Geç kaldığım bir kitap. Hep erteledim maalesef. Kısa ve akıcı bir kitaptı. Bir oturuşta bitti. Sonunda ağlattı. Neden bu kadar sevildiğini çok iyi anladım. Ah George ve Lennie…
Okurken çok etkilendiğim bir kitap. Dili de çok akıcıydı. Batı Trakya Türklerinin çektiği eziyetleri, asimile edilme teşebbüsleri, ve göçe zorlanmaları konu ediliyor. Bize verdiği duygu ise öfke ve sızı.
“Oysa asırlar boyu birbirinizle savaşacağınıza zamanınızı, enerji ve imkanınızı dayanışmaya, bilime, sanata ayırabilseydiniz huzur içinde yaşıyor olacaktınız. Ölümden sonra var olduğuna inandığınız cennete henüz hayattayken erişeceksiniz.” “İnsanlık, insanlığı bilene kocaman bir ailedir.”
“Kişi derler, kişi kimdir? Kişi, başkalarına faydalı olan ve onların işlerini gören kimsedir.” “Bu insan adı (yalnguk) ona yanıldığı için verildi zira bu yanılmak yalnguklara mahsustur.” KB. 197.b
“Mis kokulu üzüm salkımlarıydı yaz ayları Buzlu nar şerbetiydi kristal sürahilerde” Biyografik roman olarak karşımıza çıkar Füreya. Cumhuriyet Türkiyesi’nin ilk kadın seramik sanatçısı olan Füreya Koral’ın yaşam öyküsünü anlatır. Kitaba yeni başlamış olsam da hemen bitireceğim gibi. Akıcı ve güzel…devamı“Mis kokulu üzüm salkımlarıydı yaz ayları
Buzlu nar şerbetiydi kristal sürahilerde”
Biyografik roman olarak karşımıza çıkar Füreya. Cumhuriyet Türkiyesi’nin ilk kadın seramik sanatçısı olan Füreya Koral’ın yaşam öyküsünü anlatır.
Kitaba yeni başlamış olsam da hemen bitireceğim gibi. Akıcı ve güzel gidiyor.
Spoiler içeriyor
Ahmet Mithat Efendi ve Fatma Aliye’nin yazdığı roman üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Vedat adlı genç bir kızın Vefa’ya duyduğu aşkı Vedat’ın gözünden okuyoruz. İkinci bölümde ise Vefa’nın gözünden hakikatin daha farklı olduğunu öğreniyoruz. Üçüncü bölümde ise Ahmet Mithat Efendi…devamıAhmet Mithat Efendi ve Fatma Aliye’nin yazdığı roman üç bölümden oluşmaktadır.
Birinci bölümde Vedat adlı genç bir kızın Vefa’ya duyduğu aşkı Vedat’ın gözünden okuyoruz. İkinci bölümde ise Vefa’nın gözünden hakikatin daha farklı olduğunu öğreniyoruz. Üçüncü bölümde ise Ahmet Mithat Efendi kendi gözünden olayı anlatır.
Vedat’ın Vefa’ya duyduğu aşkın bir histeri olduğunu anlatır.
Vedat’ın gözünden kavuşulamayan bir aşk hikayesi… Çok üzücüydü bu bölümü okumak. Kız hem annesini hem de babasını kaybediyor.
Spoiler içeriyor
Yine insanın acımasızlığıyla karşılaşıyoruz kitapta: Köpeği sıcak suyla yakmışlar. Acı verici bir olay. Daha yeni başlasam da şimdilik çok akıcı ilerliyor.