Balzac'ın okuduğum ilk ve çok sevdiğim bir eseri oldu. Balzac kitaplarıyla ilgili genel olarak en sık söylenen şey betimlemelerin çok yoğun olması ve bu kitapta da betimlemeler bol keseden kullanılmış. Ama ben okurken keyif aldığımı söyleyebilirim. Özelikle ilk sayfalarda mekân…devamıBalzac'ın okuduğum ilk ve çok sevdiğim bir eseri oldu.
Balzac kitaplarıyla ilgili genel olarak en sık söylenen şey betimlemelerin çok yoğun olması ve bu kitapta da betimlemeler bol keseden kullanılmış. Ama ben okurken keyif aldığımı söyleyebilirim. Özelikle ilk sayfalarda mekân tasvirleri ağırlıkta ama bu, hikayenin geçtiği mekânın daha en başından aklımda kolayca belirmesini sağladığından beni rahatsız etmedi. Kişi tasvirleri de bence çok güzel ve yeterli düzeyde yapılmıştı. Hatta ben bu betimlemelerin kitabın kendine has ruhuna destek verdiğini düşünüyorum.
Cimrilik ve para hırsının yaşamları, aileleri nasıl etkilediği, ömürleri nasıl tükettiği taşra kasabasında yaşayan Grandet ailesi üzerinden anlatılıyor. Aile zengin fakat Baba Grandet bunca zenginliğin ve mal varlığının içinde cimrilikte sınır tanımayan, aile sofrasına kadar bu cimriliğini getirmiş bir karakter. Sofraya kaç dilim ekmek konacağını, kışın ne kadar odun yakılacağını hesap eden cimri, karısının ailesi üzerinden bunca servete sahip olduğu halde ona hiç aşk veya sevgiyle yaklaşmamış ve karısının mutsuzluğunun farkında bile değil. Bir de kızı Eugenie var ki okuduğum en saf en temiz kitap karakterlerinden biriydi. Babasına rağmen bu kadar temiz ve saf kalabilmesi de ayrı şaşırtıcı. Kendisine talip iki kişi var fakat o kalbini kuzeni Charles'a kaptırıyor. İkisi arasındaki bu aşkın gelişimi ve sonuçlanması kitabın en vurucu yerlerinden biriydi.
Balzac'ın psikolojik analizleri muazzamdı. Özellikle kadınların psikolojilerini ele alışı beni büyüledi. Bununla beraber ne kadar iyi bir gözlemci olduğunu kitap boyunca görüyoruz.
Akıcı ve kolay anlaşılabilir bir kitap olduğunu da söylemek isterim.
Aşk ve para hırsını yazar öyle ilişkilendirmiş ki hayran kalmamak imkansız, favori kitaplarım arasında yer aldı. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
📍Kendisine iman edilen biricik yeni Tanrı, para değil mi?
📍"Onlar da ne bulurlarsa onu yerler herkes gibi. Biz de ölü yemiyor muyuz? Öyleyse miraslar nedir?"
📍Gülme ne kadar bulaşıcı olabilirse, gözyaşları da öylesine bulaşıcıdır.
📍Yasaları yapanlara bile "Ne düşünüyorsun?" diyecek yerde, "Ne ödüyorsun?" diye soruyorlar.
📍Kadının yanlışları hemen her zaman iyiye inancından, gerçeğe güveninden gelir.
📍"Anne, bir an için Tanrı kadar güçlü olmak isterdim."
📍Servetin debdebelerinden çok, yokluğun tantanasıyla duygulanmak, kadının soylu yazgısı değil midir?
📍"...gözleriniz ruhunuzun yıkılışını gösterir gibi! İnsanlara böyle bakmayın."
📍Zamana hiçbir şey dayanmaz, kendimden biliyorum.
📍Bir yalnız aşktır sürdü gitti kısacası...