turgut uyar demiş ki: • bazı geceler uyumak değil de susmak ister insan, bütün seslerin öcünü alırcasına. tomris uyar demiş ki: • bir gün her şey yerli yerinde olacak, ama o gün biz orada olmayacağız belki de. cemal süreya demiş…devamıturgut uyar demiş ki:
• bazı geceler uyumak değil de
susmak ister insan,
bütün seslerin öcünü alırcasına.
tomris uyar demiş ki:
• bir gün her şey yerli yerinde olacak,
ama o gün biz orada olmayacağız belki de.
cemal süreya demiş ki:
• aşk iki kişiliktir.
biri bekler,
öteki giden olur genellikle.
edip cansever demiş ki:
• yaşamak değil,
beni bu telaş öldürecek.
didem madak demiş ki:
• bana kalırsa hayat
dikiş tutmayan bir yırtıktı,
ve ben hep yamalı yerinden sevdim.
sabahattin ali demiş ki:
• insan bazen öyle bir susar ki,
ne bir eksik, ne bir fazla.
her şey olduğu gibi kalır.
ve o sessizlik,
her şeyden ağır gelir.
tezer özlü demiş ki:
• her şey geçiyor,
ama hiçbir şey bitmiyor içimde.
oguz atay demiş ki:
• bir gün herkes kendi hayatını bulacak.
ama ben artık aramıyorum,
çünkü ben kaybolmak için geldim.
attila ilhan demiş ki:
• aşka zaman ayırmayanlar
sonra zamanla aşk ararlar.
metin altıok demiş ki:
• ben sana gül demem,
gülün ömrü az olur.
ben sana “sen” derim
senin ömrün bende çok olur.
behçet aysan demiş ki:
• bir gün,
bir yangını seyreder gibi seyredeceksin hayatı,
ve diyeceksin ki:
“ben o yangında yoktum.”
nazım hikmet demiş ki:
• en güzel deniz
henüz gidilmemiş olanıdır.
en güzel çocuk
henüz büyümedi.
en güzel günlerimiz
henüz yaşamadıklarımız…
Best of ``turgut uyar demiş ki:`` - en iyi ben yenilirim; dosta, düsmana, aşka... `tomris uyar demiş ki:` - biri geliyor, hayatimiza bir makas atiyor; o yagadigimiz bölüm, bütünü dışına düşüyor. `cemal süreya demiş ki:` - kim istemez mutlu olmayı…devamıBest of
``turgut uyar demiş ki:``
- en iyi ben yenilirim;
dosta, düsmana, aşka...
`tomris uyar demiş ki:`
- biri geliyor,
hayatimiza bir makas atiyor;
o yagadigimiz bölüm,
bütünü dışına düşüyor.
`cemal süreya demiş ki:`
- kim istemez mutlu olmayı
ama mutsuzluga da var misin?
`edip cansever demis ki:`
- özlemim sanadir,
varsin kar yağsın, daha yağsın
seni arındırıcaya kadar.
`didem madak demis ki:`
- insan kaybolmayi ister mi?
ben işte istedim bayım.
uzaklara gittim
uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım !
`sabahattin ali demiş ki:`
- kaybedilen en kiymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor da, kaçırılan firsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlanış da insanin içini sızlatıyor. bunun sebebi herhalde "bu böyle olmayabilirdi" düsüncesi, yoksa insan mukadder telakki ettigi seyleri kabule her zaman hazır.
`tezer ozlü demiş ki:`
" haykirmak istedigim çok sey var. büyük kayiplar yıkacak degil bizi. açikça birbirimizle konuşamıyorsak ben aglamak, bağırarak aglamak igin bahçenin yegillikleri gerisindeki odama geçiyorsam, biliyor musun, ne güzel ağıtlar içinde uyuyakalmak? "
`oguz atay demiş ki:`
- kelimeler albayim, kelimeler.
bazi anlamlara gelmiyor.
`attila ilhan demis ki:`
çunku ayrilik da sevdaya dahil
çünkü ayrilanlar hala sevgili!
`metin altiok demis ki:`
öyle yalnızız ki bu panayirda
sevgimiz durmadan bir taşı ovar
sevgilim aşk da uyar çevreye
ve kendine parlak bir yalan arar.
`behçet aysan demis ki:`
kırgınım, saçılmış
bir nar gibiyim sessiz akan bir ırmağım
geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım
`nazim hikmet demis ki:`
seni düsünmek güzel sey, ümitli sey,
dünyanin en güzel sesinden
en guzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey...
fakat artik ümit yetmiyor bana,
ben artik şarkı dinlemek degil,
sarki söylemek istiyorum...
Borsaya gireceklere tavsiyeler ne olduğunda ne yükselir: - depremde çimentolar - savaşta savunma sanayi - kıtlıkta perakende - bollukta holdingler - yazları turizm - kışları enerji - faiz indiriminde gyo - faiz artışında bankalar
10 kitap tavsiyesi // 1. martı jonathan livingston – richard bach özgürlük, anlam arayışı ve sıradanlığın ötesine geçme cesareti üzerine kısa ama felsefi bir anlatı. “uçmak isteyen bir martının en büyük düşmanı sürünün kurallarıdır.” 2. bülbülü öldürmek – harper lee…devamı10 kitap tavsiyesi //
1. martı jonathan livingston – richard bach
özgürlük, anlam arayışı ve sıradanlığın ötesine geçme cesareti üzerine kısa ama felsefi bir anlatı.
“uçmak isteyen bir martının en büyük düşmanı sürünün kurallarıdır.”
2. bülbülü öldürmek – harper lee
çocuk gözüyle ırkçılığın, adaletin ve vicdanın anlatıldığı amerikan edebiyatının başyapıtlarından.
“bir insanı gerçekten anlayabilmek için, onun ayakkabılarıyla biraz dolaşmak gerekir.”
3. şibumi – trevanian
zekice yazılmış, kültürel derinliği ve egzotik havasıyla sarsıcı bir casusluk romanı.
“zekâ tehlikelidir; çünkü alışılmış olanı sorgular.”
4. fareler ve insanlar – john steinbeck
kırılgan hayaller, dostluk ve çaresizlik üzerine yalın ama yürek burkan bir hikâye.
“bazı hayaller sadece hayal olarak kalır, çünkü dünya acımasızdır.”
5. yeraltından notlar – dostoyevski
insanın kendi içindeki karanlıkla hesaplaşmasını anlatan, varoluşçu bir ön metin.
“ben hasta bir adamım… kötü bir adamım… itici bir adamım…”
6. siddhartha – hermann hesse
bir ruhun aydınlanma ve anlam yolculuğu. doğu felsefesine zarif bir edebi yaklaşım.
“bilgelik, öğretilemez; sadece yaşanır.”
7. insan neyle yaşar? – lev tolstoy
ahlak, sevgi ve anlam arayışına dair sade ama etkili bir novella.
“insan sevgiyle yaşar, başka hiçbir şeyle değil.”
8. saatleri ayarlama enstitüsü – ahmet hamdi tanpınar
doğu ile batı arasında sıkışmış bireyin ironik ve melankolik hikâyesi.
“zaman, biz fark etmeden bizi değiştiren en büyük kuvvettir.”
9. koku – patrick süskind
duyular, saplantı ve dehanın karanlık yüzü üzerine unutulmaz bir psikolojik anlatı.
“insanın kokusu, ruhunun izidir.”
10. puslu kıtalar atlası – ihsan oktay anar
gerçekle hayalin iç içe geçtiği, tarihsel ve fantastik bir anlatı şöleni.
“her şey bir düşte başladı; ve kim bilir, belki hâlâ oradayız.”
10 kitap tavsiyesi 1. sefiller – victor hugo toplumsal adaletsizliği, merhameti ve affetmenin gücünü anlatan epik bir roman. jean valjean'ın kefaret arayışı, insan ruhunun derinliklerine iner. “insanları yargılamadan önce, onların yaşadıklarını yaşamak gerekir.” 2. momo – michael ende zamana hükmedenlerle…devamı10 kitap tavsiyesi
1. sefiller – victor hugo
toplumsal adaletsizliği, merhameti ve affetmenin gücünü anlatan epik bir roman. jean valjean'ın kefaret arayışı, insan ruhunun derinliklerine iner.
“insanları yargılamadan önce, onların yaşadıklarını yaşamak gerekir.”
2. momo – michael ende
zamana hükmedenlerle mücadele eden küçük bir kızın, saflığın ve dostluğun zamandan bile güçlü olduğunu ispatlayan masalsı bir hikâye.
“zaman hayattır. ve hayatın yeri yürektir.”
3. uçurtma avcısı – khaled hosseini
ihanet, pişmanlık ve kefaret üzerine dokunaklı bir hikâye. afganistan'ın kırık aynasında vicdanla yüzleşen iki çocuğun kaderi.
“yeniden iyi biri olmanın bir yolu her zaman vardır.”
4. hayvan çiftliği – george orwell
siyasi iktidarın yozlaşmasını alegorik biçimde anlatan çarpıcı bir fabl. devrimlerin nasıl tiranlığa dönüştüğünü gösterir.
“bütün hayvanlar eşittir, ama bazıları daha eşittir.”
5. 1984 – george orwell
bireyin yok sayıldığı bir totaliter gelecekte, gerçek ve özgürlüğün anlamı üzerine karanlık bir distopya.
“savaş barıştır. özgürlük köleliktir. cehalet güçtür.”
6. suç ve ceza – fyodor dostoyevski
ahlak, suç ve vicdan üzerine sarsıcı bir iç yolculuk. raskolnikov'un kendi karanlığıyla yüzleştiği psikolojik bir başyapıt.
“insan bazen öylesine bir susar ki, sanki içindeki her şey haykırır.”
7. simyacı – paulo coelho
kendi “kişisel menkıbesini” arayan santiago'nun yolculuğu, evrensel bir kendini keşfetme öyküsüdür.
“bir şeyi gerçekten istersen, bütün evren onu gerçekleştirmek için iş birliği yapar.”
8. kürk mantolu madonna – sabahattin ali
tutkulu ama hüzünlü bir aşkın, içsel yalnızlığın ve dış dünyanın uyuşmazlığının anlatıldığı ince bir portre.
“beni en çok yoran şey, birine karşı içimden gelenleri saklamaktı.”
9. gazap üzümleri – john steinbeck
amerikan rüyası'nın çöküşünde, yoksulluğun, göçün ve insan dayanışmasının destanı.
“insan yalnızca sahip olduklarıyla değil, paylaşabildikleriyle insandır.”
10. küçük prens – antoine de saint-exupéry
çocuk bakışının saflığında büyük hakikatleri dile getiren, varoluş üzerine sade ve evrensel bir masal.
“insanı asıl önemli kılan, yüreğiyle görebilmesidir.”
kıyamet sonrasını// post-apokaliptik filmler 1. threads (1984) – ingiltere yönetmen: mick jackson nükleer savaş sonrası ingiltere'de sıradan insanların hayatta kalma mücadelesi. belgeselvari anlatımı ve sert gerçekçiliğiyle travmatik derecede etkili. gerçekçi post-apokaliptik film arayanlara şart. 2. the quiet earth(1985) – yeni…devamıkıyamet sonrasını// post-apokaliptik filmler
1. threads (1984) – ingiltere
yönetmen: mick jackson
nükleer savaş sonrası ingiltere'de sıradan insanların hayatta kalma mücadelesi. belgeselvari anlatımı ve sert gerçekçiliğiyle travmatik derecede etkili. gerçekçi post-apokaliptik film arayanlara şart.
2. the quiet earth(1985) – yeni zelanda
yönetmen: geoff murphy
bir sabah uyanan adam, dünya'da yalnız kaldığını fark eder. bilim kurgu ile felsefeyi birleştiren sakin ama rahatsız edici bir kıyamet sonrası anlatı.
3.le dernier combat (1983) – fransa
yönetmen: luc besson
besson'un ilk uzun metrajı. diyalog neredeyse yok. sessiz, gri bir dünyada geçen bu film, medeniyetin çöküşünü stilize bir şekilde anlatır. sanatsal bir yaklaşım.
4. turbo kid(2015) – kanada
yönetmenler: françois simard, anouk whissell, yoann-karl whissell
1980'ler video oyunu estetiğinde, eğlenceli ve kanlı bir post-apokaliptik macera. radyasyon, bisiklet çeteleri ve synth müzikliretro fantezi!
5. dead man's letters(1986) – sovyetler birliği
yönetmen: konstantin lopushansky
nükleer savaş sonrası karanlık ve melankolik bir anlatım. varoluş, umut ve insanlığın anlamı üzerine şiirsel ve ağır bir film.
6. the road (2009) – abd
yönetmen: john hillcoat
oyuncular: viggo mortensen, kodi smit-mcphee
babasının oğluyla birlikte hayatta kalma mücadelesi. cormac mccarthy'nin romanından uyarlandı. depresif ama çarpıcı bir yolculuk.
7. cargo (2017) – avustralya
yönetmen: ben howling, yolanda ramke
zombi salgını sonrası bir babanın bebeğini güvenli bir yere ulaştırma çabası. dramatik, sade ve duygu yüklü bir kıyamet sonrası anlatı.
8. these final hours(2013) – avustralya
yönetmen: zak hilditch
dünya'ya çarpacak meteorun son saatlerinde geçen bir hikâye. ahlak, seçim ve insanlık temaları içinde geçen hızlı tempolu bir dram.
9. time of the wolf(le temps du loup) (2003) – fransa
yönetmen: michael haneke
toplumun çöküşünden sonra kırsal bir alanda hayatta kalmaya çalışan bir aile. gerçekçi ve duygusal olarak yıpratıcı bir deneyim. haneke'den distopik bir kabus.
10. the survivalist (2015) – ingiltere
yönetmen: stephen fingleton
kıtlık sonrası bir ormanın derinliklerinde yalnız yaşayan bir adam, iki kadınla karşılaşınca hayatı değişir. gerilim yüklü, sessiz ve çarpıcı bir hayatta kalma hikayesi.
kıyamet sonrası `/` aksiyon dolu az bilinen filmler
(mad max, book of eli,i am legend vb.tarzında .)
1. doomsday (2008) – ingiltere
yönetmen: neil marshall
bir virüs britanya'yı yok eder, karantina altına alınan bölgeye 30 yıl sonra bir ekip gönderilir. mad max + kaçış + ortaçağ estetiği! vahşi, hızlı, stilize bir aksiyon distopyası.
2. bounty killer (2013) – abd (müthiş )
yönetmen: henry saine
şirketlerin dünyayı mahvettiği bir gelecekte, şirket yöneticilerini avlayan kelle avcıları. çizgi roman tarzı, bol aksiyonlu ve kara mizahlı bir yapım. grindhouse ruhu severler için.
3. the domestics(2018) – abd
yönetmen: mike p. nelson
amerika, çeteler tarafından bölgelere ayrılmıştır. genç bir çift, güvenli bölgeye ulaşmak için bu çılgın dünyada yol alır. karanlık atmosfer, bol şiddet, sert aksiyon.
4. riot girls(2019) – kanada
yönetmen: jovanka vuckovic
yalnızca çocukların hayatta kaldığı bir dünyada geçen punk ruhlu bir aksiyon. lord of the flieshavası retro distopya estetiğiyle birleşiyor. kadın karakterler ön planda.
5. the bad batch(2016) – abd
yönetmen: ana lily amirpour
oyuncular: suki waterhouse, jason momoa, keanu reeves
amerika'nın dışına atılmış suçluların yaşadığı bir çölde, yamyamlık ve hayatta kalma savaşı. aksiyonla sanatsallık arasında dolaşan, sıra dışı bir yapım.
6. bushwick (2017) – abd
yönetmenler: cary murnion, jonathan milott
oyuncular: dave bautista, brittany snow
brooklyn'de geçen iç savaş tarzı bir hikaye. sokaklar savaş alanına dönüyor. kamerayı karakterlerin arkasında sürekli hareket ettiren yapısıyla neredeyse gerçek zamanlı, yüksek tempolu.
7. eklipse (the divide) (2011) – abd / kanada / almanya
yönetmen: xavier gens
nükleer felaket sonrası bir apartmanın sığınağında kapalı kalan insanların zamanla canavara dönüşmesini anlatan karanlık ve agresif bir film. psikolojik ve fiziksel aksiyon birleşimi.
8. automata (2014) – ispanya / bulgaristan
yönetmen: gabe ibáñez
oyuncular: antonio banderas
güneş radyasyonu dünyayı mahvetmiş, robotlar devrede. yapay zekâ, kıyamet sonrası bir dünyada bilinç kazanır. aksiyonun yanında felsefi sorular da barındırır.
9. turbo kid(2015)
yine bu listede olmayı hak ediyor.mad max + bmx!
punk atmosferi, bol kan, bol nostalji ve eğlenceli aksiyon. bütçesine göre şahane.
10. zone 414(2021) – abd
yönetmen: andrew baird
gelecekte robotların yaşadığı bir şehirde geçen, noir havasında distopik bir polisiye. blade runner kırması, düşük tempolu ama aksiyonlu bölümleriyle dikkat çekici.