Spoiler içeriyor
3.7.2021 Uzun bir aradan sonra çiçek gibi bir filmle geldim. İyi ki "raf"a girmişim yine buradan öğrendiğim bir filmdi, harika bir kazanım oldu😊 Ünlü ressam Maud Lewis'in biyografisini izliyoruz. Kendisi bir tür romatizma hastası bu onun hayatını görüntüsel bazı sakatlıklar…devamı3.7.2021
Uzun bir aradan sonra çiçek gibi bir filmle geldim. İyi ki "raf"a girmişim yine buradan öğrendiğim bir filmdi, harika bir kazanım oldu😊 Ünlü ressam Maud Lewis'in biyografisini izliyoruz. Kendisi bir tür romatizma hastası bu onun hayatını görüntüsel bazı sakatlıklar konusunda etkilemiş ve dışlanmasına sebep olmuş. Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden Maudie halasının yanında süren -kötü bir tabirle- sığıntı hayatından bıkıp hizmetçi arayan, küçük bir yerde yaşayan balıkçının iş ilanına başvurur. Bu mücadelede ayaktaki sıkıntısına rağmen uzun bir yol aşar. Ki bu adam tersin, huysuzun biridir. Bu iki farklı ve imkansız insan birlikte yaşamaya başlar ki Maudie ciddi sıkıntılar çeker bu sıkıntıların tek güzel yanı resimleridir. En yakın dostu, hayata tutunma araçları paletleri ve bulduğu tuvallerdir. Bu zor yaşama rağmen artık evlenen ve öyle yaşamaya devam eden Everest ile birlikte bir değişim geçirirler. Bu süreçte resimleri gittikçe halk tarafından ilgi görmeye başlar. Aslında en büyük değişimi Everest yaşar, Maudie'deki ruhsal cevheri, güzelliği de görür. Maudie hep itilmiş, sevilmemiş biri olarak ona evini açan bu huysuz adama "o karışmadı, ben de resime devam ettim." diyecek kadar da değer verir.
İnanılmaz iki oyunculuk. Özellikle Sally Hawkins gerçekten muazzam oynamış. THE Shape Of Water filminde de kendisi başrolde.
Bu filmde acı dolu bir hayata karşı tutunacak dallarınızın olmasının önemini çok net görüyorsunuz. Benim kalbimi yaralayan ve gözlerimi dolduran ise şu cümle oldu. Ölmek üzere hastane başında olan eşine son kez şöyle seslendi:
"Sevildim, Evv"
İnsanın en büyük ihtiyacı bir kelime ile bir filmi, sıkışmış bir hayatı nasıl da özetledi. Birbirimize ne kadar hor davranıyoruz. Farklılıklara nasıl karşı ve öfke doluyuz. Oysa her şey anlaşılmaktı. Bazı insanlar Maudie gibi bu karanlıktan potansiyeli ile çıkmayı başarırken bazıları eriyip gidiyor. Allah her insanı bir potansiyelle yaratıyor aslında önyargılar, sevgisizlik, bazı sıkıntılar buna erişmede çelik bir duvar adeta ama zafer pes etmeyenlerin. Yine de pes etmeyenlerin sırtına bir el de biz atsak fena olmaz değil mi😊
Kesinlikle izlenilmesi gerektiğini düşündüğüm sakin ama bir o kadar anlamlı filmi rafınıza ekleyin. Ayrıca merak edenler için Nova Scotia sanat galerisi çeşitli izinlerle yıllar için de harap olan her yeri çizim dolu bu Evi ebedileştirmek için Restore ediyor ve müzede sergiliyorlar. Ne kadar güzel düşünülmüş. Filmin sonunda gerçek Maud Lewis'i ve canlandırılan evin orijinal halini görmek çok etkileyici.
Filmden Son bir cümle bırakarak gidiyorum:
"Hayatın tümü çoktan çerçevelenmiş...."