Bugün çok mutluyum. Akşam bilgisayarımı alıp üniversite yeşilliklerinde cips kola eşliğinde, film izleme fikri esti kafama. Şimdiden çok heyecanlı ve ne izleyeceğim konusunda da bir o kadar kararsızım. Bence müthiş bir etkinlik olacak, şu ana kadar neden hiç akledemedim bilmiyorum…devamıBugün çok mutluyum. Akşam bilgisayarımı alıp üniversite yeşilliklerinde cips kola eşliğinde, film izleme fikri esti kafama. Şimdiden çok heyecanlı ve ne izleyeceğim konusunda da bir o kadar kararsızım. Bence müthiş bir etkinlik olacak, şu ana kadar neden hiç akledemedim bilmiyorum dbdbdb
Çok güzeldi, aksiyonu bol heyecanı hep doruktaydı. Renk tonları çok güzeldi. Ama mantık hataları var, mesela kediyi kullanmaları çok mantıksız çünkü en ufak seste irkilen bir hayvan, ama olan onca şeye rağmen sessiz sakin kalıyor. Olayın ilk patlak verdiği günü…devamıÇok güzeldi, aksiyonu bol heyecanı hep doruktaydı. Renk tonları çok güzeldi. Ama mantık hataları var, mesela kediyi kullanmaları çok mantıksız çünkü en ufak seste irkilen bir hayvan, ama olan onca şeye rağmen sessiz sakin kalıyor. Olayın ilk patlak verdiği günü aktarıyor ama keşke biraz daha geniş alsalardı. Yüzeysel olmuş, yani tamam aksiyon heyecan hepsi güzeldi ama ilk filmlerden farklı bir şekilde ilerlemesi gerekiyordu. Olayın gerçekleşmesi ve insanların uyum sağlama süreci, devletin kontrol altına alma süreci işlenmeliydi. Bunların dışında ben beğendim, finali de güzeldi. Mantıksızlıklara rağmen seyir zevki yüksek.
Sinemaya geldim. "Sessiz bir yer" ile "Siccin" arasında ikilemde kalmıştım ama Siccin daha kalabalık ve korku dolu olur diye onu seçecektim en arkalarda. Gişedeki kadının manipülasyonuna uğrayıp en az kalabalık seans olan "Sessiz bir yerde" en ön kısmı seçtim Allah…devamıSinemaya geldim. "Sessiz bir yer" ile "Siccin" arasında ikilemde kalmıştım ama Siccin daha kalabalık ve korku dolu olur diye onu seçecektim en arkalarda. Gişedeki kadının manipülasyonuna uğrayıp en az kalabalık seans olan "Sessiz bir yerde" en ön kısmı seçtim Allah cezamı vermesin.
Herkesin aksine ben Martha'yı sevdim. Hatta Martha adına fake hesap dahi açtım Telegram'da eheheh. Değişik karakterli insanlar çok ilgimi çekiyor. Ve Martha yerine kızıl saçlı namıssız herif tiksindirdi beni. Gerçek hayat hikayesi olması şaşırtıcı gelmişti. Gerçekten böyle insanlar var mı…devamıHerkesin aksine ben Martha'yı sevdim. Hatta Martha adına fake hesap dahi açtım Telegram'da eheheh. Değişik karakterli insanlar çok ilgimi çekiyor. Ve Martha yerine kızıl saçlı namıssız herif tiksindirdi beni. Gerçek hayat hikayesi olması şaşırtıcı gelmişti. Gerçekten böyle insanlar var mı demiştim. 1 hafta geçmedi ki yeni edindiğim arkadaşın hayat hikayesini dinledim. Kurban olurum Martha'ya dedim. Ama şöyle bir şey var ki tüm bu tuhaf davranışların geçmişinde hep yaşanmış bir olay oluyor. O yüzden insanları suçlamak zor. Ve çok güzel çekmişler, hikaye çok akıcı ilerliyor. Bayıldım ben, izleyeceklere iyi seyirler dilerim. Okuduğunuz için teşekkür ederim minik rengeyikleri🫎💀
Gecenin mavisini seviyorum. Yaz sıcağında esen o hafif rüzgarı seviyorum. Yorgun bacaklarımı uzatınca gelen o rahatlama hissiyatını seviyorum. Seviyorum da seviyorum be...
Kendimden nefret ediyorum. Eskiden çok daha duyarlı bir insandım ama zamanla o kadar çok alıştım ki bu dünyanın acımasızlığına, hiçbir şey beni, üzerine düşünmeye yeltenecek kadar şaşırtmıyor. Ama yanmış bedenleri ve kopmuş kafalarıyla o masum bebekler... Ve bundan bile aşırı…devamıKendimden nefret ediyorum. Eskiden çok daha duyarlı bir insandım ama zamanla o kadar çok alıştım ki bu dünyanın acımasızlığına, hiçbir şey beni, üzerine düşünmeye yeltenecek kadar şaşırtmıyor. Ama yanmış bedenleri ve kopmuş kafalarıyla o masum bebekler... Ve bundan bile aşırı etkilenmedim çünkü o kadar alıştım ki... O haberi gördüğümde ne bileyim 1 hafta kendime gelememem gerekiyordu, içtiğim sudan aldığım nefesten bile utanmam gerekiyordu... Ama hayır! hiçbir şey olmuyormuş gibi yaşamaya devam ediyorum. İşte bu yüzden nefret ediyorum kendimden, onu bile tam olarak beceremiyorum gerçi ama...
Spoiler içeriyor
"Başkası sayesinde yaşamak çok zor, onlar için yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Ölen kişinin onuruna yaşama sımsıkı tutunmak çok bencilce. İstesen de ölemezsin, yaşayacak cesaretin olmasa da ölemezsin." Seviyorum ya Kore yapımlarını, klişe yapımları bile izlettiriyor kendini, çok sıcak bir kültürleri…devamı"Başkası sayesinde yaşamak çok zor, onlar için yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Ölen kişinin onuruna yaşama sımsıkı tutunmak çok bencilce. İstesen de ölemezsin, yaşayacak cesaretin olmasa da ölemezsin."
Seviyorum ya Kore yapımlarını, klişe yapımları bile izlettiriyor kendini, çok sıcak bir kültürleri var. Japonya hariç Uzakdoğu ülkeleri bana çok sıcakkanlı geliyor aslında.
Aşırı haz aldım izlerken, karakterleri çok sevdim. Makyaj ekibi baya iyi iş çıkarmış, CGI keza çok iyi, patlama sahnelerinde dandik bir şey olur diye bekliyordum ama çok güzeldi. Oyunculukları da gerçekten çok güzeldi, tek bir zombi bile sırıtmıyor gözünüzde yani gerçekten zombinin hasını yapmış adamlar, helal olsun. Ama eleştirilecek noktalarda var tabi kısaca değinecek olursak, senaryo tekrara düşüyor. Ölümsüz eleman sürekli aynı tarzda sorun çıkarıyor ve hadi aşağı attınız, biliyorsunuz ki düşmek vesaire almıyor canını herifin koparın kafasını gitsin. Onun dışında bağışıklığı olan kızı neden kullanmadınız abi, zombiler zaten onu takmıyor enfekte olmuş. O gürültü çıkararak dikkat dağıtabilirdi. Patlama sahnesinde dağdaki gençlerin altındaki toprak havaya uçtu ama diğer bölüme geçince hepsi sağ salimdi, toz bile yoktu üzerlerinde. Dizide boş yere kendini feda edenler vardı, babası o kadar yol geliyor kızı için ve saçma sapan bir yerde kendini feda ediyor. Ya aç kapıyı geç diğer tarafa bağla orda kemerinle kapıyı, ne diye böyle bir şey yaparsın, hem kızına travma yarattın gereksiz yere... Diğer nokta ise abicim spor salonundaki sahnede kafayı yedim, çocuk topları tutunca ben dedim ki aha akıllı adam, top fırlatıp dikkat dağıtırlar... Ama gel gör ki arabaları bağlayıp çember yaptılar... Allah akıl fikir versin abicim yani yapılır mı böyle bir saçmalık ya sabır. Neyse, mantık hatalarını ve senaryonun sürekli tekrara düşmesi bile olumlu görüşümü etkilemedi çünkü baya keyif aldım. Amerikan sinemasına rakip olacak pek ülke yoktu birkaç yıl öncesine kadar ama şimdi güzel alternatifler var. Neyse çok uzattım. Velhasıl kelam 2. sezonu heyecan içinde bekliyorum.