Spoiler içeriyor
27.3.2021 Sonunda ben de bu filmi izledim. Ne yazık ki geç bile kalmışım diye düşünüyorum. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki herhangi bir Hilary Swank filmi izlemediyseniz muhakkak birinden başlamanız gerekir diye düşünüyorum. P.s. I Love You ya da Milyon Dolarlık…devamı27.3.2021
Sonunda ben de bu filmi izledim. Ne yazık ki geç bile kalmışım diye düşünüyorum. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki herhangi bir Hilary Swank filmi izlemediyseniz muhakkak birinden başlamanız gerekir diye düşünüyorum. P.s. I Love You ya da Milyon Dolarlık Bebek gibi. Gerçekten hep başarılı işlerde rol almış bir aktris kendisini pek severiz😍
Film tabi ben izleyene kadar üstünden 13 sene kadar geçse de dünya gidişatında ırkçılık, zulüm adına net bir değişim olmadığı için etkisini göstermeye devam etmekte. Ben filmi çok beğendim gerek oyunculuklar, gerekse verilen bilgiler güzeldi. İdealist bir öğretmenin Bayan G'nin amerikada grup çatışmaları ile paramparça bir bölgenin okulunda ders vermeye başlaması ile hikaye başlıyor. Bir sınıf düşünün ki farklı ırklar birbirine kinci bir pozisyon içinde ve okul yönetimi de bu grupları tamamen göstermelik bir eğitimde nasılsa düzelmezler diye kontrollü bir öteleme içinde tutuyorlar. Canım öğretmenimiz ise -ki bu hikaye gerçek bir öğretmenin Erin Gruwell'in öğrencileri ile hikayesidir- insana insan olmaktan öte tüm sıfatları bertaraf ederek bakıyor ve aslında tüm ayrışmaların içinde yatan yalnızlık, korku, bilinmezlik, başka kişilerce oluşturulmuş nefret sınırlarına bir ışık yakıyor. Genel olarak bunu yahudi soykırımı üzerinden veriyor. Açıkçası film bir noktada sadece buraya da gitmedi değil. Film saniyelik bir yerinde Atticus finch ile bülbülü öldürmek kitabına da selam çakıyor ve her Amerikan rüyasında olduğu gibi seçilmiş toplumlara yapılan zulümler gösteriliyor bir tek. Bu manada zulmün sesinin herhangi bir topluma özel değil de her toplumdaki zulüme karşı ikiyüzlü olmadan çıkarılmasını yeğliyor ve bir kalp çıtırdaması ile bunu burada bırakıyorum . Filmde Museum Of Tolerance ı görüyorum ki 2007 sistemi ile bile inanılmaz etkili olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca filmde Anna Frank'ı koruyan Miep gies de önemli bir kilit noktada bence. Diyor ki: "Sıradan bir sekreter, bir ev hanımı ya da genç biri bile kendi küçük yolunda karanlığa bir ışık yakabilir." Benim için filmin ana cümlesi budur. Gerçekten var olduğumuz bu dünyada kim, nasıl, nerde olursak olalım döndüğümüz çevrede en iyisi olmak ve adaleti diri tutmak için savaşsak bir insan bir dünya eder. Filmin sonunda bu sınıftaki öğrencilerin okulu bitirebildiğini de öğreniyor ve mutlu ayrılıyorsunuz. Bu arada idealist olmanın bazı zorluklarını da film Size gösteriyor. Yani hiçkimse savaşını çiçek tarlasında vermiyor bir yerden kaybediyorsunuz ama bu kayıp kazandığınızın anca 10 da 1'i yani göze alırsanız karlısınız. Bazı şeyleri de göze almak ve cesaretli olmak gerektiği alt metnini işliyor film. Öğrenciler bu dönem boyunca tuttukları günlükleri bilgisayarda kayıt altına alıyorlar ve günümüze özgürlük yazarlarının günlüğü olarak kitap halinde basılıyor ve sonra da tatatata filmimiz. Yorumlara baktığımda hep öğretmenler için mutlaka izlenmesi ifadesi konulmuş fakat ben zamanı kıymetli olan herkese öneriyorum zararlı çıkmazsınız. Dilerim kara bir leke olan yahudi soykırımı kadar Hocalı katliamı olsun bugün doğu türkistanda yaşanan çok ciddi zulümlerin olsun sesini duyan, bunu içinde hisseden ve dünyaya kafa tutabilecek, adalet temsili, her ırktaki insani değerleri bilen faniler olarak yol alırız. Yoksa duyacağımız, izleyeceğimiz her şey asıl savaş kaynaklarının göstermelik barış yanlısı(!) tavırları olacak. Sağlıcakla kalın😎