~ ağladığım yerlerin bir çetelesini tutmayı planlamıştım filmin başlarındayken. gözyaşım pınarımda, akmaya hazır ve nazır bekliyordu çünkü. şimdi hatırlamıyorum mesela o anları. bir ara herkesin acısını annesini çağırarak yaşamasına ağlamıştım sanki. ama dediğim gibi, pek de hatırlamıyorum. ~ yine de…devamı~
ağladığım yerlerin bir çetelesini tutmayı planlamıştım filmin başlarındayken. gözyaşım pınarımda, akmaya hazır ve nazır bekliyordu çünkü. şimdi hatırlamıyorum mesela o anları. bir ara herkesin acısını annesini çağırarak yaşamasına ağlamıştım sanki. ama dediğim gibi, pek de hatırlamıyorum.
~
yine de bu eğlenceli bir oyun olsaydı, kendimi zora soksaydım ve ağlamak için tek hakkım olsaydı, ya da herkes bir sahneyi sahiplenebilseydi ve bu cümleler gittikçe uzasaydı; william'ın döndüğü anda gelip judith'e endişeyle, sevinçle, rahatlamayla sımsıkı sarıldığı o sahneyi seçerdim. arkasındakini önünden hissettirip ağlamama fırsat verdiği için.*
~
~
sonra dakikalar geçerken ve biz tüm salon pürdikkat içerisindeyken türlü türlü ufak şeylerde iplikler süzülürdü gözlerimden; sonuçta sinema, sonuçta mahsuru yok o vakte dek karanlık perde perde sönerken..