ya of of of.. daha önce bir çok kez izlediğim ama tam olarak hangi replik hangi bölüme ait, hangi bölümde ne oluyor hatırlamadığım bir seri ve baştan izlemeye karar verdim çünkü neden olmasın? Harry Potter denilince aklıma ablam geliyor o…devamıya of of of..
daha önce bir çok kez izlediğim ama tam olarak hangi replik hangi bölüme ait, hangi bölümde ne oluyor hatırlamadığım bir seri ve baştan izlemeye karar verdim çünkü neden olmasın?
Harry Potter denilince aklıma ablam geliyor o çok fazla tutkunuydu hem serinin hem kitaplarının. gerçi bana da kitaplarını alıp okumak farz oldu da neyse. he bi de 2020 yılı.. karantina evde bi akşam yemeğinde ailece otururken kanalD'de çıkmıştı. o sıralar köydeydik, saat 19.00 civarı bir şey köye has o gece kokusu, o yıldızlı karanlık ve evim.. o gece yanlış hatırlamıyorsam Ateş Kadehi bölümü vardı bütün aile kitlenip izleniştik.. eskiyi özlemeyen biri olarak o günlere çokça özlem duyuyorum açıkçası..
neyse büyük bi heyecan ve haranlıkla izlediğim bi seri yani Harry Potter serisini övmeme burada gerek yok ne kadar başarılı bir başyapıt olduğuna hepimiz aşinayız..
ama son bölüm offff..
bilmiyorum ama Snape çok içime oturdu her anıyla, her hareketiyle. zaten bi tek onun ölümüne ağladım bu seride he bi de cedric var üzümlü kekim.. neyse son bölümde ağladım biraz o üzdü beni buraya da yazmak istedim işte.. ve Harry'in oğluna Albus Severus adını vermesi...
iyi uykular Charlie..
Biz o bankta oturmuşuz Kâlu Belâ'dan beri. Kaç bahar görmüşüz kim bilir, kaç zemheri. İlk kez ayın hâlesine sırnaşığım; Yaşım yirmi altı. Sana kırk senedir aşığım.
Spoiler içeriyor
incelememe hoş geldinizzz bayağıdır roman kurgusu okumuyordum, okuluydu,yurduydu,arkadaşıydı,yaşama çabasıydı derken ara tatil oldu hamdolsun. (kimsenin haberi yok ama kur sınavından kaldım) neyse önemsiz konular bunlar. Öncelikle incelememe "Sarı Yüz"ün anlamını belirterek başlamak istiyorum. Sarı Yüz: genellikle bir gösteri dahilinde Doğu…devamıincelememe hoş geldinizzz
bayağıdır roman kurgusu okumuyordum, okuluydu,yurduydu,arkadaşıydı,yaşama çabasıydı derken ara tatil oldu hamdolsun. (kimsenin haberi yok ama kur sınavından kaldım) neyse önemsiz konular bunlar.
Öncelikle incelememe "Sarı Yüz"ün anlamını belirterek başlamak istiyorum.
Sarı Yüz: genellikle bir gösteri dahilinde Doğu Asyalı insanlar gibi görünmek için yapılan makyaj.
R.F Kuang muhtemelen bir çoğumuzun ilk defa denk geldiği bir yazar keza aynı şekilde benimde. kalemi akıcı, gereksiz detay vermiyor Yu Hua'nın aksine (yanlış anlaşılmasın sadece Yaşamak adlı kitabın baş karakterinden pek hazetmiyorum) kendisinin okutan bir eser ortaya çıkarmış.
iki arkadaş ya da arkadaş olduklarını sanan 2 genç kız. Athena ne kadar güzel, zarif, göz önünde başarılı bir yazarsa June onun tam tersi, yazdığı ilk kitap istediği şekilde satılmamış, ilgi görmemiş ve bir kenara atılmış bir yazar..
bir gün Athena'nın Netflix ile anlaşma yapıp kitabının filme uyarlanmasını kutlarken fazla samimi oluyorlar normalde olanın aksine ve Athena'nın evine geçiyorlar. June Athena'nın evini, yaşam şeklini görüp bir kere daha Athena'yı kıskanıyor.
Tabii bu sırada ikisinin de alkol hâlâ damarlarında, kafaları güzel bu sırada krep yapıp yeme yarışmasına karar veriyorlar.
Krepleri yeme başlıyorlar June hızlıca yiyip ben kazandım diyecekken Athena'nın boğlumak üzere olan suratıyla karşılaşıyor.
Heimlich manevrasını yapmaya çalışıyor ama nafile başaramıyor ve hemen 911'i arıyor ama kurtarma ekipleri gelene kadar Athena (ambiyane tabirle) çoktan nalları dikiyor.
Hikayenin bundan sonrası June'nin Athena'nın kurgusunu çalması ve ardından yaşanan olayları konu ediniyor.
June o telaşla hangi ara Athena'nın yeni kurgusunu aldı bilmiyorum ben olsam kalp krizi falan geçiririm onun soğukkanlılığı hayran uyandıracak bi şey bence.
Kitap hakkında kendi düşüncelerime gelecek olursak;
ben kitabı bir de Athena'nın bakış açısından okumayı çok isterdim, kitabın ikinci serisi olsa ve orda Athena'nın gözünden olaylar anlatılsa 2.sini de koşa koşa almaya giderdim o derece merak ediyorum. Çünkü kitaptaki neredeyse her karakter düştüğü an Athena'yı kötülüyor, o şöyle, o böyle merak ettim ne kadarı gerçek ne kadarı yalan??
Kitabın sonunda June'ye şantaj yapan kişinin çok daha farklı biri olmasını isterdim açıkçası çünkü Candice çok tahmin edilebilir biriydi. Sanırım kitapta biraz Agatha Christie ters köşesi bekliyordum.
sonu açıkçası beklentimi karşılayamadı, ben olasıkları değil olanları okumak isterdim son sayfalarda. June'nin o kitabı yayınlanmasını ve sonrasındaki tepkileri, eleştirileri okumak isterdim.
Kitapta bir karakter olsaydım net June olurdum, çünkü.. çünküsü yok o olurdum işte
Her ne kadar sonu beklentimi karşılamasa da, gerçek anlamda bazen sayfaları nasıl çevirdiğimi hatırlamıyorum (bunun B12mle alakası yok) kitap akıcıydı, kendini okuttu ve beğendirdi.
kitap hakkında okurken söyleyeceğim çok şey vardı ama hepsini unuttum (bunun B12mle alakası var) sanırm artık kitapları okurken not almaya başlıycam.
kendinize cici bakınn..)
iyi uykular Charlie..
Giden mi daha çok üzülür yoksa kalan mı sorusundan çok "çıt" sesinin nedeni aranmalı bence.. selam raf ailesi, ben bu film inceleme olayını sevdim sanırım çünkü genelde izlediğim filmleri kimseyle konuşmam h. dışında ama burda insanların okuma ihtimali bile farklı…devamıGiden mi daha çok üzülür yoksa kalan mı sorusundan çok "çıt" sesinin nedeni aranmalı bence..
selam raf ailesi, ben bu film inceleme olayını sevdim sanırım çünkü genelde izlediğim filmleri kimseyle konuşmam h. dışında ama burda insanların okuma ihtimali bile farklı bi hissiyat veriyor bana :)
bana aşırı derecede yaz vibeı veren bi filmdi sebebini bilmiyorum hislerim öyle hissetmek istemiş.
Müzeyyen aslında her kadının gizli bi yönü; normları umursamayan, gerektiğinde arsız, özgür ruhlu, çoğu kez gamsız gibi görünüp içine gömen küçük bi biz..
Müzeyyen hiçbir zaman Arif'i sevmedi, bu duyguyu bilirim.. biri orda vardır seni sonuna kadar seveceğini bilirsin, seni anlayacağını, ilgisiz bırakmayacağını ve ruhunu seveceğini bilirsin ama biri gelir kafanı karıştırır ve o kişi o an biter. o yüzden Müzeyyen bi nevi ben, bi nevi biz..
filmde şu detayı fark ettim genel olarak erkekler mi böyle hiçbir fikrim yok ama Arif yalnız kaldığı her an soluğu başka kadında aldı, tek başına var olamadı ya da olmak istemedi bilemiyorum..
filmden hoşuma giden alıntılar ve kendimce yorumlamalarım;
1)-alıntı
Ne kadar çok ayrılık, o kadar hazırsın ölüm acısına.
katılmıyorum, katılmıyorum, katılmıyorum. Ben birinin bana ölüm acısı çektirmesini değil dünyada yaşamayı öğretmesini istiyorumdur belki. evet birileri her zaman gider, ister sebebi olsun ister sebebi olmasın ama bence en çok koyan şey birinin gideceğini ilk günden bilmene rağmen geçirilen vakit ve sonrasındaki gitme..
2)-alıntı
Bir şeyin kalbini kırması için illa yanlış olması gerekmez ki.
neden bu kadar haklı bir alıntı.. evet çok klasikleşti ama özellikle bu alıntıyı yaşadıktan sonra bünyeye zuhur eden o acı... tarifi zor.
3)-alıntı
Ne olmuştu da, "Seninle dünyanın her yerine gelirim," diyen Müzeyyen, durduğu yerden çekip gitmelere başlamıştı. Nerelere gidiyordu? Gelirken getirdiği bakışlar ne dalgaydı? Hangisi Müzeyyen' di? Ya da Müzeyyen kimdi? İlk tanıdığım kimdi, şimdiki kim?
hani Teoman kadının gidişi şarkısında "kadının gidişi sessiz olur derdin inanmazdım." der ya tam olarak bu alıntı o şarkı. Arkadaşlar bir kadın gitmeden önce 100 defa düşünür de siz fark etmezsiniz. fark etmeyince de gidişi sessiz oldu dersiniz ama aslında o gidiş fırtına sonrası durulmadır.
gelelim içimde defalarca tekrarladığım o diyaloğa..
4)-alıntı
Beni niye bırakıp gittin Müzeyyen?
- Elimde değildi, kendime engel olamadım. Ona aşıktım. Seni üzmek istemezdim ama kendimden de vazgeçemedim.
- - Değdi mi peki?
- - Mesele bu değil ki, yaşamam gerekiyordu yaşadım. Ama biliyorsun işte bitiyor en nihayetinde her şey gibi.
- - Çay için teşekkürler.
- - Gitme! Lütfen! Diyelim ki gitmedin. Seninle beraber olmaya devam ettik. Ne değişecekti? Ne yapacaktık?
- -Sevişirdik.
- Başka? Sabahları beraber uyanırdık. Ben senden önce kalkardım. Senin uyuyuşunu izlerdim. Sonra sen uyanırdın. Bana gülümserdin.
- - Sonra?
- - Sonra, sabahları çayı tek şekerli içtiğini, günün diğer saatlerinde şekersiz içtiğini biliyor olurdum. O ilk şekeri ben atardım çayına, zarifçe eritişini izlerdim.
- - Sonra?
- - Sonra, en çok boynundan öpülmeyi sevdiğini biliyor olurdum.
- Güzelmiş.
- -Sonra dışarı çıkardık. Dışarıda yağmur yağıyor olurdu. Biz şemsiyeyi almazdık. Sırılsıklam olurduk. Sonra sen bana sokulurdun. Ama saçağın altına hiç girmezdik. Sonra sen üşütürdün. Ayakların buz gibi olurdu. Ben sana en sevdiğin o mavi çoraplarını getirirdim. Sonra bayramları babaannenin mezarını ziyaret etmeye giderdik.
- - Gider miydik gerçekten?
- - Giderdik. Hayatta en sevdiğin kadın için ağlayışını izlerdim senin. Hiçbir şey yapmazdım; gözyaşlarını silmezdim, seni teselli etmezdim. Orada öylece ağlayışını izlerdim senin. Başka insanların mezarlarının arasında dolaşarak, hayatın ne kadar şahane bir şey olduğunu düşünürdüm. Sonra hiçbir şey yapmazdık. öylece otururduk. Çok bilinmeyenli bu sorunun yanıtını arardık. Hayat bizi yalancı çıkarana dek, bulduğumuz cevapları doğru sanırdık.
- - O zaman, bir çay daha içelim mi?
- Daha fazla çay içmek istemiyorum ben..
Arif'in vazgeçişi güzeldi, yani en azından vazgeçmeyi öğrendi bi şekilde, acı da olsa..
o duvarı kendi örmedi örmek zorunda kaldı ona o duvarı Müzeyyen ördürdü.
Ufak bir eklenti..
Aradan sonra hani Müzeyyen Arif'e değişmişsin ama daha iyi görünüyorsun dedi ya o an aklımda şu alıntı vardı;
"Gözlerimi dolu görmedin diye, göğsüm ağrımaz mı sandın?"
arkadaşlar kimse sizin ne zoruklar yaşadığınızı umursamıyor emin olun bunu bizzat kendim yaşayarak tecrübe edindim, kimseye zayıf noktanızı belli etmeyin, insanlar sadece sonuca odaklanır. elinizden geldiğince yaranızı kendi içinizde sarın çünkü bugün biri size yâr olan ertesi gün yara olur..)
İncelemye ne alaka bilmiyorum yazasım geldi (bu yoktu aslında içimden geldi .d)
iyi uykular Charlie ve minik raf halkı..
Spoiler içeriyor
ilk nefret dolu incelememe hoş geldiniz.. en başından başlıycam filmi 2 senedir duyuyorum ama izlemek için kendimi motive etmem gerekiyordu sonuçta film adımı taşıyor .d neyse şaka şaka.. Bekir ve Uğur yanii bilemiyorum başta yani filme başlamadan önce Uğur'a karşı…devamıilk nefret dolu incelememe hoş geldiniz..
en başından başlıycam filmi 2 senedir duyuyorum ama izlemek için kendimi motive etmem gerekiyordu sonuçta film adımı taşıyor .d neyse şaka şaka..
Bekir ve Uğur yanii bilemiyorum başta yani filme başlamadan önce Uğur'a karşı çok fazla ön yargım vardı sebebini bende bilmiyorum ama yani Bekir ister kusura bak ister bakma çokta umrum ama çok net malsın.
başta 3 günlük kıza kalkıp seni seviyorum dedin bu ilk mallığın hadi bunu es geçtim kalkıp evleniyorsun mis gibi karın var üstüne hamile yetmedi ekliyorum miss gibi ailen var baban anlayışlı anan anlayışlı malın mülkün var istesen paşalar gibi yaşarsın ama yine mal olduğun için sadece 3 kere denk geldiğin ve seninle adam akıllı konuşmayan bi kızın peşinden çok özür dileyerek gavat gibi gidiyorsun bu da bilmem kaçıncı mallığın.
her ölümle burun buruna geldiğinde inşallah geberirsin dedim ama nafile yani geberemedin be. yanlış anlaşılmasın benim birine karşı olan sevgiye olan saygım sonsuz ama yani Bekir tam anlamıyla gavat olduğu için ona karşı saygı, sabır falan kalmadı yani
Bekir malı yüzünden ilk defa bir filmi 1.5x'te izledim ki normalde filmi ileri sarmak ya da hızlandırmak hiç benlik hareketler değil ama mal Bekir gece gece sinirlerimi aşırı bozdu.
Rabbim Bekir ve Bekir gibilerinden Emine gibi saf kızları uzak tutsun.
iyi uykular Charlie..tabii mümkünse..
28.01.26 saat 01.21 günlerden en sevdiğim gün olan Çarşamba günü. Genelde ağladığım zamanlar çok saçmalarım ve evet şu an ağlıyorum ondan bu denli detay vermem. arkadaşım h. aylardır bu filmi izlemem için üstümde baskı kuruyor sıfır şaka.d için rahat olsun…devamı28.01.26 saat 01.21 günlerden en sevdiğim gün olan Çarşamba günü. Genelde ağladığım zamanlar çok saçmalarım ve evet şu an ağlıyorum ondan bu denli detay vermem.
arkadaşım h. aylardır bu filmi izlemem için üstümde baskı kuruyor sıfır şaka.d için rahat olsun h. izledim ve kafana tüküreyim senin.
yaptığım incelemeleri genelde sıcağı sıcağına yaparım ki o an ne hissttiğimi, ne denli üzüldüğümü, sevindiğimi, ağladığımı ya da ne kadar etkilendiğimi sonraki okuyuşlarımda da hissedebileyim.
ağladım ama ağlamam öyle içimin çıktığı, hönküre hönküre gibi bir türden değildi. ama yine de bu şekilde bitmek zorunda değildi. evet Will' i suçlamıyorum önceki yaşamına kıyasla bu yaşamı yaşam değil ama Louisa yetmez miydi??
her şeye rağmen hayat yaşanmaya değmez mi?
evet bazen işte kaybederiz, insan ilişkilerinde kaybederiz, kariyerde kaybederiz, "sevgide" kaybederiz ama yine de bir kış gecesi hafif kar+yağmur, sıcak miss kokan bir kahve eşliğinde kitap, film ya da yuvan gibi hissettiğin birine karşı içten, samimi bir sarılma hayatı yeniden yaşanılabilir kılmaz mı?
ben mi fazla pozitifim yoksa insanlar mı fazla memnuniyetsiz bilemiyorum ama her şeye rağmen bir yerlerde gelmemizi bekleyen birileri mutlaka vardır, yoksa bile vardır eminim sadece sizin haberiniz yoktur ;)
ahh Will üzümlü kekim..)
offf yaaa valla aşırı üzüldüm niye böyle oldu
özellikle mektupta " beni fazla düşünme" demesi yani beni unutma ama hayatını aksatacak, akışını bozacak kadar da kaptırma kendini diyişi, sen gerçekte olmayacak kadar kurgusalsın Will seni favori karakterlerime kaldırmaya karar verdim orada daha huzurlu hissedeceğine eminim.
iyi uykular Charlie..
gece reels kaydırırken kesiti önüme çıktı ve dedim ki tekrar izlememem için hiçbir sebep yok (cuma kur sınavım var) neyse bunlar önemsiz konular .d En son 2023’ün ağustos ayında izlemiştim ve bildiğim filmleri tekrar izlemek kendimi güvende hissetmemi sağlıyor ve…devamıgece reels kaydırırken kesiti önüme çıktı ve dedim ki tekrar izlememem için hiçbir sebep yok (cuma kur sınavım var) neyse bunlar önemsiz konular .d
En son 2023’ün ağustos ayında izlemiştim ve bildiğim filmleri tekrar izlemek kendimi güvende hissetmemi sağlıyor ve bu güven duygusunu seviyorum.
Her izlediğimde neden Edward gibi biri karşıma çıkmıyor diye üzülmüyor değilim. Halbuki Ankara’nın havası tam da vampirlere uygun bir hava neden hala karşılaşmadık anlam veremiyorum.
Neyse filmin konusuna gelirsek hayatınızdan sıkıldıysanız 2 saatliğine kaçmanıza yardım ediyor sonrasında daha da sıkıcı bir hayat sizi karşılamış oluyor.
Tabiii ki de filmi izlemenizi öneriyorum, keyifli olmasa neden defalarca izleyeyim kiii¿
Tek problem Bella’nın mimikleri ve durmadan kasıntı yapması ama Bella’yı Bella yapan da bu zatennn.
Öyle söyleyeceklerim bu kadar iyi gecelerr..)
hee bi de Alice favori yan karakterim sensin balımm🪽
iyi uykular Charlie..
olabilir, insan yokuş çıktıktan sonra bir düzlükte pes edebilir. . . . dalgınım biraz, gözlerim uzaklarda, hep bir şey arıyorlar ama aradıkları şeyi bulamayacaklarına emin bir şekilde hâlâ aramaya devam ediyorlar. dalgınım biraz. iyi gitmeyen bunca şeye çok kırgınım, yorgunum.…devamıolabilir, insan yokuş çıktıktan sonra bir düzlükte pes edebilir.
.
.
.
dalgınım biraz, gözlerim uzaklarda, hep bir şey arıyorlar ama aradıkları şeyi bulamayacaklarına emin bir şekilde hâlâ aramaya devam ediyorlar.
dalgınım biraz. iyi gitmeyen bunca şeye çok kırgınım, yorgunum.
göğsümde bir özlem var, adım adım, nefes nefes benimle yaşayan, nefes aldırmayan.
iyiyim diyemeyecek kadar kötüyüm,
kötüyüm diyemeyecek kadar iyiyim.
bilmiyorum, hiçbir şey bilmiyorum. bilmemekte yoruyormuş, yıpratıyormuş insanı.
her şeye rağmen içimde yük olarak taşıdığım ve benimle olmayan insanlara kırgınım, öfkeliyim ve özlüyorum...
insan elinden gelmeyen şeylere de üzülüp kırılabiliyormuş bu yaşımda fark ettim.
iyi uykular Charlie..
Gecenin 3’ü ve ben ağlamak için film arıyordum.. Ağladım.. Tarık’a ağladım, Erhan’a ağladım, Hanife’ye ağladım, Hatice’ye ağladım ama en çok kendime ağladım lskjjldldkfdlgk En azından Tarık ve Hatice aşkı bulabilmiş, sevip sevilmiş. Ben ise 21. yüzyılda gerçek aşkı, saf sevgiyi…devamıGecenin 3’ü ve ben ağlamak için film arıyordum..
Ağladım..
Tarık’a ağladım, Erhan’a ağladım, Hanife’ye ağladım, Hatice’ye ağladım ama en çok kendime ağladım lskjjldldkfdlgk
En azından Tarık ve Hatice aşkı bulabilmiş, sevip sevilmiş.
Ben ise 21. yüzyılda gerçek aşkı, saf sevgiyi arayan bir zavallıyım..
Bulabilecek miyim bilmiyorum.. film ile alakasını sormayın inceleme okumak istiyorsanız yanlış yerdesiniz dlkdfjdlldjf.
Neyse..
Film’den güzel bir parça;
ulu ağaçların dibinde
derin bir sisin içindesin şu an
her şeyi gören bir görünmeyensin
kimselerin bilmediği bir ülkenin sahibi
cadının ormanı dedikleri, ürktükleri
ucundan dönüverdikleri..
onlar eteklerinde kalan bir korkaklar sürüsü.
iyi uykular Charlie..