Akşam üzeri başladım az önce bitirdim. Efsane bir diziydi. Komik,duygusal,aksiyonu bol ve eğlenceli. 8 bölüm su gibi akıp gidiyor. İyi ki denk gelip başlamışım hemen. Çok güldüm çok eğlendim yaaa
Biri edebiyat birisi mimar öğrencisi olan iki gencin,vefat eden yazarın evine gidip onun hakkında gerçekleri araştırmasını anlatıyor. Karanlık atmosferi var hikayenin. Son anlara kadar her şey tam bir muamma. Bu yüzden beni biraz sıktı. Ama 2. Kitabı merak ediyorum.
Paranormal konulu film önerisi gelir mi? Baya geren bir tür olsun ama. Ruhlar Bölgesi,korku seansı ve the nun serilerini izledim. Tr serilerini de izledim işte dabbe ya siccin vs.
Bir serinin ilk kitabına göre bence gayet iyiydi. Genelde serilerin 1. Kitapları karakterleri ve evreni tanıtmak için pek olaylı ilerlemiyor. O yüzden genelde 1. Kitapları okurken sıkılan birisiyim. Bu kitap en başından yarısına kadar gayet sürükleyici ilerledi, bu açıdan cidden…devamıBir serinin ilk kitabına göre bence gayet iyiydi. Genelde serilerin 1. Kitapları karakterleri ve evreni tanıtmak için pek olaylı ilerlemiyor. O yüzden genelde 1. Kitapları okurken sıkılan birisiyim. Bu kitap en başından yarısına kadar gayet sürükleyici ilerledi, bu açıdan cidden çok sevdim. Bazı ters köşeler oldu, bunlar hakkında olumsuz yorum görmüştüm ama bence normal ya. İnsanların garipsemesinin ya da mantıklı bulmamasının sebebi bence kitabı baştan sona tek bir bakış açısında okumamızdı. Eğer bir kaç karakterin daha açısından okusaydık bir tık daha anlaşılır olurdu diye düşünüyorum.
Bence genel olarak güzeldi,dediğim gibi 1. kitaba göre gayet iyiydi. Severek okudum ve serinin kalan kitaplarını da sabırsızlıkla bekliyorum.
Geçenlerde bir türlü kitap okuyamıyorum,odaklanamıyorum demiştim şimdi film izleyemiyorum,odaklanamıyorum. 2 günde bitirdim filmi. Hem odaklanamadım hem hiç sarmadı. 3. Filmden sonrası hiç olmamış, zorlamışlar resmen. Son film için daha iyi bir senaryo beklerdim doğrusu. Boş boş yüksek ses müzik verip…devamıGeçenlerde bir türlü kitap okuyamıyorum,odaklanamıyorum demiştim şimdi film izleyemiyorum,odaklanamıyorum. 2 günde bitirdim filmi. Hem odaklanamadım hem hiç sarmadı. 3. Filmden sonrası hiç olmamış, zorlamışlar resmen. Son film için daha iyi bir senaryo beklerdim doğrusu. Boş boş yüksek ses müzik verip durmuşlar. Neyse,bu film korku konusunda en iyilerden dediğiniz yapımların önerisini de verebilirsiniz,belki film izleme alışkanlığıma öyle öyle geri dönerim.
Herhalde 1-2 sene önce başlayıp bir türlü ilerleyemediğim bir kitaptı. Onca zamandan bu yıla kadar anca 40 lı sayfalarına gelebildim. Bu ay bitirmek için kendimi zorladım. Kitap 304 sayfa ve resmen yarısından sonra çekmeye başlıyor. İlk 140 sayfaya zar zor…devamıHerhalde 1-2 sene önce başlayıp bir türlü ilerleyemediğim bir kitaptı. Onca zamandan bu yıla kadar anca 40 lı sayfalarına gelebildim. Bu ay bitirmek için kendimi zorladım. Kitap 304 sayfa ve resmen yarısından sonra çekmeye başlıyor. İlk 140 sayfaya zar zor geldim ama sonrası akıp gitti. Kalan sayfalar cidden güzeldi ama oraya gelene kadar sıkıcı şeyler okumaya değer mi bilemiyorum.
June Hur ile The red palace kitabına denk düşmemle yollarımız kesişti. O kitabı çok hoşuma gittiği için hemen ardından A Crane Among Wolves kitabına da başladım. Bunu da cidden çok beğendim. Yazarın kalemi çok kıvamında. Tarihi olaylardan esinlenerek çok güzel…devamıJune Hur ile The red palace kitabına denk düşmemle yollarımız kesişti. O kitabı çok hoşuma gittiği için hemen ardından A Crane Among Wolves kitabına da başladım. Bunu da cidden çok beğendim. Yazarın kalemi çok kıvamında. Tarihi olaylardan esinlenerek çok güzel gerilim, polisiye tarzını oluşturmuş. Kitabın konusuna gelirsek ana karakter olan kızımızın ablası Tiran kral tarafından kaçırılıyor. O dönem kral beğendiği tüm kadınları evli ya da bekar fark etmeksizin kaçırıyor. İseul ise ablasını kurtarmak için krallığa girmenin yollarını arıyor,o yolda küçük prens Daehyun ile kesişiyor. Abisini devirmek isteyen prens ike istemedende olsa birlik oluyorlar. Sonra zaten olaylar başlıyor. Gerçek olaylardan esinlenmiş olması beni daha çok üzdü. Daha önce bir kitap yüzünden bu kadar çok ağladığımı hatırlamıyorum.
Spoiler içeriyor
Paulo Coelho'nun bir kaç kitabını okuyup aşırı beğenmiştim. Simyacı kitabı zaten başlı başına harika bir eser. Bu kitabın sürekli övülerek bahsedildiğini görünce beklentim çok yüksek şekilde başladım. Hiç beğenmedim ya hemde hiç. Ne karakterler ne karakterlerin yaşadıkları duyguları bana hiç…devamıPaulo Coelho'nun bir kaç kitabını okuyup aşırı beğenmiştim. Simyacı kitabı zaten başlı başına harika bir eser. Bu kitabın sürekli övülerek bahsedildiğini görünce beklentim çok yüksek şekilde başladım. Hiç beğenmedim ya hemde hiç. Ne karakterler ne karakterlerin yaşadıkları duyguları bana hiç geçmedi.Ne Veronika'nın hayatında ne diğer hastaların hayatında kayda değer hiç bir olay yoktu. Hiç bir şekilde onlarla empati yapma durumuna sokamadım kendimi. Veronika bana rahat batmış dedirten türden birisi olarak geldi. Özellikle yazarın diğer kitapları ile kıyaslayınca aşırı sönük bir kitap. Sorumluluktan kaçmaya çalışan bir grup şımarık okudum ben. Hadi hayatları zor olan sürekli çalışmak fakirlikten kurtulmak için çırpınan insanlar olsa bu sorumluluktan kaçışı normal görebilirdim ama o da yok. Çoğu zengin, hayatları çok kolay ve konforlu olan insanlar. Benim için hayalkırıklığı oldu bu kitap. Neden insanların "bu kitap beni büyüledi" diyecek kadar beğendiğini düşünüyorum ama anlayamıyorum açıkçası.
Veliaht Prens Sado'nun hayatını kurgu ile birleştirerek çok güzel bir gerilim kitabı ortaya çıkarmış yazar. Kısa ama etkili güzel bir kitaptı. Özellikle tarihî kore dizileri izleyen kişilerseniz hikaye anında içine çekiyor. Bir çırpıda bitirdim, hoştu.