"Rûhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervâne olan kendini gizler mi alevden? Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu..."
"Eğer hüzünlüysem seni hatırlarım... Eğer mutluysam seni hatırlarım. Başka gözlere baktığımda, başka bir ağzı öptüğümde, bir parfümü içime çektiğimde, seni hatırlarım..."
"Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden. İnanırdım saadetli yolculuklara. Adalar var zannederdim güneşli, maavi, dertsiz. Bütün hızımla koşardım dalgalara. O zaman beni görseydiniz. Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden. Beni o zaman görseydiniz Siz de gelirdiniz peşimden. Ama şimdi şu…devamı"Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
İnanırdım saadetli yolculuklara.
Adalar var zannederdim güneşli, maavi, dertsiz.
Bütün hızımla koşardım dalgalara.
O zaman beni görseydiniz.
Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
Beni o zaman görseydiniz
Siz de gelirdiniz peşimden.
Ama şimdi şu akşam saatinde
Son liman kendim, bu döndüğüm,
Bilmiş, bulmuş, anlamış.
Hatırımda, bir vakitler güldüğüm.
Yoluna can serdiğim o kaçış..."
1000k'da ilgiyle takip ettiğim bir okurun incelemesini okuduktan sonra ilk defa Necip Fazıl Kısakürek okumaya karar verdim. Birkaç yıl önce Peyami Safa'nın bir eserini okurken takip ettiğim bir arkadaşım 'gönderilerini beğenemiyorum çünkü Peyami Safa okumam, gönderilerini de beğenmem.' demişti. Edebi…devamı1000k'da ilgiyle takip ettiğim bir okurun incelemesini okuduktan sonra ilk defa Necip Fazıl Kısakürek okumaya karar verdim. Birkaç yıl önce Peyami Safa'nın bir eserini okurken takip ettiğim bir arkadaşım 'gönderilerini beğenemiyorum çünkü Peyami Safa okumam, gönderilerini de beğenmem.' demişti. Edebi eserlere hiçbir zaman bu açıdan bakmadım. Peyami Safa ve Necip Fazıl Kısakürek hayat görüşümün ters istikametinde insanlar; ancak Peyami Safa okurken çok büyük haz alıyorum aynı hazzı Necip Fazıl Kısakürek'in 'Bir Adam Yaratmak' adlı eserinde de aldım. Ruh çözümlemeleri müthişti. Edebi olarak kesinlikle çok doyurucu bir eser. Bir tiyatro eserinin bu kadar etkileyebileceğini Kapıların Dışında adlı eserde görmüştüm. Kitabın konusundan bahsedecek olursak bir yazarın kendi yarattığı kurgu ile gerçek hayatı arasındaki sınırın yok olması ve bunun onu sürüklediği trajediyi anlatıyor. Kısakürek bu eserinde 'Yaratmak Tanrı'ya mahsus bir eylem midir?' bunu sorguluyor. Sorgularken ruhumuzun içinden geçiyor. Etkilenmemek mümkün değil. Hayat görüşü farklı olduğu için bu yazarı okumayan iyi okurlar adına üzüldüm. Büyük bir kayıp çünkü.