acı çekmiş olmak geçmiyor." "bir gün dönünce buraya -bana…devamıDaha önce kemal varol'a ait hiçbir eseri okumamıştım ancak şimdi bu kitabı bulduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.
-
"yedi sabah içre dönsem de
acı geçiyor
acı geçiyor
acı elbette geçiyor
acı çekmiş olmak geçmiyor."
"bir gün dönünce buraya
-bana ya da bir başkasına-
bir ağaca, bir yaprağa, bir sırra kan:
ağaç yaprak verir, sır vermez rüzgâra.
haziran akşamlarını söyleyen
ayakların seni eve geç
seni eve karanlık
seni eve bir ıslıkla götürmeden daha
rüzgâra tutulan ıslak çarşaflara dokunarak
gelip bir gülün dibinde dur."
"sokaktan geçen köpekler, sokaktan geçen yağmurlar, sokaktan geçen sirenler arasında, hiç geçmeyecek sanılan geceler mesela. senin adınla çağrılmış, senin yâdınla susulmuş aşklar ya da... biriktirdim hepsini. kar topladım. çığım bu yüzden kopuyor. çığlığım bu yüzden kapkara."
"kaç deniz ederdi kurban verdiğim ayrılık
sen ateşe tutulduğunda uçurumlar baktığım sebepsiz susarken gitmek dilediğim aşk
kaç ömür ederdi başkasında,
sormadım."
"zamanla sanırım,
zamanla,
iki şey kalacak sana bana:
nasıl başladı bu yara
ve nasıl bitti
zamanla."
"de bêjê: üç bahardan beri dilsizim biraz, yerime sen söyle. yoluna düştüm: bir aşktan başka bir aşka nasıl geçilir de. de bêje: her ayrılığın kar yağışından söz et. her lafı bana getir. eski aşkların töresini anlat: mem û zin ve siyabend û xecê gibi, gömleğini hüzünler evine as, yine terk et! iki avucuna alıp serinlet alnımı. tel tel ayır uykumu. de bêje: bana nasihat et: "bu zaman, o zaman değil!" de bana, ya da böyle bir şey söyleyip yine kahret."
"bir eve döndüm bazen. boşluğuna akşamlar silkelenen bir eve. merdiven sayısı değişmeyen bir eve. bütün duvarlarında su sesi işitilen bir eve. topuk sesleriyle konuşan bir eve. açılıp kapanan kapılarıyla bir eve döndüm bazen."
"kimselere demeden çözdük düğümlerimizi unutuş dedik sabaha karşı
dünya uzun bir unutuş
bir meleğin kanatlarını elledik o gece
unutma."
"kalbim üç yıldır ıssız bir beddua bana."
9.5/10
Spoiler içeriyor
Uzun zamandır izlemeyi beklediğim bir filmdi ve açıkçası bu kadar sarsıcı olacağını tahmin etmemiştim. Ailesini küçük yaşta trafik kazasıyla kaybeden Adam'ın, onların ruhlarını hala gorup onlarla hala iletişimde olması ve cinsel yonelimi yuzunden yaşadığı yalnızlık oyuncunun da yeteneğiyle ust düzey…devamıUzun zamandır izlemeyi beklediğim bir filmdi ve açıkçası bu kadar sarsıcı olacağını tahmin etmemiştim. Ailesini küçük yaşta trafik kazasıyla kaybeden Adam'ın, onların ruhlarını hala gorup onlarla hala iletişimde olması ve cinsel yonelimi yuzunden yaşadığı yalnızlık oyuncunun da yeteneğiyle ust düzey bir derinlikte aktarılmış. Olaylar biraz karmaşık ancak tum taslar yerine oturduğunda özellikle sonuyla beni paramparça eden bir filmdi: (spoiler)
Öldüğü gün harry'nin üzerindeki kıyafet ve elindeki viski şişesi, aslında adam'ın kapısını çaldığındaki haliyle ölmüş olması ve en basından beri yaşadıklarının tamamında da adam'ın gördüğü bir ruhtan ibaret olması benim için çok sarsıcıydı.
8.5/10
Yaşadıkları trajik olaylarla bir araya gelmiş 3 kadın, Klytaimestra, Kassandra ve Elektra. Agamemnon'un onu kandırarak kızlarını tanrılara kurban etmesiyle ondan intikam almak için truva savasının sona ermesini bekleyen Klytaimestra; çocukluğundan beri göremediği babasına kavuşmayı bekleyen Elektra ve Yunanlıların esir aldığı…devamıYaşadıkları trajik olaylarla bir araya gelmiş 3 kadın, Klytaimestra, Kassandra ve Elektra. Agamemnon'un onu kandırarak kızlarını tanrılara kurban etmesiyle ondan intikam almak için truva savasının sona ermesini bekleyen Klytaimestra; çocukluğundan beri göremediği babasına kavuşmayı bekleyen Elektra ve Yunanlıların esir aldığı Kassandra.
Her karakterin siyah veya beyaz gibi belirgin bir şekilde iyi veya kötü olmadığı ve yer yer herkese hak vereceğiniz, mitolojide hak ettiği kadar konuşulmayan kadın karakterlere yazılmış başarılı bir yeniden anlatım.
"Alevlerin gece göğüne yükselmesini izledim ve şimdi nerede olduğunu merak ettim. Yeraltı'nın ıslak, karmaşık yollarında bir başına mı yürüyordu? Her yere ondan önce gitmiştim; onun yürümesine izin vermeden önce güvenliğinden emin olmak için, yolları ben yürümüştüm. Şimdi ise hiç bilmediğim bir yere, yanında ben olmadan onu nasıl gönderebilirdim?"
8/10
Spoiler içeriyor
"Even birds are chained to the sky." Konusu itibariyle hem militarizme hem de homofobiye dair buyuk eleştiriler içeren Moffie, baslarda yavaş akmasına rağmen merakla izlediğim ancak sonlarına doğru aynı sahneyi izlememek icin arada duvarları falan izlediğim bir film oldu. Filme…devamı"Even birds are chained to the sky."
Konusu itibariyle hem militarizme hem de homofobiye dair buyuk eleştiriler içeren Moffie, baslarda yavaş akmasına rağmen merakla izlediğim ancak sonlarına doğru aynı sahneyi izlememek icin arada duvarları falan izlediğim bir film oldu. Filme dair yapılabilecek en buyuk eleştiri kesinlikle sonu ile ilgili olurdu, zira sonunda hangi ara birbirlerini tekrar buldular anlamadım, üstüne üstelik birbirlerini tekrar bulmalarına rağmen sanki kotu son yazmak icin buyuk bir caba gösterilerek anlamsız bir sekilde sona erdirilmişti. Ayrıca Sachs gibi bence cok onemli bir yere sahip olabilecek yan karakterler dümdüz yazılmış, kendilerine ait bir öyküye sahip değiller ve bu da filmi çok daha yüzeysel kılmış. Tum bu olumsuzluklara rağmen konusu ve gerçekçiliği filmi biraz daha toparlamış ve sonunda izlenebilecek makul bir film haline gelmiş.
6.5/10
Monster High 6/13 Paten yarışında yenilip geri çekilen Monster High lisesi, kızların oluşturduğu takımla tüm güçlü rakiplere rağmen en sonunda başarıya ulaşmıştır. 7/10
Başladığınız andan itibaren ellerinizin arasından bir su kütlesi gibi akıp giden, sizi merak içinde bırakıp aynı zamanda eğlendiren bir kitap. Romcom olarak değerlendirmek ne kadar dogru bilmiyorum, daha çok kendini arayan, hırslı ve çalışkan lise öğrencilerinin sosyoekonomik farkları ve bu…devamıBaşladığınız andan itibaren ellerinizin arasından bir su kütlesi gibi akıp giden, sizi merak içinde bırakıp aynı zamanda eğlendiren bir kitap. Romcom olarak değerlendirmek ne kadar dogru bilmiyorum, daha çok kendini arayan, hırslı ve çalışkan lise öğrencilerinin sosyoekonomik farkları ve bu farklarla yaşadıkları sorunlara değiniyor. Ana karakterler başta birbirlerini rakip olarak görüyor ancak aralarında kitaba enemies to lovers denecek kadar buyuk bir çatışmadansa basit bir rekabet var.
7/10
Monster High 5/13 Cadılar bayramını normallerden ayrı geçiren acayipler, cadılar bayramının gerçek anlamını öğrenir ve normallerle sorunlarını çözerler. 7/10