"Bu düşen bir toplumun hikâyesi. Düşerken kendini rahatlatmak için şunu tekrar edermiş: Buraya kadar her şey yolunda. Önemli olan düşüş değil, yere çarpıştır.. "
Bu dizi hakkında uzun uzun yorum yapmak isterdim ama kelimelere dökmekte sorun yaşıyorum şu an. Çünkü bu dizi kelimelerle ifade edilecek türden değil. Son bir kaç yıldır bu dizinin yaşattığı hissiyatı başka hiç bir yapımda hissetmedim. Ciddi anlamda dünya üzerinde…devamıBu dizi hakkında uzun uzun yorum yapmak isterdim ama kelimelere dökmekte sorun yaşıyorum şu an. Çünkü bu dizi kelimelerle ifade edilecek türden değil.
Son bir kaç yıldır bu dizinin yaşattığı hissiyatı başka hiç bir yapımda hissetmedim. Ciddi anlamda dünya üzerinde alınabilecek bütün ödülleri hak edecek cinsten bir dizi. Tamam uzatmıyorum daha fazla 😓 Utanmasam bi' 20 satır daha yazarım ne kadar beğendiğimi anlatabilmek için 🤧 Lütfen izleyin ve daha fazla insana izletin. 🙏
"Bir erkek, hayatı bölümler halinde görür. Bebek doğarsa ve birisi ölürse bu bir bölümdür. Bir çiftlik sahibi olup, kaybederse bu bir bölümdür. Ama bir kadın için, her şey bir akıntı gibi devamlıdır. Küçük engeller vardır, ama nehir akmaya devam eder.…devamı"Bir erkek, hayatı bölümler halinde görür. Bebek doğarsa ve birisi ölürse bu bir bölümdür. Bir çiftlik sahibi olup, kaybederse bu bir bölümdür. Ama bir kadın için, her şey bir akıntı gibi devamlıdır. Küçük engeller vardır, ama nehir akmaya devam eder. Bir kadın hayatı böyle görür."
*...ama biz gelmeye gelmeye devam ederiz. Bizler yaşayan insanlarız. Bizi silemezler, bizi ezemezler. Biz sonsuza dek varolacağız, çünkü biz insanlarız.*
"Birini aklınızdan silebilirsiniz ama onu kalbinizden atmak bambaşka bir hikâyedir.. " "Biriyle bunca zaman geçirip, sonunda onun sadece bir yabancı olduğunu idrak etmek.. Ne büyük bir kayıp" * - Mükemmel biri değilim. - Sende hoşlanmadığım bir şey göremiyorum - Ama…devamı"Birini aklınızdan silebilirsiniz ama onu kalbinizden atmak bambaşka bir hikâyedir.. "
"Biriyle bunca zaman geçirip, sonunda onun sadece bir yabancı olduğunu idrak etmek.. Ne büyük bir kayıp"
* - Mükemmel biri değilim.
- Sende hoşlanmadığım bir şey göremiyorum
- Ama göreceksin! *
"Geri dön de vedalaşalım en azından. Vedalaşmışız gibi yapalım. "
"Hatırla beni. Elinden gelenin en iyisini yap. İhtimal ki başarabiliriz"
Bu filmi hiç duymayan yoktur diye düşünüyorum. En azından konusunu az çok duymuşsunuzdur. Bilim kurgu ve aşkın birleşmesiyle efso bir şey çıkmış ortaya.
Joel Barish kötü giden ilişkilerine belki bir şans daha verilebilir umuduyla kız arkadaşı Clementine'nin çalıştığı yere gidip onunla konuşmak ister. Ama garip bir durum yaşanır; kız Joel'i tanımıyor. Gariban Joel tabii anlam veremez noluyo kardeşim falan olur ve çok geçmeden hakikati öğrenir. Clementine Joel'i hafızasından sildirmiş. Unutmak istediğimiz insanları kafamızdan tamamen atabileceğimiz bir mekanizma var. O insana ait olan tüm anıları, eşyaları götürüyoruz ve puff. Adam tamamen kayboluyor. Sanki hiç tanışmamışız gibi, sanki böyle bir insanın varlığından asla haberimiz olmamış gibi. Hafızamızdan sildik diyelim peki kalbimizden de aynı şekilde tüm izlerini silebiliyor muyuz? Hayır. Film de tam olarak bunu konu alıyor. Joel hırs ve hayal kırıklığı ile aynı şekilde Clementine'i hafızasından sildiriyor. Ama ikili bir şekilde tekrar karşılaşıyor ve sil baştan yeniden tanışıyor. Yani birbirlerini hafızalarından silseler bile, kalplerinden silemiyorlar ve tekrar aynı şekilde birbirlerine aşık oluyorlar.
İki taraf da içlerinde çok yalnız karakterler. İkisi de çok karmaşık kişiliklere sahip. Böyle karakterler hissettikleri yalnızlık ve ilişki konusunda ki karmaşık düşünceleriyle birbirlerine kafa olarak yakın hissettikleri bir insanla karşılaştıklarında ona sırılsıklam aşık olduğunu düşünür ve aynı şekilde karşı tarafında kendisine aynı ilgiyle yaklaştığını görünce bu kişi dışında kimsenin ondan hoşlanmayacağı düşüncesine kapılır. Belki de kısmen doğrudur. Çünkü ne istediğini tam olarak bilen bir insan ilişki konusunda karmaşık davranan bir kişiyle sağlıklı bir ilişki sürdüremez veya anlaşamaz. Bu yüzden aynı kutuplar birbirini çeker gibi bir durum var bana göre. Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum. Joel ve Clementine de, birbirlerinden ne kadar sıkılsalar da başka bir insanla da yapamayacaklarını bildikleri için kötü yanlarının farkında olmalarına rağmen tekrar tekrar birbirlerine dönüp dururlar. Toxic ilişki muhabbeti işte. Sonda kendilerine gelen ses kayıtlarında birbirleri için söyledikleri kötü şeyleri dinlediklerinde aynı şeyleri tekrar yaşayacaklarını fark etseler de birbirlerini sevdikleri için sil baştan başlamaya karar verirler. Ama aynı şeyleri kısır döngü gibi yeniden, yeniden ve yeniden yaşayacaklar yüksek ihtimalle. Belki de yine hafızalarını sildirme kararı alacaklar. Bu döngüden kurtulmanın tek yolu yaşadıklarını kabul edip kendi yollarına bakmaları. İşte bu yüzden de hafıza silme olayı bana çok saçma geldi ve böyle bir şansa sahip olsam malum eleman için bile yapmazdım diye düşünüyorum. Çünkü kötü anılarla ve travmalarla yüzleşmek, unutmaya çalışmaktan daha sağlıklı bir yoldur.
Uzun zamandır vicdan azabı hissettiğim için oturup keyifli keyifli film izleyemiyordum, çok iyi geldi. Çok fazla duyduğum bir filmdi o yüzden büyük bir beklentiyle izledim. 3 filmden oluşuyormuş; ilkine bayıldım, diğer 2 bölümü de aşırı merak ediyorum umarım en kısa…devamıUzun zamandır vicdan azabı hissettiğim için oturup keyifli keyifli film izleyemiyordum, çok iyi geldi. Çok fazla duyduğum bir filmdi o yüzden büyük bir beklentiyle izledim. 3 filmden oluşuyormuş; ilkine bayıldım, diğer 2 bölümü de aşırı merak ediyorum umarım en kısa zamanda izlerim ama yorumlarda rastgele gördüğüm bir spoiler tabir-i caizse kol gibi girdi yani onu nasıl unutabilirim bilmiyorum 😓
Neden bu kadar beğendiğimi şu şekilde açıklayabilirim. Öncelikle kendi adıma yaşayabileceğime gram ihtimal vermediğim şeyleri konu alan filmler ve kitaplar bana her zaman çok mükemmel gelmiştir. Ben böyle bir şeyi asla yaşayamazdım bari bir filmde izliyim veya kitapta okuyayım diye düşünürüm genelde. Bu filmde ki tanışma muhabbeti, kızın yeni tanıştığı bir insana hemen güvenip onunla plan yapması v.s. v.s. gibi şeyler bana baya baya uzak sanırım. Çok fazla güven problemi yaşayan bir insan olarak belki hayatım boyunca hiç yaşayamayacağım bu aşk hikâyesini izlemek çok keyifliydi. Ama bunlar dışında merak ettiğim başka bir şey var. Acaba aramızda kader bağı olan bir insanla ilk karşılaşmamızda onun bizim için olduğunu anlıyor muyuz, veya o an nasıl hissediyoruz? Bu insan evladı benim için gelmiş bu dünyaya, kesinlikle artık sonsuza kadar birlikte yaşayacağız gibi hissedenler var mıdır? Ya da bu kader bağı, ruhların birbirine bağlanması gibi muhabbetler gerçekten var mı? Çok merak ettiğim bir olay ve yaşayabilecek miyim zamanla hayatta kalırsak inşallah görücez. Biraz fazla boş yapmış bulundum. İzleyin işte güzel film 🧍♀️🫵
Japon edebiyatında okuduğum ilk kitaptı. Polisiye sevdiğim için büyük beklentiyle okudum. Çoğu kişi de beğenmiş sanırım ama ben beğenemedim. Açıkçası biraz zor okudum. Bereket girmiş gibiydi. 1 sayfa okuyorum 5 sayfa ekleniyo 🫨 Her neyse, ben önermiyorum 💁♀️
Yıllaar yıllar önce kitap fuarından, satan abi fazlasıyla zorladıği için ve ben de "hayır" diyememe hastalığına sahip olduğum için almak durumunda kalmıştım. O günden sonra defalarca bir kaç sayfa okuyup bırakmıştım. Kitabın kalınlığı ve klasik olması v.s. zart zurt sebeplerden…devamıYıllaar yıllar önce kitap fuarından, satan abi fazlasıyla zorladıği için ve ben de "hayır" diyememe hastalığına sahip olduğum için almak durumunda kalmıştım. O günden sonra defalarca bir kaç sayfa okuyup bırakmıştım. Kitabın kalınlığı ve klasik olması v.s. zart zurt sebeplerden ötürü biraz korktum açıkçası çünkü kitap okuma alışkanlığını yeni yeni kazanmaya çalışan chill bir kızdım (sosyal medya akımı lütfen kızmayın😮💨) Kitaplığımda varlığını unuttuğum bu kitabı tekrar okuma kararı aldım ve okumaya başladım. Başta biraz korkutsa da, baya akıcı bir kitaptı. Özellikle ortalara doğru geldikçe gerisi su gibi akıp gidiyor. Yks illeti yüzünden aralıklı aralıklı okuduğum için biraz uzak kaldım ama yine de çok beğendim. Filmi de varmış, onu da hemen izlemek istiyorum. Uzun uzun yazmak isterdim ama okuyun, okutturun (gerekirse silah zoruyla) demekten başka bir şey gelmiyor aklıma..
🪷 Alıntı...
"Gözyaşlarından utanmamak gerekir. Onlar katı kalplerimizi yumuşatan, topraktaki tozun üzerine yağan yağmura benzerler.. "
"Sana gerçek aşkın ne olduğunu söyleyeyim. Körcesine bir bağlıkıktır o, sorgusuz sualsiz insanın kendi zayıflığını kabul etmesidir. Tam anlamıyla sevdiğine boyun eğmektir. Kendine ve tüm dünyaya inanmak ve güvenmek, kalbini ve ruhunu o haine vermektir. Benim yaptığım gibi.."
"Düşüncelerimden seni atmak mı? Asla! Sen benim benliğimin bir parçasısın. Benim bir parçamsın. Buraya geldiğim ilk günden beri bu böyle. Okuduğum her satırda sen varsın. Üstelik o zamanlar o küçük çocuğun kalbini çok kırmıştın. Baktığın her şeyde, nehirde, gemilerin yelkenlerinde, bataklıklarda, bulutlarda, gün ışığında, gecede, esen rüzgarda, hışırdayan ağaçlarda, sakin denizde, tozlu caddelerde hep sen varsın. Güzel olan ve umut taşıyan her hayalimde sen varsın. En sağlam Londra binalarının taşları bile sana olan sevgimden daha somut değil. Bu konuda söylediğim her şey gerçek. Bundan sonra da böyle olacak. Sen hayatımın son anına kadar benim bir parçam olacaksın. İyi yanlarımda da kötü yanlarımda da sen olacaksın. Daha çok iyi yanlarımda, çünkü bana zarardan çok yararın dokundu...Tanrı seni korusun ve bağışlasın!"