Filmde ki o basit ama etkileyici dut hikayesi;(Belki ara sıra okurum diye bırakıyorum) Bay Bageri, Bay Badii'ye anlatıyor; Sana kendi başımdan geçen bir şeyi anlatayım. Çok eskidendi, henüz evliydim. Her türlü sorunum vardı. O kadar bunalmıştım ki her şeye son…devamıFilmde ki o basit ama etkileyici dut hikayesi;(Belki ara sıra okurum diye bırakıyorum)
Bay Bageri, Bay Badii'ye anlatıyor;
Sana kendi başımdan geçen bir şeyi anlatayım. Çok eskidendi, henüz evliydim. Her türlü sorunum vardı. O kadar bunalmıştım ki her şeye son vermeye karar verdim. Bir sabah erkenden, henüz hava aydınlanmadan arabaya bir ip koyup intihar etmek için yola çıktım.
Karaj yakınlarındaki dut bahçelerine gittim. Sessizdi, henüz kimse yoktu. İpi büyük bir ağacın dalına attım ama ip takılmadı, defalarca denedim ama olmadı. Bunun üzerine ağaca tırmandım ve ipi dala sıkıca bağladım. Sonra elim bir şeye çarptı... Yumuşak bir şey. Bir duttu. Taze ve tatlı bir dut.
Onu yedim. Çok lezzetliydi. Sonra bir tane daha yedim, sonra bir tane daha... Birden güneşin dağların arkasından doğmaya başladığını fark ettim. Güneş, ağaçlar, vadiler... Çocuklar okula gitmek için uyanıyordu. Bana baktılar ve ağacı sallamamı istediler. Ağacı salladım, dutlar döküldü ve yediler. Kendimi çok mutlu hissettim. Sonra biraz dut toplayıp eve götürdüm. Karım henüz uyanmamıştı. O uyanınca o da dutlardan yedi. Ve o da çok beğendi.
İntihar etmek için gitmiştim, eve dutlarla döndüm... Bir dut beni kurtardı."