israil'e yapılan sivil hayatların kaybedildiği saldırları kınayabilir ve aynı zamanda filistin'e yıllardır yapılan zulmün karşısında durabiliriz. filistin halkının yok edilmesini sessizce oturup izlemek doğru mu? israil ve filistin arasında yaşananlar tarihsel olarak herkes tarafından farklı okunabilir. bana göre yıllardır olan…devamıisrail'e yapılan sivil hayatların kaybedildiği saldırları kınayabilir ve aynı zamanda filistin'e yıllardır yapılan zulmün karşısında durabiliriz. filistin halkının yok edilmesini sessizce oturup izlemek doğru mu?
israil ve filistin arasında yaşananlar tarihsel olarak herkes tarafından farklı okunabilir. bana göre yıllardır olan şey, bir halkın çaresizce yok edilmesi. şu anda yaşananları yorumlamak için tarihsel bir bilgiye ihtiyacımız yok. şu anda tanık olduğumuz şey oldukça basit: işgal ve baskı altındaki bir halk, batı dünyasının tam desteklediği nükleer bir devlet tarafından yok ediliyor. bu hiçbir zaman eşit bir mücadele olmadı ve şu anda yaşanan şey, tam bir katliam.
sivillerin katledilmesi, çocuk hastanelerinin bombalanması, bir halkın ölüm ya da göç arasında bir tercihte bırakılması, orantısız bir güçle bir ülkenin haritadan silinmesi neyin cevabı olabilir? bu mutlaka müdahale edilmesi gereken bir durumdur. insanlığa sığmayan metotlarla, savunmasız siviller ve çocukların susuz, elektriksiz kalmasına ve sonunda ölmesine seyirci kalmamalıyız.
barış için dua etmek yeterli değil, sessiz kalmamamız gerekiyor çünkü dünyanın kalanı bu korkunç trajediyi önlemek adına hiçbir çaba sarf etmiyor.
"haksızlığa karşı susan, dilsiz şeytandır."
Sayın Cumhurbaşkanım; İsrail elçilerini kovun! Konsoloslukları kapatın! Büyükelçimizi geri çağırın! Uluslararası adalet divanına şikayet edin! NATO liderlerini harekete geçirin! Savaşa katılmak için giden çifte vatandaşları vatandaşlıktan çıkarın! Alıntı
“insanı öfke değil, hüzün öldürür. öfke bedenin içinden dışına doğru, hüzün dışından içine doğru hareket eder. bundan dolayı hüzün öldürür, öfke öldürmez. çünkü öfke taşar, hüzün ise içeride çöreklenip kalır.” maverdi
insanlar şehir gibiydi. bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret etmezdiniz.sevmediğiniz yanları, birkaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi ama bir şehir yaşanır kılan şey iyi yönleriydi.