Okumak değil bildiğin kitabı seyrediyorsun.Karayip Korsanlarının Osmanlı versiyonu ama ağır ve özel bi kitap. "Amat" İbranice "Gerçek" demek "A" düşerse "Mat" "Ölü". Denizcilik jargonu çok zengin bazen tahmin ederek ilerlemiştim, sonuç olarak klostrofobik bir ahşap kutunun içine sıkıştırılmış mini bir…devamıOkumak değil bildiğin kitabı seyrediyorsun.Karayip Korsanlarının Osmanlı versiyonu ama ağır ve özel bi kitap. "Amat" İbranice "Gerçek" demek "A" düşerse "Mat" "Ölü".
Denizcilik jargonu çok zengin bazen tahmin ederek ilerlemiştim, sonuç olarak klostrofobik bir ahşap kutunun içine sıkıştırılmış mini bir kıyamet ve cehennem simülasyonu.
Dünyayı döndürenin hayal gücü olduğunu ve hayalin hiyelden üstün olduğunu belirten kitap. Osmanlıca havası çok güzel mesela tekila adlı alkollü içeceğin "tek-u ala" şeklinde yer alması gibi.
"keyifli okumalar" dediğimiz işte o keyifli okuma.Heyecanlı,lezzeti ve kaleminden bal damlıyor İhsan Oktay Anar'ın.Sinemaya uyarlansa çok eksik kalır ama hayallerimin sinemayla kapışmasını isterim içten içe.
10 Şubat 1974 "..... bana istisnasız herkes kızıyor; kafalarındaki ‘ben’i bozduğum için. ben onların hayallerinde tutarlıyım. belki kendi hayalimde de tutarlıyım.yaşarken bu iki tutarlığın da dışındayım.her şeyle sırasında alay ettiğim halde kendimi gülünç durumlarda buluyorum. Bu durumlar geçtikten sonra kendimle…devamı10 Şubat 1974
".....
bana istisnasız herkes kızıyor; kafalarındaki ‘ben’i bozduğum için. ben onların hayallerinde tutarlıyım. belki kendi hayalimde de tutarlıyım.yaşarken bu iki tutarlığın da dışındayım.her şeyle sırasında alay ettiğim halde kendimi gülünç durumlarda buluyorum. Bu durumlar geçtikten sonra kendimle de alay ediyorum. yalnız, artık hissediyorum ki, bunun sonu yok.
Saatlerce hiçbir şey yapmadan evde oturuyorum ; sonra,tam çıkarken, evde kalsaydım bir şeyler yapabilirdim gibi hissediyorum.
galiba hep acele ettim.Hep yapması gereken çok şey olduğunu hissedip,hiçbir şey yapmak istemeyen biriydim.İçimde adı boş ukdeler biriktirdim.Dolduracak birini bekledim,kendimden umudu kestikten sonra.Sonra beklemekten de vazgeçtim."
Günlük'te 40 sayfa daha yazdığı bilinmesine rağmen üzerine düşülmemiş ve Oğuz Atay'ın yalnızlık ve terkedilmiş yazgısı ölümünden sonra yine devam etmiştir.Yaşamı gibi yarım kalmıştır... " durumum çok kötü sevgilim,belki bugünlerde intihar ederim,bana yaşama gücü veremez misin?"
Oğuz Atay`ın yaşarken yazdığı tek oyunu olan “Oyunlarla Yaşayanlar”, içinde bulunduğu toplumun değer yargılarını aşmayı başarmış fakat geldiği noktadaki yalnızlığı kaldıramayacak kadar güçsüz insanın portresini çiziyor.Birileri hakkını vererek oynarsa kesin gider izlerim.