Bazen mutlu bazen hüzünlü bazen üzgün bazen neşeli olduğum sayılı filmlerden çok severek izledim çok hızlı bitti. Harrietın müziği duyunca o ana gitmesiyle başlayan süreç işleniyor filmde. Hariet hiçbir çıkar yol bulamıyor ve sonunda unutmak zorunda kalıyor...
İlk filmi ile kıyaslarsam çok başat geldi bana. İlk filmini izlerken zaman nasıl geçti anlamamıştım ama bunda konular kopuk kopuk herkes toplu şekilde geziyor katları saçma geldi bana.
Dizi beni çok sardı 2 gün içinde bitirdim. İçinde kaos aşk macera ve bilinmezlik barındırması da çok güzel. Kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim. Yaklaşık 40-45 dakikalık 9 bölümden oluşuyor.
Film psikolojik dram dalında denilebilir. Özellikle farelerin insanları yemesi gibi olaylar biraz mide bulandırıcı. Konusu karısını miras için öldüren adamın lanetlenmesi diyebilirim kısaca. Çok beğendiğimi söyleyemem ama izlenebilir...
Film genelde kısıtlı bir alanda geçiyor bazı yerleri cidden beyin yakıyor evren içinde evren tarzı... İzlemezseniz bişey kaybetmezsiniz izlerseniz çok da bişey kazanmazsınız ama yine de eğlenceli :)
Utanarak başını önüne eğdi: Köyün öbür kızlarıyla beraber derenin içine sürüklediler. Biz bağırdık, çağırdık; aman etmeyin, zaman etmeyin dedik; kulak asmadılar. Ben arkalarından gitmek istedim, anam bırakmadı, “Biricik oğlum, sana da kıyarlar!” dedi; ağlıyordu, dayanamadım, kaldım.” Artık çocuğun yüzüne bakamıyordum.…devamıUtanarak başını önüne eğdi:
Köyün öbür kızlarıyla beraber derenin içine sürüklediler. Biz bağırdık, çağırdık; aman etmeyin, zaman etmeyin dedik; kulak asmadılar. Ben arkalarından gitmek istedim, anam bırakmadı, “Biricik oğlum, sana da kıyarlar!” dedi; ağlıyordu, dayanamadım, kaldım.”
Artık çocuğun yüzüne bakamıyordum. Hayatın en mühim hadiseleriyle boğuşmuş bu köylü yavrusunun karşısında ben artık hiçbir şey bilmeyen hiçbir şey anlamayan ve sanki korkunç bir masal dinliyormuş da tüyleri ürpermişçesine bir köşeye sinmiş, otuz dört yaşında toy, ürkek bir küçücük çocuktum.