Daha ne kadar Chandler olabilirim demeye başladığım anlar. Ah ah.. ne kadar biraz uzadı desem de sizi bir arada biraz daha izlemek isterdim. Özlüyorum, hem de çok.
Komedi/Aksiyon konseptli bir Giray-Kerem filmi. Bu defa ön plandaki isim Kerem. Açıkçası klasik komediler değil de aksiyon komedisi ve ajanlık konusu olduğu için bu filme kötü bir eleştiri yapmayacağım çünkü bu gibi farklılıklara Türk sinemasının ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Film tamamen…devamıKomedi/Aksiyon konseptli bir Giray-Kerem filmi. Bu defa ön plandaki isim Kerem. Açıkçası klasik komediler değil de aksiyon komedisi ve ajanlık konusu olduğu için bu filme kötü bir eleştiri yapmayacağım çünkü bu gibi farklılıklara Türk sinemasının ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Film tamamen çerezlik bir film izleyecek bir şeyiniz yoksa açıp bakabilirsiniz eğlenirsiniz fakat söylemeliyim ki yanınızda çocuklarla izlemeyin biraz absürt sahneler yok değil.
Biraz daha arabalı aksiyon sahnesindeki gibi sahneler bekledim. Muhtemelen bunlara çok para harcamak istemediklerinden çok gelişmiş bir ajanlık teknolojisi ile filmi geçirdiler. Malum bizim ülkede bütçeler düşük olduğundan onları da anlıyorum.
Açıkçası hiç beğenmediğim bir film oldu. Oscar’a adaylığını hem filmin hem de Timothee’nin yersiz buluyorum. Ancak şaşırdım mı hayır. Klasik oscar aptallığı işte. Yani neresi güzel bu filmin? Bir şey anlatmayı denemiş ama anlatamamış bir film. Bir karakter var ve…devamıAçıkçası hiç beğenmediğim bir film oldu. Oscar’a adaylığını hem filmin hem de Timothee’nin yersiz buluyorum. Ancak şaşırdım mı hayır. Klasik oscar aptallığı işte. Yani neresi güzel bu filmin? Bir şey anlatmayı denemiş ama anlatamamış bir film. Bir karakter var ve sizin buna bir derinlik yaratmanız olaylar arasındaki bağlantıyı ve ana karaktere etkisini ekrana aktarmanız lazım ancak hepsi beceriksizce yapılmış. Bir sürü olay var bir sürü karakter var hepsinin cücük kadar ekran süresi var hiçbir olayın derinliği ve bir çözümlemesi yok. Bomboş ardı ardına akan shorts videolarından yapılmış bir filme benzemiş aralarında hiçbir bağlantı yok. Yani bir pulp fiction tarzı bağlantı, dangal tarzı ya da dallas bayers club tarzı bir içsellik bekledim ama hiçbirisini yapamamışlar. Pek filmlere puan vermem ama bu filme puan verecek olsam 5 puan zor veririm. Medyanın etkisiyle ama imdb’de 8 puan verilmiş. Üstüne sahnelerde mantıksızlıkta vardır. Filmin ikinci yarısı tamamen amatörce(kolye sahnesi ve hastane sahnesi) yani hangi mantıkla yaptınız. Hele ki mafyavari köpekçi abinin new york meydanında tutuklanmamasına iki yaşlı olmasına rağmen değinmiyorum bile. Timothy’nin de açıkçası peak bir oyunculuğunu görmedim. Zaten oyunculuk sergileyebilecek pek sahnesi de yoktu. Çünkü sahneler çok hızlı ve uzak plan aktı. Yakın plan olanlarda kameranın hareketli olduğu düz sahnelerdi. Örnek verdiğim Dallas Bayers Club’da ki hastane, doktor görüşme ya da Leto abiyle duygusal sahnesindeki gibi bir sahne hiç olmadı. Zaten iyice seyirciye duygulardan uzak bir yapımdı. Hani bu filmde oynamayı nasıl kabul etti anlamadım. Tabi oscar düşkünü olduğundan cevaplarınızı duyabiliyorum haklısınız da şu başarı hikayeleri, yahudi olunması ve amerikan propogandası sahneleri oscar aldırır diyedir. Ama tamamen fos arkadaşlar. 2.30 saatiniz boşa gider. Kesinlikle önermiyorum değmez.
Dünyada korsanlık temasına çok fazla ilgi var ama bu konuda yapılan yapımlar çok zor tutuyor. Karayip Korsanları ise onlar arasından parlayan nadide yapımlardan. Jack Sparrow gibi harika bir ana karaktere sahip olmasının yanı sıra onun kişiliğine de uygun pusula gibi…devamıDünyada korsanlık temasına çok fazla ilgi var ama bu konuda yapılan yapımlar çok zor tutuyor. Karayip Korsanları ise onlar arasından parlayan nadide yapımlardan. Jack Sparrow gibi harika bir ana karaktere sahip olmasının yanı sıra onun kişiliğine de uygun pusula gibi eşyalara sahip. Johnny Depp’de her hareketiyle karakteri daha bir ilginç yapıyor. Bu da tamamen karakteri benimsemeyle ilgili. Örneğin gözündeki makyaj tek bir sahne içindi sonradan Depp’in isteğiyle kalıcı yapıldı. O değişik yürüyüşü ve el hareketleri Rolling Stones solistinden ilham alındı. Yani Karayip Korsanları’nın bu kadar ikonik bir yapım olmasının ve klasik göz bantlı korsan yapımlarından ayrılmasının en büyük sebeplerinden birisi Johnny Depp’dir ve Disney böyle harika bir aktörü kaybetti. Tabi tek iyi yanı Depp değil. Filmin benim en sevdiğim yanı dövüş koreografisidir. Hans Zimmer’in müthiş müzikleriyle o dövüş sahneleri o kadar uyumlu ki ekrandan gözünüzü alamıyorsunuz. Son olaraksa harika evrenine değinmek istiyorum. Bir hazine hikayesi ve gemi basmak değilde bunu fantastik bir temayla birleştirip yıllarca romanlardan romana anlatılan ikonik korsanlık hikayeleri ile hem birleştirmek hem de yeri gelince bunlarla dalga geçmekte filmin harika yaptığı işlerden.
Karayip Korsanları seneler geçmesine rağmen daima en sevdiğim serilerden olacak. Hangi filmi olduğu fark etmeksizin televizyonda görürsem izleyeceğim bir seri olacak. Ayrıca dublajını da çok seviyorum bu serinin. Jack Sparrow’a Murat Şen’in sesi harika uymuş. Tabi diğer karakterler onun kadar iyi ve uyumlu değiller.
Kesinlikle izlemediyseniz izleyin! İkinci filmde görüşmek üzere 👋
Bu aralar evdekilerle Muhteşem Yüzyıl’a sardık. Annem, ben, kardeşim hepimiz farklı bölümdeyiz. Zamanında izlemiştim ama tekrar bakasım geldi. Okan Yalabık’ın Pargalı İbrahim performansına bayıldığım için hep. “Bu yüce imparatorluğu ben yönetiyorum!!” Tabi çocukken izlediğim zamanki gibi değil o zaman küçüktün…devamıBu aralar evdekilerle Muhteşem Yüzyıl’a sardık. Annem, ben, kardeşim hepimiz farklı bölümdeyiz. Zamanında izlemiştim ama tekrar bakasım geldi. Okan Yalabık’ın Pargalı İbrahim performansına bayıldığım için hep. “Bu yüce imparatorluğu ben yönetiyorum!!” Tabi çocukken izlediğim zamanki gibi değil o zaman küçüktün bazı şeyleri fark etmiyordum şimdi abooovv neler yapmışlar böyle diyorum😂 izleyecekler içinde Hatice sahnelerini direkt atlayın kadının 8 saat ekran süresi varsa 7 saat 50 dakikası sadece ağlıyor. Ayrıca o dönem game of thrones ünlü diye herhalde böyle vurmalı bir intro yapmışlar ama 2 dakika nedir arkadaş hiçbir yerde 2 dakika intro ne duydum ne gördüm. Sümbül Ağa(Selim Bayraktar) o kadar iyi oynuyor ki onu da anmadan edemeyeceğim. Kanuni(Halit Ergenç) onun sahnelerinde çok belli gülmemek için kendini zor tutuyor..
Bu filmin ilk filme nazaran biraz daha iyi bir animasyonu ve seslendirmesi vardı. Zaten iyi bi reklam çalışması vardı. Bu kadar geç gelmesi şaşırttı ne kadar bekleyeni varmış dedim. Umarım kısa zamanda üçüncüsü gelir. Ben bu film biraz daha romantizmi…devamıBu filmin ilk filme nazaran biraz daha iyi bir animasyonu ve seslendirmesi vardı. Zaten iyi bi reklam çalışması vardı. Bu kadar geç gelmesi şaşırttı ne kadar bekleyeni varmış dedim. Umarım kısa zamanda üçüncüsü gelir. Ben bu film biraz daha romantizmi de içine alır dedim ama herhalde 3 ya da 4. filmde olucak gibi. Filmin temel matematiğine göre bir tilki ve tavşan beraber olabilir, farklılıklarımıza rağmen mesajını bekliyorum. Bu filmde daha fazla evren inşaası gördük ilk filmde bu kadar çok şey gözükmüyordu. Şu su kanalı sahnelerini falan epey beğendim. Ancak biraz daha anlatılabilirdi. Tek beğenmediğim kısım ise filmin finalden önceki son 10 dakikasıdır saçmaydı ve aceleye gelmişti. Ancak olsun sonuçta bu bir animasyon pek fazla şey beklemiyordum zaten. Ayrıca seriden couple havası fışkırıyor her sahne her bakış pp yapmalık. İnsanları yaparken görüyordum zamanında özenip duruyordum…
Evett sonunda ilk filmi izledim. Bu kadar tatlı bir animasyon olmasını beklemiyordum. Hayvanların doğal içgüdülerinin zamana bağlı olarak evrim geçirdiği ve birer insan gibi yaşayabildiklerini gösteren akıllıca düşünülmüş fantastikin yanı sıra felsefik bir bakış açısı da katan bir yapım. Filmi…devamıEvett sonunda ilk filmi izledim. Bu kadar tatlı bir animasyon olmasını beklemiyordum. Hayvanların doğal içgüdülerinin zamana bağlı olarak evrim geçirdiği ve birer insan gibi yaşayabildiklerini gösteren akıllıca düşünülmüş fantastikin yanı sıra felsefik bir bakış açısı da katan bir yapım. Filmi açar açmaz hemen ısındım çünkü Judy’nin(ana karakter) şehre olan yolculuğunda evrenin büyüklüğünü bize gösterdiler. Filmin birkaç mesajı olsa da en önemli mesaj kimsenin göründüğü gibi olmadığı, sistemin içerisinde yaşamaktansa hayallerimizi gerçekleştirebileceğimiz umudu ve farklılıklarımıza anlaşabileceğimiz idi. Bu güzel mesajıda harika anlatmış kesinlikle çocuğunuz, yeğeniniz, kardeşiniz izletin derim. Görsel tasarım olarak pek iyi bir animasyon diyemeyeceğim çünkü hayvanlar birazcık sırıtıyor ama yine de fena değil S kalite bir şey beklemeyin. Seslendirme kadrosunda ise mükemmel bir isim Aysun Topar var kendisine ve sesine hayranım. Tilkiyi ise Cem Yılmaz seslendiriyor ama ilk filmde pek başarılı bulamadım. Bunun sebebi Cem Yılmaz değil de kurgucular da olabilir. Genel olarak animasyonu beğendim içimi ısıttı. Animasyon izlemeyi özlemişim.
Spoiler içeriyor
Bu filmi izlemeden önce hakkında terörist güzellemesi söylemlerini duymuştum o nedenle ne kadar doğru merak ettim. Film hükümetin siyahilere ırkçılık yapması ve kadınlara kürtaj gibi yasaklar konulması nedeniyle oluşan devrimci bir topluluğun içerisindeki bir aileyi anlatıyor. Film boyunca bir çözümleme…devamıBu filmi izlemeden önce hakkında terörist güzellemesi söylemlerini duymuştum o nedenle ne kadar doğru merak ettim. Film hükümetin siyahilere ırkçılık yapması ve kadınlara kürtaj gibi yasaklar konulması nedeniyle oluşan devrimci bir topluluğun içerisindeki bir aileyi anlatıyor. Film boyunca bir çözümleme sahnesi göremiyoruz. Yani bu doğru ya da bu yanlış diye bir anlatı pek yok karar seyirciye bırakılıyor. Hükümet nasıl yanlışlar yapıyorsa devrimcilerde sivil halka zarar vermekten çekinmiyor. Filmin sonundaysa Leo’nun kızına bayrağı annesinin devrettiğini ancak kızın devrimcilerle aynı yoldan gitmek yerine mitinge gittiğini görüyoruz. Burada hakkını aramanın başka yolunu bulduğunu ve filmin bir çözümleme ürettiğini düşünebilirsiniz ya da bir terörist ailenin bu şekilde mutlu mesut gösterilmesini seyirciye terör güzellemesi amaçlı yapıldığını da düşünebilirsiniz. Her iki tarafı da anlarım çünkü oldukça sınırda yapılmış bir film ipler gergin. Bir tarafa bir yanlış replik filmin kaldırılmasına bile yol açabilirdi. Ama şunu diyeyim bu filmde “savaş kötüdür” ve “herkes insandır” mesajı yok😂
Neyse gelelim biraz da teknik şeylere. Leo çok güzel oynamış onun oynadığı sahnelerde film aktı gitti ancak diğer sahnelerde gına geldi filmin hemen ne kadar uzun olduğunu hissettik. Bunun dışında kamera açılarını falan da sevdim farklıydı.
The Office, bitireli 15 dakika falan oluyor. Kendisi daha önceleri hep zor ısındığım bir dizi olmuştur ama bu defa izleyeceğim dedim ve tahmin ettiğimden çok daha kısa bir sürede 38 günde bitirdim. Acısıyla tatlısıyla bir 9 sezon geçirdik onlarla beraber.…devamıThe Office, bitireli 15 dakika falan oluyor. Kendisi daha önceleri hep zor ısındığım bir dizi olmuştur ama bu defa izleyeceğim dedim ve tahmin ettiğimden çok daha kısa bir sürede 38 günde bitirdim. Acısıyla tatlısıyla bir 9 sezon geçirdik onlarla beraber. Yeri geldi güldük yeri geldi sövdük yeri geldi eridik🫠 yeri geldi üzüldük. Şu anda da “somewhere only we know” şarkısıyla tavanı izliyorum. Epey duygusallaştım. Bu sitcomların üstümde böyle etkisi oluyor uzun zaman onlarla beraber yaşamış gibi hissediyorum. Gerek friends gerek himym hep bu böyleydi. The Office’de de aynısı oldu. Gönül isterdi ki iyisiyle kötüsüyle sizlere uzun bir eleştiri yazayım ama burada beni bilenler bilir çok sevdiğim şeyler hakkında yazamıyorum hiçbirisine de eleştirim yok. Çünkü cümlelere sığdıramıyorum ve duygusallaşıyorum. O nedenle de şimdi benden uzunca bir eleştiri beklemeyin. Tek diyeceğim diğer sitcomların havası yok daha absürt, bazenleri kaldıramayacağınız hataları var insanların ama buna rağmen içlerindeki iyiyi de göreceksiniz insan olduklarını ve hayatı bir kez yaşadıklarını. Dersler alacaksınız.
Son olarak: Jim’in son sezonda mutlu olmak istediği yerde bulunmak istemesi maddiyatı ve kariyeri ikinci plana atması ve aşkı ön plana alması. O kadar ben gibi bir davranıştı ki… hayatta istediğim bu diyordum ve bu dizide insanların bu sınavdan geçip bunu başarmış olması bir kez daha başarabileceğim biri çıkacağı konusunda beni umutlandırdı.