"Her hikâyede en az iki taraf vardır. Seninki ve benimki. Bizimki ve onlarınki. Adamınki ve kadınınki. Dolayısıyla daima yalan söyleyen biri vardır." . . . 10/7
-Derler ki, Ömer’in, susuzluktan dili, damağı; ana, baba özleminden bağrı yanarken elinde bir söğüt dalı ile kendini boşluğuna bırakıverdiği Kızılpınar işte, o gece taştı...Ve gene derler ki, Söğütçük; Bağrı Yanık Ömer’in elinde söğüt dalı ile kaybolduğu yerdir. . . .…devamı-Derler ki, Ömer’in, susuzluktan dili, damağı; ana, baba özleminden bağrı yanarken elinde bir söğüt dalı ile kendini boşluğuna bırakıverdiği Kızılpınar işte, o gece taştı...Ve gene derler ki, Söğütçük; Bağrı Yanık Ömer’in elinde söğüt dalı ile kaybolduğu yerdir.
.
.
.
10/8
""Daha başka ne yapabilirim bilmiyorum. Çünkü eğer bir şeyi doğru yapsam bile takdir edilmeyecek. Teşekkür bile etmeyecek. Fakat ne zaman yanlış birşey yapsam huysuzlaşıyor."" . . . 10/7
"Neden restorant işletiyorsun? İstediğin için mi? Parayı unut, kartvizitleri unut. Gerçekten tutkun var mı? Bunu düşün. Tutkunun ne olduğunu düşün." . . . 10/7
...Şimdi bunu Gazi Paşaya nasıl anlatırdı? Onun karşısında Yahya Kemal'ler, Abdülhak Hamit'ler bile tutuluyordu. O ne söyleyebilirdi ki? Sanatkarın susup önüne baktığını gören Gazi Paşa onu yüreklendirirdi. Bir daha kadehine vurup içmesini sağlayıp, sesini yükseltti: -Hadi kalk ayağa...Şarkını savun! ...