Viral manifesto İran benim özgürlüklerimi çalmadı. İran 38 trilyon dolarlık ulusal borç biriktirip yaşam standartlarımızı mahvetmedi. İran Amerikalıları gözetlemek için Vatanseverlik Yasası'nı kabul etmedi. İran gelir vergisini kabul etmedi. İran, IRS'yi kurmadı. İran, 1913 tarihli Federal Rezerv Yasası ile ABD…devamıViral manifesto
İran benim özgürlüklerimi çalmadı.
İran 38 trilyon dolarlık ulusal borç biriktirip yaşam standartlarımızı mahvetmedi.
İran Amerikalıları gözetlemek için Vatanseverlik Yasası'nı kabul etmedi.
İran gelir vergisini kabul etmedi.
İran, IRS'yi kurmadı.
İran, 1913 tarihli Federal Rezerv Yasası ile ABD para politikasının tam kontrolünü özel bir bankacılık karteline devretmedi.
İran, NIH'yi Çin'in Wuhan kentinde fonksiyon kazanımı araştırmalarını finanse etmeye zorlamadı.
İran, Amerikan şehirlerini, işletmelerini ve okullarını kapatmadı.
İran, deneysel ve ölümcül mRNA "aşı" zorunluluğunu kabul etmedi.
İran, COVID Plandemisi sırasında 7 trilyon dolar basarak Amerikan ekonomisini mahvetmedi.
İran, ilkokullarımızda ve kütüphanelerimizde drag queen hikaye saati düzenlemiyor.
İran, çocuklara yıkıcı ve hayat değiştiren transseksüel ameliyatları ve ilaçları teşvik etmiyor.
İran, Amerikan yayınlarını ilaç ürünleriyle doldurmuyor.
İran, güneşi engellemeye çalışmıyor veya gökyüzümüzün her yerine zararlı kimyasallar püskürtmüyor.
İran, tüm mahsullerimizi kansere neden olan pestisitlerle ilaçlamıyor.
İran, glifosat üreticilerine Amerikalıları zehirlemekten muafiyet vermedi.
İran, Yüksek Mahkeme yargıç adayı birini toplu tecavüzcü olmakla suçlamadı.
İran, Irak ve Afganistan'ı işgal etmek için 8 trilyon dolar harcamadı, 20 yıllık işgalin ardından hükümetin 3 gün içinde çökmesinden sonra Afganistan'ı Taliban'a geri teslim etmedi.
İran, 2020 seçimlerini çalmadı.
İran, Amerika'nın sınırlarını açıp ülkeyi 40 milyon kaçak göçmenle doldurmadı.
İran, kablo haber kanallarımız ve sosyal medya ağlarımızda nefret suçu yalanlarını yayarak ırk savaşı başlatmadı.
İran, Epstein belgelerini saklamıyor ve yozlaşmış milyarderleri, politikacıları ve kraliyet ailesi üyelerini yargılamıyor.
İran, Amerikalıları nefret söylemi yasalarını kabul etmeye ve 1. maddeyi kaldırmaya zorlamıyor.
İran, Amerikan topraklarında bize hiç saldırmadı.
İran, silahların yasadışı olarak satın alınmasına ve Meksika'ya götürülmesine izin veren Fast & Furious Operasyonu'nu onaylamadı, bu silahlar sadece ABD sınır devriye ajanlarını öldürmek için kullanıldı.
İran, Kaddafi'yi devirip Libya'yı yok etmedi, şimdi orada modern köle pazarları var.
İran, Anthony Weiner'ın dizüstü bilgisayarında bulunan ve Hillary Clinton'dan gelen 340.000'den fazla e-postayı, "Çocuklara Karşı Suçlar" adlı dosya da dahil olmak üzere gizlemedi.
İran, Trump'ı vatana ihanetle suçlamak için Amerika'nın istihbarat kurumlarını, FISA mahkemesini, medya kuruluşlarını veya siyasi sınıfı kullanmadı.
İran, Orta Doğu'daki ABD savaş suçlarını ifşa ettiği için Julian Assange'ı suikast planları yapmadı.
İran, Amerikan vatandaşlarına yönelik yaygın yasadışı gözetleme faaliyetlerini ifşa ettiği için Edward Snowden'ı sürgüne göndermedi.
İran, JFK, RFK veya Charlie Kirk'ü suikast etmedi.
ABD hükümeti, yıkıcı iç ve dış etkiler adına tüm bunları yaptı.
Charlie Kirk, ABD'li muhafazakar bir aktivist ve Turning Point USA adlı kuruluşun kurucusudur.
Yaş haddi Donald Trump — 79 — ABD Joe Biden — 83 — ABD Vladimir Putin — 73 — Rusya Xi Jinping — 72 — Çin Recep Tayyip Erdoğan — 71 — Türkiye Narendra Modi — 75 — Hindistan Benjamin…devamıYaş haddi
Donald Trump — 79 — ABD
Joe Biden — 83 — ABD
Vladimir Putin — 73 — Rusya
Xi Jinping — 72 — Çin
Recep Tayyip Erdoğan — 71 — Türkiye
Narendra Modi — 75 — Hindistan
Benjamin Netanyahu — 76 — İsrail
Ali Khamenei — 86 — İran
Emmanuel Macron — 48 — Fransa
Olaf Scholz — 68 — Almanya
Rishi Sunak — 45 — Birleşik Krallık
Giorgia Meloni — 49 — İtalya
Charles Michel — 51 — Avrupa Birliği
Ursula von der Leyen — 68 — Avrupa Birliği
Pedro Sánchez — 53 — İspanya
Justin Trudeau — 54 — Kanada
Luiz Inácio Lula da Silva — 80 — Brezilya
Javier Milei — 56 — Arjantin
Mohammed bin Salman — 40 — Suudi Arabistan
Abdel Fattah el-Sisi — 71 — Mısır
Cyril Ramaphosa — 73 — Güney Afrika
Fumio Kishida — 69 — Japonya
Yoon Suk Yeol — 65 — Güney Kore
Bu moronlar yüzünden dünyadaki milyarlarca insanın hayatı savaş ,covid ,ekonomik kriz, adaletsizliklerle, borç ve enflasyon yüküyle, gelir eşitsizliğiyle, iş güvencesizliğiyle, dijital gözetimle, dezenformasyonla, göç ve kimlik gerilimleriyle, barınma kriziyle, ruh sağlığı sorunlarıyla, gelecek kaygısıyla, sosyal mobilite daralmasıyla, silahlanma yarışı ve nükleer riskle, su-enerji-gıda kaynak baskısıyla geçiyor.
yazık ediyoruz kendimize..
''Eğer bu,Yahudi hahamların sözünü ettiği ''son savaş'' ise; ''Önce Müslümanlar ve Hristiyanlar birbirleriyle savaşacak, ardından durup Yahudilere karşı iş birliği yapacaklar. Sonra Yahudi Mesihi gelecek ve kısa bir süre içinde dünyanın üçte ikisi ölecek.'' Malezya'nın en uzun süre görev yapan…devamı''Eğer bu,Yahudi hahamların sözünü ettiği ''son savaş'' ise;
''Önce Müslümanlar ve Hristiyanlar birbirleriyle savaşacak, ardından durup Yahudilere karşı iş birliği yapacaklar. Sonra Yahudi Mesihi gelecek ve kısa bir süre içinde dünyanın üçte ikisi ölecek.''
Malezya'nın en uzun süre görev yapan eski başbakanı (1981-2003 ve 2018-2020) Mahathir Muhammed ne demişti?
9 Mart 2015’te “Yeni Dünya Düzeni – Savaşın mı yoksa Barışın mı Reçetesi?” başlıklı Uluslararası Konferans’ta konuşan Mahathir Mohamad,
“Elitlerin dünya nüfusunu 1 milyara düşürmek istediği” ve bu hedefe ulaşmak için gerekli olan her yolu deneyecekleri konusunda uyarıda bulundu.
Trans-Pasifik Ortaklık Anlaşması
Konferans, Malezya’nın Putrajaya kentindeki Putrajaya Uluslararası Kongre Merkezi’nde, Perdana Global Peace Foundation (PGPF) tarafından düzenlendi.
Mahathir, Trans-Pasifik Ortaklık Anlaşması’nın (TPPA) Amerika Birleşik Devletleri öncülüğünde dünya ekonomisini domine etmeye yönelik bir strateji olduğunu ifade etti.
Bazı konuşmacılar, sınırların ortadan kalktığı ticaret ve küreselleşmenin tek dünya hükümetine geçiş için kullanıldığını vurguladı.
Dr. Mahathir şöyle açıkladı:
“Temelde mesele bir dünya hükümeti kurmaktır. Tüm devletleri, ulusları ve kurumları ortadan kaldırmalı, bunun yerine yalnızca tek bir dünya hükümeti olmalıdır. Ve bu dünya hükümeti belirli kişiler, elitler tarafından yönetilecektir. Çok zengin, çok zeki ve birçok açıdan çok güçlü insanlar. Dünyayı yönetecek olanlar onlardır. Demokrasi ya da lider seçimi konusunda fazla konuşma yoktu; bunun yerine, bu elitlerin kurallarını dünyadaki herkese dayatacağı bir yönetim öngörülüyordu. Ve onlara boyun eğmek istemeyenler cezalandırılacaktı.”
“Ve buradan elde edeceğimiz barış, mezarlık barışı olacaktır çünkü niyet aynı zamanda bu dünyadaki insan sayısını azaltmaktır. Yeni Dünya Düzeni ilan edildiğinde dünya nüfusu yalnızca 3 milyardı. Amaç bunu 1 milyara düşürmekti. Şimdi dünya nüfusu 7 milyar. Bu da milyarlarca insanın öldürülmesi, açlığa mahkûm edilmesi ya da doğumların engellenmesi gerekeceği anlamına gelir. Böylece dünya nüfusu azaltılabilir.”
Ali Hamaney; 13 Yıl, 9 Ay ve 3 Gün boyunca yönettiği Suriye iç #savaş’ında; • 1.6 milyon insanı katledildi. • 3.5 milyon insan yaralandı. • 12 milyon insan ülkesini terk etti. • 2 milyon çocuk yetim ve öksüz kaldı. •…devamıAli Hamaney;
13 Yıl, 9 Ay ve 3 Gün boyunca yönettiği Suriye iç #savaş’ında;
• 1.6 milyon insanı katledildi.
• 3.5 milyon insan yaralandı.
• 12 milyon insan ülkesini terk etti.
• 2 milyon çocuk yetim ve öksüz kaldı.
• Lübnan’a sığınan kadınlar satıldı;
• Bakire kadınlar 1500 Dolara satıldı.
• Dul kadınlar 500 Dolara satıldı.
• Halk açlık ve yoksulluktan öldü.
• 30.000 kadın zindanda çürüdü.
• Halep’te soykırım uygulandı.
• Onbinlerce Suriyeli göç yolunda öldü.
• Binlerce kadın fuhuş mafyasınca kullanıldı.
• Onbinlerce çocuk kaçırıldı ve bir daha bulunamadı.
• Her türlü ırkçılık ve nefrete muhatap oldular.
• Kimine Fırat Nehri, kimine Akdeniz ve kimine Meriç Nehri mezar oldu.
• Yerin yedi kat altında kurulan mahzenlerde işkenceler yapıldı.
• Onbinlerce kadına sistematik tecavüzler uygulandı.
• Tecavüzden hamile kalan kadınlar intihar fetvası dilendi.
Ali Hamaney’in emriyle uygulanan bu vahşetin kaderin adeletinde elbette ki bir karşılığı olacaktı.
Suriye’de masum insanların feryadı arşı titretirken #Tehran’da Suriye’deki yıkıma ait fotoğraflar karesinin önünde hatıra fotoğrafı çektirmek için sıraya giren İranlılarla varılacak bir menzil ve gidilecek bir yol kalmadığı aşikârdı.
Ortadoğu’da bir defa rüzgar eken bin defa fırtına biçmek zorunda kalması kaderin tecelli eden adaleti gereğidir.
Milyonlarca masum insanın kanına kalbini bulaştıran ve yaşadıkça Allah’ı uyguladığı zulme alet eden Ali Hamaney’i kayıp imam da kurtaramadı.
Yaşasın zalimler için cehennem!
Trump amerikası -“önce filistin-lübnan-suriye-yemen'e saldırdılar, sonra venezuela ve küba'ya, şimdi de iran'a.” -“abd ve israil insanlığın en büyük tehdididir..”
28 şubat 2026 Galatasaray alanya spor maçı bein trio: 10. dakika | davinson sanchez rakibin ayağına bastığı için sarı kart görmeliydi. 29. dakika | torreira rakibine tabanıyla yaptığı faul sebebiyle net bir sarı kart görmeliydi. 45. dakika | gol sevincinde…devamı28 şubat 2026 Galatasaray alanya spor maçı
bein trio:
10. dakika | davinson sanchez rakibin ayağına bastığı için sarı kart görmeliydi.
29. dakika | torreira rakibine tabanıyla yaptığı faul sebebiyle net bir sarı kart görmeliydi.
45. dakika | gol sevincinde korner bayrağına vuran sacha boey net bir sarı kart görmeliydi.
59. dakika | torreira, golden sonra kutlamasını seyircilerle birlikte yaptığı için çok net bir sarı kart görmeliydi. bunun izahı yok çünkü kural kitabında bununla ilgili özel madde var.
68. dakika | torreira'nın makouta'ya faulü kontrolsüz olduğu için sarı kart olmalıydı.
90. dakika | singo'nun yaptığı faulün yoruma açık hiçbir tarafı yok. bu pozisyon her şartta kırmızı kart. var devreye girmeliydi.
tebrikler ali şansalan. bir maçta bu kadar sarı kartı vermemek büyük başarı!
İran amerika savaşı İran’ın tam da bugün vurulmasının, Yahudi ve onlarla ittifak hâlindeki Evanjelik çevrelerde önemli sembolik anlamları vardır. İbrani takvimine göre 5786 yılına ait Şabat Zahor (ya da “Hatırlama Şabatı”), 27 Şubat Cuma günü gün batımında başladı ve 28…devamıİran amerika savaşı
İran’ın tam da bugün vurulmasının, Yahudi ve onlarla ittifak hâlindeki Evanjelik çevrelerde önemli sembolik anlamları vardır. İbrani takvimine göre 5786 yılına ait Şabat Zahor (ya da “Hatırlama Şabatı”), 27 Şubat Cuma günü gün batımında başladı ve 28 Şubat 2026 Cumartesi gecesi sona erdi. Saldırıların düzenlendiği gün de tam olarak buydu. Bu Şabat, 2 Mart Pazartesi günü tutulan Ester Orucu’ndan (Ta’anit Ester) hemen önce gelir; onun ardından da Purim Bayramı — eski Arapların “maskaralar bayramı” dediği, içki ve eğlencenin arttığı gün — kutlanır. Bu gün, Yahudilerin Pers yönetiminden kurtuluşunu simgeler. Rivayete göre Ester (Yahudi bir kadın), ilk “Yahudi olmayan Siyonist” olarak anılan Kiros’un ardından tahta geçen Ahaşveroş ile evlenmiş ve mehir olarak Yahudilerin Filistin’e dönüşünü istemiştir. Bu döneme atfedilen meşhur Yahudi atasözü de şudur: “Kral olmak önemli değildir; önemli olan kralın yatağında olmaktır.”
Şabat Zahor, Purim’den hemen önceki cumartesidir ve o gün Tesniye 25:17-19 okunur. Bu metin, Amalek’in saldırısını anlatır:
“Çıkışın sırasında Amalek’in sana yolda ne yaptığını hatırla; nasıl da seni yolda karşıladı, arkadan zayıfları vurdu; sen yorgun ve bitkinken ve Tanrı’dan korkmazken… Rab Tanrın sana çevrendeki düşmanlarından rahat verdiğinde, Rabbin sana miras olarak vereceği toprakta Amalek’in adını göklerin altından sil; unutma!”
Talmudî geleneğe göre Purim kıssasındaki düşman figürü Haman, Amalek soyundandır. Gazze savaşı sırasında da Netanyahu’nun, Filistinlilere yönelik yok edişi meşrulaştırmak için bu imgeyi yeniden canlandırdığı ileri sürülür. “Zahor” (זכור) kelimesi emir kipidir; “Hatırla!” demektir. Yani Amalek’in kötülüğünü ve onun yeryüzünden silinmesi gerektiğini hatırla.
Bütün bunlar size Tevratî efsaneler gibi gelebilir; fakat Amerikan-İsrail saldırısının zamanlamasının Yahudi bilinç dünyasında sembolik karşılıkları olduğunu anlamanız için söylüyorum. Purim kıssası Pers topraklarında (bugünkü İran) geçer; Persli vezir Haman Yahudileri yok etmek istemiştir ve Purim bu komplodan kurtuluşun kutlamasıdır. İsrail operasyonunun ilk adı “Yehuda’nın Kalkanı” idi; ardından Netanyahu bunu “Aslanın Kükreyişi” olarak değiştirdi, çünkü aslan Yehuda’nın sembolüdür.
Bu anlatılanlar, Amerika’daki Siyonist-Evanjelik dini akımların söylemleriyle de örtüşmektedir. 2025 Purim’inden itibaren bazı Amerikan hahamları “kehanetlerin yakında gerçekleşeceğini” dile getirmiş, İran’a yönelik misillemeleri Yahudi dini takvimiyle ilişkilendirmişlerdir. Trump’ın konuşmasının Şabat Zahor’a denk gelmesini — Amalek’in silinmesinin okunduğu gün — istisnai bir anlamla yorumlamışlardır.
Şunu demek istiyorum: Zamanlamanın bilinçli olup olmamasından bağımsız olarak, sembolizm İsrail kamuoyunun ve Amerikan Hristiyan Siyonist çevrelerin dini kolektif bilincinde güçlü biçimde mevcuttur. Tarih, hakikatlerden önce sembollerle yazılır.
Hatırlatırım ki 9 Nisan’da Bağdat’ın işgali de benzer bir mantıkla yorumlanmıştı; o günün Yeremya’nın Babil’in yıkımına dair kehanetiyle örtüştüğü söylenmişti. Dönemin İsrail Dışişleri Bakanı Silvan Şalom bunu, AIPAC konferansında Colin Powell’ın huzurunda dile getirmişti.
Okuyun, hatırlayın ve unutmayın ey Araplar… “Zahor” kelimesini daima hatırlayın; çünkü bu düşman unutmaz. Bu kelimenin Yahudi tarih bilincini nasıl şekillendirdiğini anlamak isteyenler, Yosef Hayim Yerushalmi’nin “Zakhor” adlı kitabına dönsün; çok şey anlayacaktır.
trump başkanlığındaki abd'nin 2026'nın ilk 2 ayında yaptıkları: • venezuela'dan maduro kaçırıldı. • iran'a karşı israil'le birlikte saldırı başlattı. • grönland'ı satın almak için tehditlerde bulunuldu. • kanada, küba, meksika ve kolombiya tehdit edildi. • dünya sağlık örgütü'nden çekildi. •…devamıtrump başkanlığındaki abd'nin 2026'nın ilk 2 ayında yaptıkları:
• venezuela'dan maduro kaçırıldı.
• iran'a karşı israil'le birlikte saldırı başlattı.
• grönland'ı satın almak için tehditlerde bulunuldu.
• kanada, küba, meksika ve kolombiya tehdit edildi.
• dünya sağlık örgütü'nden çekildi.
• suriye'den çekildi.