Kitaba dair pek bir şey hatırlamadığımı ama hissettirdiklerini ve neden içselleştirdiğimi de filmin sonunda anladım. Papazla konuşma sahnesindeki rahatlama ve ardından oluşan tiksintiyi tarif edemem ama insanların anlam arayışından da "yaratıcı"nın bu kadar elzem olmasından da, her şeyin üstünü örtmeye,…devamıKitaba dair pek bir şey hatırlamadığımı ama hissettirdiklerini ve neden içselleştirdiğimi de filmin sonunda anladım.
Papazla konuşma sahnesindeki rahatlama ve ardından oluşan tiksintiyi tarif edemem ama insanların anlam arayışından da "yaratıcı"nın bu kadar elzem olmasından da, her şeyin üstünü örtmeye, koşullanmaya, itaatkarlığa alıştırılmış halktan da meursault kadar bıkkın olduğumu söyleyebilirim. Ümitsiz olan meursault değildi aslında ümitsiz, halkın çoğu. Trajediye bağımlı halk. Bu tiyatroda masum yok. Topluma bu kadar biçare olmak da onurlu bir duruş getirmiyor. Hoş onurdan da şereften de kişi kendinden vazgeçince sahipleniliyor, olsun.. Toplumun asıl rahatsızlığı suçtan çok norm ihlaliydi bu arada. Çünkü modern toplumda suç yalnızca hukuki bir kategori değildir; aynı zamanda ahlaki düzenin yeniden üretildiği bir sahnedir. meursault’nun suçu yalnızca bir insanı öldürmek değil, toplumun beklediği duygusal ve ahlaki performansı göstermemektir. Bu yüzden mahkeme sahnesinde; annesinin cenazesinde ağlamadığı, yüzmeye gittiği, kısaca hayatına devam ettiği ve görünür biçimde yas tutmadığı için yargılanıyor.
Normlar yalnızca davranışı değil, duyguların ifade biçimini de düzenler. İnsanların neye üzülmesi, neye öfkelenmesi ve nasıl tepki vermesi gerektiği kültürel olarak belirlenir. Meursault’nun yabancılığı da burada başlıyor ve anlam, koca bir trajedi haline geliyor..
Yapma yanarız dedirten bir film. -Neden otele gitmiyoruz? -Duvarlar üzerime geliyor. Otele sadece duş almak için gidilir. -2 haftadır duş almıyoruz. -Olsun mis gibi kokuyoruz (ağaçlar oksijen müzik kar ve l'amoree) L'amore hayatım l'amoree her yerde aşk her yerde..
Memleketimden kokuşmuş insan manzaraları.. Ahlaki yozlaşmanın hüküm sürdüğü ve vereceği hizmette değerini belli bir kalıba göre yaşayıp gösteren insanların yarattığı düzende idealist olmak. Yaşamak bu noktada çok ağır.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.. Şaka bir yana güzel filmdi. Toplumun nesnelere ve renklere yüklediği anlamın fecahatlığını karısının verdiği tepkilerden anlayabilirsiniz :d Ama çocuklar öyle değil onlar toplumun koyduğu kalıp kurallarla zehirlenmemişlerdir henüz. Verilmesi gereken makul tepkiyi veriyorlar,…devamıAysel git başımdan ben sana göre değilim..
Şaka bir yana güzel filmdi. Toplumun nesnelere ve renklere yüklediği anlamın fecahatlığını karısının verdiği tepkilerden anlayabilirsiniz :d Ama çocuklar öyle değil onlar toplumun koyduğu kalıp kurallarla zehirlenmemişlerdir henüz. Verilmesi gereken makul tepkiyi veriyorlar, tatlı sonla bitiyor. Eğlendim
Her şeyi yakıp yıkan yırtıcı hayvanlar gelip kazanmaya çalıştıklarında, ışığına sahip çıkan bireyler olduğu sürece kaybedecekler. Kendi karanlıklarına mahkum etmeye çalıştıkları halk çıkıp haykıracak: "Hainlere inat daha çok çalışacağız!" "Ey karanlığın ruhu, senin işin düşmanın ışığını söndürmektir. Haydi söndür! Ben…devamıHer şeyi yakıp yıkan yırtıcı hayvanlar gelip kazanmaya çalıştıklarında, ışığına sahip çıkan bireyler olduğu sürece kaybedecekler. Kendi karanlıklarına mahkum etmeye çalıştıkları halk çıkıp haykıracak: "Hainlere inat daha çok çalışacağız!"
"Ey karanlığın ruhu, senin işin düşmanın ışığını söndürmektir. Haydi söndür! Ben içimde hayatın ateşini, zihnin ateşini taşıyorum. Her defasında yeniden yanıyor sönmüyorum."
"Siz de yaşamın kurucuları olarak ateşinizi söndürmeyin."
İşin özü budur.
"Deorum injuriae Diis jurae. (Tanrılara verilen zararı tanrılar iyileştirir.) Tanrıya karşı işlendiği varsayılan bir suçu toplumun cezalandırmaya hakkı var mıdır meselesi hala çözülememiştir. Ancak din adına yapılmış bütün zulümler başkasını dindar kılmanın farz olduğu inancına dayanarak yapılmıştır." "Hakikatin, hakikat olmayan…devamı"Deorum injuriae Diis jurae. (Tanrılara verilen zararı tanrılar iyileştirir.)
Tanrıya karşı işlendiği varsayılan bir suçu toplumun cezalandırmaya hakkı var mıdır meselesi hala çözülememiştir. Ancak din adına yapılmış bütün zulümler başkasını dindar kılmanın farz olduğu inancına dayanarak yapılmıştır."
"Hakikatin, hakikat olmayan diğer fikirleri alt edebilecek güce sahip olduğu gereksiz duygusallıktan ibarettir. İnsanların gerçeğe inanmaya olan eğilimlerinin, yanlışlara inanmaya olan eğilimlerinden daha güçlü olduğunu kanıtlayan herhangi bir şey yoktur. Yanlışların da doğruların da yayılması, toplumsal ve yasal baskılarla bir şekilde durdurulabilir. Bu durumda doğrunun yanlışa karşı tek avantajı, doğrular yasaklansa bile doğruları bulmak isteyen kişilerin mevcut olmasıdır. Doğrular yeniden bulunduğunda, hakikat ortaya çıkar ve zulümden kurtulur, böylelikle kök salarak kendini yok edebilecek her şeye karşı en güçlü savunmasını inşa etmiş olur."
İnanılmaz bir film.. sonunda burnumun direğinin sızladığına inanamıyorum. Gerçek olmadığını hissettiğiniz ilişkiler vardır izlerken farkedersiniz ama bir şey diyemezsiniz. O bir şeyi eski eşinin söylemesine çok memnun oldum. Hayatın gerçekleriyle uğraşmanı gerektirmeyecek bir eş fazla ütopik.. kendimizle iletişimimiz çok kopuk.…devamıİnanılmaz bir film.. sonunda burnumun direğinin sızladığına inanamıyorum.
Gerçek olmadığını hissettiğiniz ilişkiler vardır izlerken farkedersiniz ama bir şey diyemezsiniz. O bir şeyi eski eşinin söylemesine çok memnun oldum. Hayatın gerçekleriyle uğraşmanı gerektirmeyecek bir eş fazla ütopik.. kendimizle iletişimimiz çok kopuk. Hislerimizi anlamak ifade etmek çok zor, samantha işi kolaylaştırıyordu. Kendinle başbaşayken ne yapacağını bilememek çok zor, samantha yine bu işi kolaylaştırıyordu. Sigara alkol bağımlılığına yüklenen anlamların dostvari şekline benziyor. Gözüme fazla acınası gözüküyor fakat içinde bir yerlerde yaşattığın, gerçek olduğuna inandığın o duygu o kadar yoğun ki seninle var olmaya zorluyor, bırakmıyor.
"-Kalp içini doldurabileceğin bir kutu değildir. Sevdikçe büyümeye devam eder.
Ben senin gibi değilim. Ama bu seni daha az seveceğim anlamına değil, aksine daha çok sevdiğim anlamına geliyor.
+Ya benimsindir ya da değilsindir.
-Hayır hem seninim hem de değilim."
Kişisel öfke problemlerimizin yansımalarını karşımızdaki kişiye gösterip özdeşim yaparken değiştiremediğimiz sorunlara, aynı tartışma modeline takılıp kalmanın sonuçsuzluklarına, partnerimizi/ebeveynimizi/kardeşimizi iyileştirmek için öncelikle benimsediğimiz modelden çıkmanın önemine değiniyor: Şikayetçi olduğun durumu şikayet ederek değiştiremezsin harekete geç mottosu. Bunu yaparken duygu ve düşüncelerimizi…devamıKişisel öfke problemlerimizin yansımalarını karşımızdaki kişiye gösterip özdeşim yaparken değiştiremediğimiz sorunlara, aynı tartışma modeline takılıp kalmanın sonuçsuzluklarına, partnerimizi/ebeveynimizi/kardeşimizi iyileştirmek için öncelikle benimsediğimiz modelden çıkmanın önemine değiniyor: Şikayetçi olduğun durumu şikayet ederek değiştiremezsin harekete geç mottosu. Bunu yaparken duygu ve düşüncelerimizi karşı taraftan mahrum bırakmayacağız değerlendirip değerlendirmemesinin tercih meselesi olduğunu kabul etmemiz gerektiğine de vurgu yapıyor. Aynı zamanda 'kim neden sorumlu?' gibi soruları bize sorgulatıyor.
"Birincil endişe ve öfke enerjimizi yetersiz yüklenen bireyin üzerinden çekip bu durum hakkında bizim yaşadığımız sorunu anlatmaya başlamamız tüm aile üyelerinin gelişme olasılığını yükseltecektir. Bunun için de "Senin bir sorunun var," yaklaşımından "Benim bir sorunum var," yaklaşımına geçmek gerekiyor." Ve değişim de zamanla doğru yolunu buluyor.
Karşı tarafın davranışları veya duygularından kendimi sorumlu görmemeyi ve kendimce benimsediğim "aşırı yüklemeci" tutumundan vazgeçmem için güzel çıkarımlara ulaştım ben. Tavsiyedir.
Birbirlerine göz kulak olmaya söz vermiş iki özgür ruh 💖 "Kimseyi bastırmaya çalışmayan basit anlamda bir özgürlük." Patti ve Robert'ın kendini bulma hikayesi.. Bizim şarkımız dedikleri o şarkıyı bırakayım, Tim Hardin- How Can We Hang On To A Dream ☀️