Çok fazla duyguyu hissederek 1 günde bitirdiğim bir dizi oldu. İlişki, kişiler çok gerçekti ve beni çok etkiledi, karakterleri kendime yakın bulduğum için dizinin yeri bende ayrı oldu. Keşke sonu böyle olmasaydı.
Aşırı sinir oldum, kadının kocasının rahatlığı, kabullenmişliği, tepkisizliği... Bu muydu bu kadar sevdiğiniz film dedirtti. Edit: bu filme isim versem "mış gibi yaşamlara sarılmanın övgüsü" olurdu.
Spoiler içeriyor
Bir tarafta bir ömrü birlikte geçirip çocuklarınızın, torunlarinizin olduğu eşiniz, diğer tarafta gençken kaybettiğiniz ilk eşiniz obur dünyada sizi bekliyor. Mantıklı olan yaşanmamis olanı, yarım kalanı seçmek değil mi? Bence burda bir ikilem yok. O yüzden film çok sinir bozucuydu.
Süresi biraz fazla uzun olsa da, sabredip sonuna kadar izlediğime değdi. Özellikle son 1 saatinde oyunculuklar, sahneler doruk noktasına çıktı, Camille Claudel'e çok üzüldüm. 30 yıl akıl hastanesine kapatılması ve heykel yapmasına asla izin verilmemesi, ne kadar büyük bir zulüm...
Lgbt güzellemesi olmanın ötesinde hiçbir özelliği olmayan, bomboş bir film. Halbuki ben gerilim filmi sanmıştım isminden dolayı. Alysa'nın film boyu yırtına yırtına bağırması kulaklarımı tırmaladı ayrıca.
Filmden sonra okuduğum için, kafamda hep filmin sahneleri canlandı, sonu hariç hemen hemen filmle aynıydi diyebilirim ama filmi daha çok sevdim, kitap da akıcı, kolay okunan bir kitap.
Spoiler içeriyor
Ana de Armas'tan tiksinmeme yol açan film. ---spoiler---- Vic o kadar sıkıcı, o kadar renksiz biri ki, ancak Melinda gibi hareketli, sadakatsiz biriyle "canlı" hissedebiliyor. Kendi halinde o kadar yok gibi hissediyor ki, Melinda'nın birlikte olduğu kişileri öldürmek hayatına bir…devamıAna de Armas'tan tiksinmeme yol açan film.
---spoiler----
Vic o kadar sıkıcı, o kadar renksiz biri ki, ancak Melinda gibi hareketli, sadakatsiz biriyle "canlı" hissedebiliyor. Kendi halinde o kadar yok gibi hissediyor ki, Melinda'nın birlikte olduğu kişileri öldürmek hayatına bir amaç veriyor.
Kadın rahat, aldattığı erkekler de rahat, "Bu kadının kocası beni öldürür mü?" korkuları yok ve bunun bedelini de ödüyorlar.
Eleştirilerin aksine fena bulamadığım bir film oldu, ama böyle bir çiftin varlığı herkes gibi beni de sinir etti. Adama üzüldüm böyle bir ilişkiye mahkum hissettiği için.
15 yıl sonra yeniden izledim, oyuncu kadrosu ne kadar iyiymiş, yeni fark edebildim ve hatırladığımdan çok daha derin bir film olduğunu gördüm, Robin Williams gibi birinin intihar etmiş olduğunu düşününce hüzünlendim, çok güzel filmdi vesselam. Bir de Stellan Skarsgard çok…devamı15 yıl sonra yeniden izledim, oyuncu kadrosu ne kadar iyiymiş, yeni fark edebildim ve hatırladığımdan çok daha derin bir film olduğunu gördüm, Robin Williams gibi birinin intihar etmiş olduğunu düşününce hüzünlendim, çok güzel filmdi vesselam.
Bir de Stellan Skarsgard çok karizmatik değil mi, ya?
Spoiler içeriyor
Bu aralar eski filmlerden gidiyorum. Çok severek izledim, oyunculuklar ve sahneler çok iyiydi, böyle aşklar kaldı mı diye düşündürdü ve bazı sahnelerde gözlerim doldu. ------spoiler--------------- Sadece Oliver'ın babasına karşı olan anlamsız gururu beni deli etti. Adam onlar evlendikten sonra ikisini…devamıBu aralar eski filmlerden gidiyorum. Çok severek izledim, oyunculuklar ve sahneler çok iyiydi, böyle aşklar kaldı mı diye düşündürdü ve bazı sahnelerde gözlerim doldu.
------spoiler---------------
Sadece Oliver'ın babasına karşı olan anlamsız gururu beni deli etti. Adam onlar evlendikten sonra ikisini birlikte doğum gününe davet etti, reddetti. Sonra Oliver, hiçbir şey olmamış gibi babasından para istemeye gitti, sebebini bile söylemedi, ona rağmen babası parayı verdi. Ve ardından baba tüm bunlara rağmen durumu öğrenip hastaneye geldi. Nedir bu delice öfke, gurur yani? Ve tüm film boyunca her durumda Jenny'nin yüzünde olan müstehzi gülümseme, biraz sinir bozucuydu, yine de sevdim.
------spoiler----
Can Dostum'u uzun yıllar önce izlemiş, sevmiştim, yıllar sonra bu ABD versiyonunu izledim ve bunu da beğendim, Bryan Cranston ve Kevin Hart'ın oyunculuklarını seyretmek keyifliydi.