Zaman neden tek yönde akar ❓❓ Bir yumurtayı kırıp tavaya dökebilirsin. Peki tavadaki pişmiş yumurta kendiliğinden tekrar kabuğuna girip çiğ yumurtaya dönüşebilir mi? Hayır. İşte bunun sebebi, zamanın yönüyle ilgilidir. Hayat aslında tek yönlü videodur. Bir videoyu ileri sararsan her…devamıZaman neden tek yönde akar ❓❓
Bir yumurtayı kırıp tavaya dökebilirsin.
Peki tavadaki pişmiş yumurta kendiliğinden tekrar kabuğuna girip çiğ yumurtaya dönüşebilir mi?
Hayır.
İşte bunun sebebi, zamanın yönüyle ilgilidir.
Hayat aslında tek yönlü videodur.
Bir videoyu ileri sararsan her şey normal görünür.
Ama geri sararsan;
Kırılan bardak birleşir.
Duman bacaya geri girer.
Kahve fincandan yukarı fırlar.
Yaşlı insanlar gençleşir.
Beynin hemen “Bu imkânsız.” der.
Çünkü doğada olaylar tek yönde gerçekleşir.
Peki neden?
Burada devreye entropi girer.
Entropiyi şöyle düşün:
Düzenin zamanla bozulma eğilimi.
Örnek:
Odanı tertemiz topladın.
Hiçbir şey yapmasan bile zamanla dağılır.
Ama dağınık oda kendi kendine toplanmaz.
Çünkü düzensiz olmak, düzenli olmaktan çok daha olasıdır.
Bir örnek daha
Bir iskambil destesini sıraladın.
♠A ♠2 ♠3 …
Şimdi desteyi 100 kez karıştır.
Tekrar aynı sıraya gelme ihtimali neredeyse yoktur.
Evren de buna benzer.
Her an biraz daha “karışık” hâle gelir.
Asıl olay şu
Fizik denklemlerinin büyük kısmı ilginç bir özelliğe sahiptir:
Filmi geri oynatsan bile denklemler çalışır.
Ama gerçek hayatta işler geri gitmez.
Çünkü evren sürekli daha olası, yani daha düzensiz durumlara ilerler.
Bu yüzden biz geçmişi hatırlarız, geleceği değil.
En basit benzetme
Bir deste iskambil kartını merdivenden aşağı at.
Kartlar her yere dağılır.
Şimdi bekle.
10 yıl.
100 yıl.
1 milyon yıl.
Kartlar kendiliğinden tekrar düzgün deste hâline gelmez.
İşte zamanın oku budur.
Kısacası
Zamanın tek yönde aktığını hissetmemizin temel nedeni, evrendeki düzensizliğin (entropinin) genel olarak artmasıdır.
Bu yüzden:
Yumurta kırılır ama kendiliğinden birleşmez.
Bardak kırılır ama kendiliğinden onarılmaz.
İnsan yaşlanır ama kendiliğinden gençleşmez.
Geçmişi hatırlarız, geleceği değil.
Yani aslında bizi ileri taşıyan şey, saat değil; evrenin giderek daha düzensiz hâle gelmesidir. Bu fikir, termodinamiğin ikinci yasasıyla yakından ilişkilidir ve zamanın neden “ileri” aktığını anlamanın en güçlü açıklamalarından biridir.
Kara Delik nedir ❓❓❓ Önce yerçekimini düşün. Dünya’nın üzerine bir top bırakırsın. Top aşağı düşer. Neden? Çünkü Dünya seni kendine çeker. Şimdi Dünya yerine Güneş’i düşün. Güneş çok daha büyük olduğu için çekimi de çok daha güçlüdür. Şimdi hayal gücünü…devamıKara Delik nedir ❓❓❓
Önce yerçekimini düşün.
Dünya’nın üzerine bir top bırakırsın.
Top aşağı düşer.
Neden?
Çünkü Dünya seni kendine çeker.
Şimdi Dünya yerine Güneş’i düşün.
Güneş çok daha büyük olduğu için çekimi de çok daha güçlüdür.
Şimdi hayal gücünü sonuna kadar zorla.
Öyle büyük bir yıldız düşün ki…
Öldüğünde kendi ağırlığı altında çökmeye başlıyor.
Çöktükçe küçülüyor.
Küçüldükçe aynı kütle daha küçük bir alana sıkışıyor.
Bu da yerçekimini inanılmaz artırıyor.
Sonunda öyle bir noktaya geliyor ki…
Artık hiçbir şey kaçamıyor.
Ne taş.
Ne uzay gemisi.
Ne ışık.
İşte buna kara delik denir.
“Işık bile kaçamıyor” ne demek?
Bir roketin Dünya’dan kurtulması için yaklaşık 11,2 km/s hıza ulaşması gerekir.
Buna kaçış hızı denir.
Kara delikte ise kaçış hızı…
Işık hızından bile yüksektir.
Ama evrende hiçbir şey ışıktan daha hızlı gidemez.
Bu yüzden içeri giren hiçbir şey geri çıkamaz.
Neden siyah görünüyor?
Bir cismi görebilmen için ondan ışık gelmesi gerekir.
Kara delikten ise ışık bile çıkamaz.
Bu yüzden tamamen siyah görünür.
Aslında “kara” olmasının sebebi rengi değil, ışık yayamamasıdır.
Bir benzetme
Bir çarşafı gergin şekilde tuttun.
Ortaya bir tenis topu koydun.
Çarşaf biraz çöker.
Şimdi bir bowling topu koy.
Çarşaf daha fazla çöker.
Şimdi hayal et…
Ortaya milyonlarca tonluk bir küre koyuyorsun.
Çarşaf öyle çöker ki dev bir kuyu oluşur.
İşte uzay-zaman da buna benzer şekilde bükülür.
Kara delik, uzay-zamandaki bu “çok derin kuyu” gibidir.
İçine düşersen ne olur?
Bir filmdeki gibi hemen “yok olmazsın.”
Ama kara deliğe yaklaşırken sana etki eden yerçekimi her yerinde aynı olmaz.
Ayakların merkeze daha yakın olduğu için başından daha fazla çekilir.
Bu fark seni gitgide uzatır.
Fizikçiler buna mizahi bir isim vermiştir: spagettileşme.
Kara delik bir elektrik süpürgesi mi?
Hayır.
Bu en büyük yanlış anlamalardan biridir.
Eğer Güneş bir anda aynı kütlede bir kara deliğe dönüşseydi (gerçekte böyle olmaz), Dünya yine bugünkü yörüngesinde dönmeye devam ederdi.
Çünkü yerçekimini belirleyen şey yalnızca “kara delik olması” değil, kütlesidir.
Kara deliğin sınırı
Kara deliğin etrafında görünmez bir sınır vardır.
Buna olay ufku denir.
Bu sınırı geçtiğinde artık geri dönüş yoktur.
Dışarıya hiçbir bilgi ya da ışık gönderemezsin.
En ilginç bilgi
Aslında kara deliğin kendisini hiç görmeyiz.
Gördüğümüz şey, etrafındaki sıcak gazların yaydığı ışık ve bu ışığın kara deliğin çevresinde bükülmesidir.
Bu yüzden yayımlanan ünlü kara delik görüntülerinde ortadaki siyah bölge kara deliğin kendisi, etrafındaki parlak halka ise çevresindeki aşırı sıcak maddedir.
Tek cümlede özet
Kara delik, çok büyük bir yıldızın çökmesi sonucu oluşan; yerçekimi o kadar güçlü olan bir bölgedir ki, ışık bile oradan kaçamaz.
Bu yüzden kara delikler, evrendeki en sıra dışı ve en güçlü yerçekimi bölgeleri arasında yer alır