boss level (2020) öldüğü günü tekrar tekrar yaşamaya mahkûm bir eski özel kuvvetler askeri… roy pulver her sabah aynı güne uyanıyor ve birkaç dakika içinde birbirinden farklı suikastçılar tarafından öldürülüyor. döngü her seferinde yeniden başlıyor. hayatta kalabilmesi için hem saldırganların…devamıboss level (2020)
öldüğü günü tekrar tekrar yaşamaya mahkûm bir eski özel kuvvetler askeri…
roy pulver her sabah aynı güne uyanıyor ve birkaç dakika içinde birbirinden farklı suikastçılar tarafından öldürülüyor. döngü her seferinde yeniden başlıyor. hayatta kalabilmesi için hem saldırganların kim olduğunu çözmesi hem de bu ölüm zincirini kırması gerekiyor.
yönetmen koltuğunda joe carnahan otururken, başrolde frank grillo yer alıyor. kadroda naomi watts, michelle yeoh ve mel gibson da bulunuyor. mel gibson, perde arkasından her şeyi yöneten acımasız bir güç olarak filmin ana tehdidini oluşturuyor.
groundhog day ve edge of tomorrow fikrini video oyunu mantığıyla birleştiren yapım; her ölümün yeni bir tecrübeye dönüştüğü, her denemenin karakteri biraz daha güçlendirdiği tempolu bir aksiyon sunuyor. oyunlardaki “öl, öğren, tekrar dene” sistemini sinemaya başarılı şekilde uyarlayan filmlerden biri.
derinlikli bir bilimkurgu olmaktan çok, eğlenceyi ve aksiyonu ön plana çıkarıyor. hızlı temposu, yaratıcı ölüm sahneleri ve kara mizahıyla özellikle aksiyon severler için son yılların en keyifli gizli cevherlerinden biri.
toaster (2026) / ekmek kızartma makinesi “bir tost makinesi yüzünden bu kadar olay çıkar mı?” sorusunun cevabı: evet. netflix’in hindistan yapımı kara komedisi, düğünde hediye edilen sıradan bir ekmek kızartma makinesini; açgözlülük, cimrilik ve insan hırsının sembolüne dönüştürüyor. küçük bir…devamıtoaster (2026) / ekmek kızartma makinesi
“bir tost makinesi yüzünden bu kadar olay çıkar mı?” sorusunun cevabı: evet.
netflix’in hindistan yapımı kara komedisi, düğünde hediye edilen sıradan bir ekmek kızartma makinesini; açgözlülük, cimrilik ve insan hırsının sembolüne dönüştürüyor. küçük bir eşyanın peşinde başlayan tartışma, yanlış anlaşılmalar ve peş peşe gelen felaketlerle tam anlamıyla kontrolden çıkıyor.
coen kardeşler filmlerindeki “ufak bir hata herkesi felakete sürükler” mantığını bollywood mizahıyla buluşturan yapım; absürt olay örgüsü sayesinde sürekli büyüyen bir domino etkisi yaratıyor.
özellikle burn after reading, wild tales, snatch ve fargo tarzı kara mizahı sevenlerin hoşuna gidebilecek, tek fikrin üzerine inşa edilmiş eğlenceli bir suç komedisi.
bir tost makinesinin bile insan doğasının en kötü yönlerini ortaya çıkarabileceğini gösteren tuhaf ama keyifli bir film.
burn after reading (2008) / okuduktan sonra yak coen kardeşler’in en absürt kara komedilerinden biri. emekli bir cia analistinin kaybettiği gizli dosyalar, spor salonunda çalışan iki saf insanın eline geçince herkes bunun çok büyük devlet sırrı olduğunu sanıyor. aslında kimsenin…devamıburn after reading (2008) / okuduktan sonra yak
coen kardeşler’in en absürt kara komedilerinden biri.
emekli bir cia analistinin kaybettiği gizli dosyalar, spor salonunda çalışan iki saf insanın eline geçince herkes bunun çok büyük devlet sırrı olduğunu sanıyor. aslında kimsenin ne yaptığını bilmediği olaylar zinciri; cia, eski ajanlar, şantajcılar, sadakatsiz eşler ve beceriksiz suçluların birbirine girmesiyle tam bir kaosa dönüşüyor.
george clooney, brad pitt, john malkovich, tilda swinton ve frances mcdormand’dan oluşan dev kadro filmin en büyük artılarından biri. özellikle brad pitt’in saf, geveze ve aşırı enerjik karakteri kariyerinin en komik performanslarından biri olarak görülüyor.
casusluk filmi gibi başlayıp casuslukla dalga geçen yapım; coen kardeşler’in klasik “herkes aptal, kimse olan biteni anlamıyor” anlayışını sonuna kadar kullanıyor. aksiyondan çok yanlış anlaşılmalar, tesadüfler ve kara mizah üzerine kurulu.
cia komplosu anlatıyor gibi görünse de aslında bürokrasiyi, paranoyayı ve insan açgözlülüğünü tiye alan; son yılların en eğlenceli kara komedilerinden biri.
https://appraf.com/title/movie/aramizda-casus-var
obsession (2025) / saplantı bağımsız korku sinemasının son dönemde dikkat çeken sürprizlerinden biri. curry barker’ın ilk uzun metraj filmi, basit görünen tek bir fikri alıp giderek rahatsız edici bir psikolojik kâbusa dönüştürüyor. platonik aşkına kavuşmak isteyen bir adamın dileği gerçekleşiyor;…devamıobsession (2025) / saplantı
bağımsız korku sinemasının son dönemde dikkat çeken sürprizlerinden biri.
curry barker’ın ilk uzun metraj filmi, basit görünen tek bir fikri alıp giderek rahatsız edici bir psikolojik kâbusa dönüştürüyor. platonik aşkına kavuşmak isteyen bir adamın dileği gerçekleşiyor; ancak sevgi zamanla saplantıya, saplantı ise kontrol edilemeyen bir dehşete dönüşüyor.
film, korkusunu ani sıçratmalardan çok huzursuzluk hissi üzerinden kuruyor. romantik bir başlangıçtan beden korkusuna ve psikolojik gerilime evrilen hikâye, düşük bütçesine rağmen atmosfer yaratmayı başarıyor.
özellikle bağımsız korku filmlerini takip edenler için radarına alınması gereken yapımlardan biri. büyük stüdyo işi olmasa da fikri, temposu ve rahatsız edici tonuyla uzun süre akılda kalmayı başarıyor.
dangal (2016) gerçek bir hayat hikâyesinden uyarlanan, son yılların en güçlü spor dramlarından biri. eski güreşçi mahavir singh phogat, erkek çocuğu olmadığı için hayalini gerçekleştiremez. yıllar sonra iki kızının doğal yeteneğini fark edince, onları toplumun bütün önyargılarına rağmen dünya şampiyonu…devamıdangal (2016)
gerçek bir hayat hikâyesinden uyarlanan, son yılların en güçlü spor dramlarından biri.
eski güreşçi mahavir singh phogat, erkek çocuğu olmadığı için hayalini gerçekleştiremez. yıllar sonra iki kızının doğal yeteneğini fark edince, onları toplumun bütün önyargılarına rağmen dünya şampiyonu yapmak için zorlu bir eğitim sürecine başlar.
aamir khan, karakterinin gençlik ve yaşlılık dönemlerini canlandırabilmek için büyük fiziksel değişim geçirerek kariyerinin en etkileyici performanslarından birini sergiliyor. film sadece güreş üzerine değil; kadınların toplumdaki yeri, aile baskısı, disiplin ve azim üzerine de güçlü mesajlar veriyor.
bollywood klişelerine fazla yaslanmadan ilerleyen yapım, spor sahnelerindeki gerçekçiliği ve duygusal yoğunluğuyla öne çıkıyor. final bölümü ise seyirciyi ayağa kaldıracak kadar yüksek tempolu.
hindistan sinemasının dünya çapında en çok ses getiren filmlerinden biri olan dangal, gösterime girdiği dönemde gişe rekorları kırmış; özellikle çin’de elde ettiği olağanüstü başarıyla tüm zamanların en çok hasılat yapan hint filmleri arasına girmiştir.
spor filmi sevenler kadar, ilham veren gerçek hikâyeleri sevenlerin de mutlaka izlemesi gereken modern klasiklerden biri.
everything everywhere all at once (2022) / her şey her yerde aynı anda aynı anda onlarca hayat yaşasaydınız hangisini seçerdiniz? başta sıradan bir aile komedisi gibi görünen film, birkaç dakika içinde paralel evrenler arasında gezinen çılgın bir bilimkurguya dönüşüyor. çamaşırhane…devamıeverything everywhere all at once (2022) / her şey her yerde aynı anda
aynı anda onlarca hayat yaşasaydınız hangisini seçerdiniz?
başta sıradan bir aile komedisi gibi görünen film, birkaç dakika içinde paralel evrenler arasında gezinen çılgın bir bilimkurguya dönüşüyor. çamaşırhane işleten evelyn wang, vergi dairesindeki sıradan bir günün ortasında evrenin kaderini belirleyecek kişi olduğunu öğreniyor. bundan sonrası ise tam anlamıyla kontrollü kaos.
daniels (dan kwan & daniel scheinert) ikilisinin yönettiği film; kung fu, absürt komedi, aile dramı, bilimkurgu ve felsefeyi aynı potada eritiyor. ilk bakışta dağınık görünse de, merkezinde anne-kız ilişkisi, pişmanlıklar ve “ya farklı seçimler yapsaydım?” sorusu yatıyor.
michelle yeoh kariyerinin en iyi performanslarından birini sergilerken, ke huy quan yıllar sonra sinemaya muhteşem bir dönüş yapıyor. jamie lee curtis ise tanınmayacak kadar farklı bir rolle filmin en unutulmaz karakterlerinden birine hayat veriyor.
11 oscar adaylığı alan yapım, en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi kadın oyuncu (michelle yeoh), en iyi yardımcı erkek oyuncu (ke huy quan), en iyi yardımcı kadın oyuncu (jamie lee curtis), en iyi özgün senaryo ve en iyi kurgu dahil 7 oscar kazanarak son yılların en çok konuşulan filmlerinden biri oldu.
kimi izleyici için modern bir başyapıt, kimi için ise bilinçli şekilde kaosa teslim olmuş bir deney. ama şu kesin; son yıllarda hollywood’dan çıkan en özgün ve en cesur ana akım filmlerden biri.