🔎 TEORİ NEDİR, NE DEĞİLDİR? Çok yaygın bir yanılgı, teorilerin kanıtlandığında kanun olacağı yönünde. Oysa bilimde böyle bir şey söz konusu değil. Eğitim sistemimizin bozukluğundan mıdır bilinmez, insanlarımızın büyük bir kısmı bilimsel bir gerçeğin ortaya çıkışının; hipotezden teoriye, teoriden de…devamı🔎 TEORİ NEDİR, NE DEĞİLDİR?
Çok yaygın bir yanılgı, teorilerin kanıtlandığında kanun olacağı yönünde. Oysa bilimde böyle bir şey söz konusu değil.
Eğitim sistemimizin bozukluğundan mıdır bilinmez, insanlarımızın büyük bir kısmı bilimsel bir gerçeğin ortaya çıkışının; hipotezden teoriye, teoriden de kanuna şeklinde olacağını düşünüyor. Maalesef eğitim sistemimiz bu yanlış bilgiyi zihinlerimize kazıdı ve kazımaya devam ediyor.
Teori, gözlemlediğimiz bir olguyu, yani doğa kanunlarını açıklama amacı güden ve kanıtlarla desteklenebilen açıklamalar bütünüdür. Bilim, teorileri ispatlama amacı gütmez ve bunun için çaba göstermez. Çünkü sağlam bir teori, zaten kanıtlar tarafından desteklenir ve gücü ölçüsünde yaygın kabul görür. O nedenle bilim, teoriler için kanıt toplar ve açıklama gücüne bakar. Gerekirse yeni kanıtlarla destekler.
Öncelikle şunu bilin: Günlük hayatımızda kullandığımız "teori" kelimesi ile, bilimsel alanda kullanılan "teori" kavramı birbirinden çok ama çok farklıdır. Günlük hayattaki teori kavramı, kişisel yargılarımızdaki varsayımsal düşünceleri, fikirleri ifade eder. Oysa bilimsel alanda bir teori kişisel yargı değildir ve ortaya koyabilmeniz için çok güçlü kanıt ve deneylerle ortaya çıkmanız gereklidir.
Açıklanması gereken bir konuyla ilgili ortaya koyduğunuz teorinizin çok güçlü varsayımlarla, herkesçe sınanabilir herkesçe gözlemlenebilir veya herkesçe tekrarlanabilir deneysel kanıtlarla gelmesi ve hem önceden cevaplanabilenleri mükemmel biçimde cevaplaması, hem de cevaplanamayan sorulara bir önceki teoriye oranla daha iyi, daha yeterli düzeyde doğru cevap verebilmesi gerekir.
📌 BÜYÜK PATLAMA TEORİSİ: Uzak galaksilerin kırmızıya kayması gözlemlenen bir olgudur, doğa kanunudur ve gerçektir. Nedenlerini ve mekanizmasını açıklamaya çalışan teori ise Büyük Patlama Teorisi'dir.
📌 EVRİM TEORİSİ: Türlerin evrimleşmesi gözlemlenen bir olgudur, doğa kanunudur ve gerçektir. Nedenlerini ve mekanizmasını açıklamaya çalışan teori ise Evrim Teorisi'dir.
📌 ELEKTRON TEORİSİ: Elektrik gözlemlenen bir olgudur, doğa kanunudur ve gerçektir. Nedenlerini ve mekanizmasını açıklamaya çalışan teori ise Elektron Teorisi'dir.
📌 HÜCRE TEORİSİ: Canlıların hücrelerden oluşması gözlemlenen bir olgudur, doğa kanunudur ve gerçektir. Nedenlerini ve mekanizmasını açıklamaya çalışan teori ise Hücre Teorisi'dir.
📌 KÜTLEÇEKİM TEORİSİ: Kütlelerin birbirini çekmesi gözlemlenen bir olgudur, doğa kanunudur ve gerçektir. Nedenlerini ve mekanizmasını açıklamaya çalışan teori ise Kütleçekim Teorisi'dir.
Bir teorinin terkedilmesi için, hem onun açıklayabildiklerini, hem de açıklayamadıklarını daha iyi izah edebilen başka bir teorinin ortaya konulması gerekir. Örneğin; Evrim Teorisi için "Şunu şunu açıklıyor ama bunları bunları açıklayamıyor." demek, o teoriyi geçersiz kılmaz ve sanılanın aksine çökertmez. Çünkü evrim zaten sürekli gözlemleyebildiğimiz bir olgudur ve gerçektir. Evrim Teorisi'nin hatalı olması, bir doğa kanunu olan evrim gerçeğini ortadan kaldırmaz.
Teoriler, bazı şeyleri iyi açıklayamadığı için çöpe atılmazlar. Teorilerin açıklayamadığı alanları aydınlığa kavuşturmak için teori geliştirilmeye ve teoriyle çelişmeyecek yeni ek teorilerle desteklenmeye çalışılır. Sonuçta ortaya çıkan teori, iş görüyor ise kullanılmaya devam edilir.
Örneğin, Büyük Patlama Teorisi çok uzak galaksi kümelerindeki galaksilerin hidrojen ve helyum dışındaki elementler bakımından fakir olması gerektiğini söyler. Ancak, çok uzaklarda diğer elementlerce zengin galaksilere rastlanması büyük patlama teorisini çökertmez. Kaldı ki, böyle galaksilere rastlıyoruz. Evrenin genişleme hızının büyük patlama teorisinin öngördüğünden çok daha fazla olduğunu gördüğümüzde Büyük Patlama Teorisi'ni çöpe atmadık. Onun yerine "Burada bilmediğimiz bir karanlık enerji buna neden oluyor galiba." dedik ve teoriyi sahiplenmeye devam ettik. Oysa, karanlık enerji hipotezi için elimizde şu an hiçbir kanıt yok.
Newton’un kütleçekim teorisi; yüzyıllar boyunca gökcisimleriyle ilgili hesaplarımızda kullanılmış, gayet başarılı bir teoridir. Fakat, Einstein'ın Görelilik Teorisi, Newton'un teorisinden çok daha ileridedir ve bambaşka bir bakış açısı getirir. Buna rağmen, Newton formülleri daha pratik olduğu için, çok hassas hesap gerektirmeyen alanlarda (mühendislik vs.) kullanılmaya devam ediliyor. Yani Newton'un teorisi yanlış değil. Sadece Einstein’ınki daha doğru.
Gezegenler güneş çevresinde dönüyorlar. Peki hareketlerini nasıl hesaplayabiliriz? Tabii ki Newton'un kütleçekim teorisi ile. Peki bazı gezegenlerin, mesela Merkür’ün yörüngesini bununla hesapladığımızda yanlış çıkıyor, ne yapmalıyız? Elbette, Einstein'ın görelilik teorisini kullanmalıyız. Çünkü onun teorisi daha doğru.
📝 KOZMİK ANAFOR'DAN ALINTILANMIŞTIR