🥊BLOODHOUNDS 2. SEZON YORUMU🥊 Aylardır beklediğim, dün işten geldiğim gibi Netflix'i açıp tek oturuşta yedi bölümünü de izleyip ikinci sezonunu bitirdiğim dizidir. İlk sezonu ne kadar beğenip keyif alarak izlediysem aynı şey ikinci sezon için de geçerli. Kim Gun Woo…devamı🥊BLOODHOUNDS 2. SEZON YORUMU🥊
Aylardır beklediğim, dün işten geldiğim gibi Netflix'i açıp tek oturuşta yedi bölümünü de izleyip ikinci sezonunu bitirdiğim dizidir.
İlk sezonu ne kadar beğenip keyif alarak izlediysem aynı şey ikinci sezon için de geçerli.
Kim Gun Woo (Woo Do Hwan) ve Hong Woo Jin (Lee Sang Yi) ilk sezon tefecileri devirdikten sonra Gun Woo şampiyonluk için maçlara dönmüş, Woo Jin ise boksu bırakıp onun koçluğunu yapmaya başlamıştır. Gun Woo'nun başarısını gören yeraltı bir boks ligi IKFC'nin sahibi son derece karanlık bir adam olan Im Baek Jeong (Rain) onu kendi ligine almaya çalışır. Bu sefer ikilimiz bu camiayı yok etmek için uğraşır.
İlk bölüm biraz daha ilk sezonu hatırlatarak başladı. Eskileri yad ettiler, dostluklarının kardeşliğe nasıl dönüştüğünü, ikilimizin birbirine olan bağlılığını izledik. Aynı zamanda yine ilk sezonki karakterlerden polis Gang Myeong ve Hong Min Beom'un ikilimizle olan ilişkilerini görmek beni çok mutlu etti. O zamandan beri hep görüşüyor olmaları, onları hep desteklemeleri, yardımcı olmaları, özellikle Min Beom'un Gun Woo'ya "Sana olan borcumu daha ödemeye başlamadım bile." demesi 'aferin lan' dedirtti. Çünkü ilk sezon biraz pasif agresif bir hali vardı. Minnet duygusunu görmek güzeldi. Bir ara bu karakterleri kötü yapacaklar mı diye düşündüm, çok şükür öyle bir şey olmadı, iyiki de olmadı. Klişeye kaçmadığınız için teşekkürler. Ama polisin Bay Moon'a olan tavrı sinir etti beni. Ya tamam polissin anladık da ilk sezonki travmanın asıl sebebi sensin unutmadık. Fazla yüklendi deniz piyademize.
Gelelim sezonun efsanesi Baek Jeong'a. Rain sen nasıl bir adamsın, bu nasıl oyunculuk? O kadar bayıldım ki, izlemesi o kadar zevkliydi ki. İnanılmaz kötü, acımasız, zalim bir karakteri mükemmel canlandırmıştı. Boksör görüntüsüne de kötü imajına da bayıldım. Adamları öldürdüğü sahnelere bakamadım bile. Müthiş bir seyir zevki verdi. Çok çok çok iyiydi. Saatlerce övebilirim. Diziye dehşet yakışmış.
Bu sezonun şoku altıncı bölümde gizli. Evet yine altıncı bölüm 🥲 Ama bu sefer travma değil, güzel bir sürpriz. Şok oldum harbiden. Bu arada bu sezon mizah kısmı pek yok. İlk sezonun komedisi de vardı ve benim hoşuma gidiyordu baya. Bu sezonun dövüşü ve duygusallığı daha fazla. Woo Jin'in de Gun Woo'nun annesine 'anne' demesi çok tatlıydı. Yine çok etkilendiğim sahnelerden biri Gun Woo vicdan azabı çekerken Woo Jin'in onu teselli etmesi, ağlamaya başlaması...ya bilmiyorum ben aksiyon işlerinde duygusallık sevmem ama bu dizinin ayrı bir havası var sanırım. O yüzden rahatsız olmadım. Tam tersi bu ikilinin birbirlerine hep minnet duyması, hep birbirlerinin hayatlarında dönüm noktası olduğunu söylemeleri beni çok mutlu etti. Vefa duygusu ne kıymetli dedim izlerken. Bu Min Beom için de geçerli.
Yine söylemeden geçemeyeceğim. Allah aşkına Lee Sang Yi beyefendiyi artık ikinci adam yapmayın ya. Bu sezon güçsüz gösterilmişti hem üzüldüm hem sinirlendim. Ağlayarak 'ben dövüşmeyelim' sahnesi çok üzdü ya. Baek Jeong ile olan dövüş sahnesinde gebertesim geldi kötü adamımızı. Bak konu yine Rain'in mükemmeliğine geldi, neyse.
En bomba kısmı ise üçüncü sezona yeşil ışık yakıldı. Yüksek ihtimal gelecek. Tam olarak 'bir sezon daha var' dedirten şekilde bitti. Bu sefer üç yıldan önce gelsin ama.
Koşturuyormuş gibi hissedeceğiniz, gerileceğiniz, heyecanlanacağınız, temposu yüksek harika bir yedi saat geçireceksiniz. Hemen izleyiniz.
📍"Ölürsek birlikte ölürüz. Yaşarsak birlikte yaşarız. Biz buyuz."