Dram filmleri izleme yolculuğunda kafayı sıyırmamak adına kısa bir mola. Romantik bir yapım izlemek istedim ve bunun alışılmışın dışında bir film olmasını tercih ettim. Denk geldiğim bu film bu isteğimi oldukça karşılar nitelikteydi. Yönetmenimiz listemde bulunan "Aşk Zamanı" adlı filminde…devamıDram filmleri izleme yolculuğunda kafayı sıyırmamak adına kısa bir mola.
Romantik bir yapım izlemek istedim ve bunun alışılmışın dışında bir film olmasını tercih ettim. Denk geldiğim bu film bu isteğimi oldukça karşılar nitelikteydi.
Yönetmenimiz listemde bulunan "Aşk Zamanı" adlı filminde yönetmeniymiş.
Çekim açıların da farklılıklar seven birisi olduğu aşikar. Zira çekim açıları falan alıştığımız düzenden çok farklıydı. İlk başlarda bir başım dönmedi değil ama zaman geçtikçe her şeye alıştığımız gibi buna da alıştım. Güzel bir deneyimdi. Hep gece vakti geçtiği için karanlık bir filmdi. Bu yüzden gerildim. Ülkece yaşadığımız son şeyler film sürecinde sürekli aklıma sorular getirdi. Sürekli farklı senaryolar kurdum. Aslında filmin konusunda da yine bir illegallik var zaten. Bununda etkisi oldu muhtemelen.
Seri katil bir adamımız var ve o adamın temizliğini yapan bir kadın var. Yani iş ortağı. Kadın adamdan hoşlanıyor ve bu durum saplantı içeren bir noktada. Adamın ne yaptığı, nasıl yaptığı, nerelerde gezdiği ve hatta hatta nerelerde oturduğu falan...
Kadın bu zaafla mücadele etmeye çalışırken seri katilimizse sadece öldürme konusunda profesyonel birisi. Onun dışında duygulara hayatında yer veren bir insan değil.
Normal bir şekilde rahat rahat izlenecek bir film değil bence. Çekim açılarından ve akıştan kaynaklı dikkat gerektiriyor. Zira karakterlerin iç sesini anlamak içinde dikkat vermemiz gerekiyor.
Aslında sadece katil ve kadın arasında bulunan bir dinamik yok bu filmde. Tam olarak bir aşk kavramı veya ilişkide bulunmuyor. Bir adama aşık iki kadın ve o kadınlardan birisyle farklı bir ilişkisi olan bir adam. Konuşamayan başka bir adam ve bu adamın platonik aşkı.
Yani bir noktada platonik aşkların toplamı gibi. Çevrelerinde insanlar var ama yalnız hepsi de. Zaten beşide normal tiplemeler değil. Sınırda uçuk bir kafayla yaşayan insanlar. Ve bu yönüyle film adını oldukça üstlenir nitelikte.
Konuşamayan adam ve babasının aralarında geçenler en sevdiğim noktalardan birisiydi. Yine müzikleri ve çekim açıları çok güzeldi.
Son sahneyle birlikte her zaman bir umut vardır diyebilir miyiz peki? Kötü binbir şeyin içinde ayağa kalkmak için bir sebep? Bir nefes? Bir istek?
Bunları görebilir miyiz?
Karmakarışıklaştığım bir film oldu. Bayıldığımı söylemem ama sevdim. Belki bir kez daha izlenmesi gerekir bu filmin. Bir şeylerin ikincisi olduğunda daha anlamlı olabilir. Veya hayal kırıklığı da olabilir. Bu sefer daha iyi olacak sanırsın ama belki de öyle olmaz.
Her neysee garip sorgulamalar içine dalmadan farklı bir iş arayanlara, sevginin farklı bir tanımı görmek isteyenlere öneririm. Herkese hitap edecek bir film değil zira.
Görüşmek üzere. ✨