Spoiler içeriyor
“KADINA ŞİDDETE HAYIR!” Öncelikle şunu dile getirmeliyim ki, fazlasıyla arada kaldığım bir kitap oldu. Bildiğimiz gibi bu bir Stephen King kitabı ve genellikle kitapları, açık bir dil kullanarak insanı gerilim dolu saniyelerin dibine sürükler. Esasında bu kitapta da gerilim dolu…devamı“KADINA ŞİDDETE HAYIR!”
Öncelikle şunu dile getirmeliyim ki, fazlasıyla arada kaldığım bir kitap oldu. Bildiğimiz gibi bu bir Stephen King kitabı ve genellikle kitapları, açık bir dil kullanarak insanı gerilim dolu saniyelerin dibine sürükler. Esasında bu kitapta da gerilim dolu saniyeler geçirdim. Kabul ediyorum kitap cidden iyiydi. King, en gerçekçi olabilecek ve her zaman yaşadığınız veya çevrenizde yaşanan, gündemden asla düşmeyen bir konuyu işliyor bu kitabında. Anlatılmak istenen farkındalık mesajı da oldukça açıktı bunun hoşuma gittiğini belirtebilirim. Ancak (henüz birkaç yıldır da olsa) bir Stephen King kitap okuru olarak, (King’in kaleminin ustalığıyla dünyada zirve yapmış bir yazar olması nedeniyle) bana göre kendi inşaa ettiği bu zirvenin sınırında bile bir kitap yer almıyor. King için yetersiz buldum. Kitabın içine diğer kitaplarında olduğu kadar giremedim ve ara ara kopuklar yaşadım.
Kitabın içinde ağırlıklı olarak saçma yerler barınmasa da yine de ara ara beni içine çeken yerler tabi ki oldu. Heyecanlandığım bölümleri zihnimde kolayca canlandırabildim. Ancak buna rağmen kitap hoşuma gitmedi. Kitabı bitirdiğimde bile bir şeylerin içime sinmediğini hissettim. Beklentimin altında olduğu için miydi, King’in yazı stilinin burada ufak tefek değişmiş olduğundan mı yoksa kurgunun saçma detayları mı bilemiyorum.
Her şey bir yana şunu söyleyebilirim ki, daha ilk sayfadan gerilim ve heyecan gümbürtüsünü hissedebiliyorsunuz.
Genellikle King, kitapların başında karakterleri okurun tanıması için zaman tanımak adına gündelik yaşamlarından kesitleri atıyordu. Fakat bu kitapta kendinizi bir anda olayın tam göbeğinde buluveriyorsunuz.
Başlarda 14 yılın sonunda, dehşet verici şiddet yanlısı olan kocasından kurtulup, evden kaçmaya karar veren Rose’nin kaçma hikayesini okuyoruz. Çok geçmeden bir tablo satın alan Rose’nin gerilim dolu hikayesine fantastik bir evreni katışına tanıklık ediyoruz. Rose tam bir zavallı ve kocasının adeta kuklası.
Kitabı okurken bazı yerlerinde o kadar çok sinirlendim ki kere sinirlenip kitabın kapaklarını kapattığımı hatırlamıyorum bile. Rose’un yaşadığı çaresizliği bu kitabı okurken adeta bende yaşadım ama Rose kitap ilerledikçe öyle bir değişti ve King bu değişimi bize öyle bir aktarıyordu ki, bu beni esas büyüleyen şey olmuştu. Kitabın sonunda Rose’un karşısında durup sarılarak ağlamak istemiştim. Ona sürekli destek olup, kitabın başından itibaren sonuna kadar gelmiş olduğu nokta ve o dimdik duran güçlü duruşunu bir kere daha takdir etmek istemiştim.
Norman...O kadar cümle yazabilirim ki bu konu için…
”Kadına şiddet uygulayan ve onları hor gören erkekler her zaman aciz varlıklardır.”
Norman’ın kendi başına kaldığı zaman ki yaşadığı iç mücadele ve durmadan kendisi ile hesaplaşması aslında çok güzel aktarılmıştı bizlere. Günbegün içinde kara bir delik gibi büyüyen ve onun ruhunu, kendi benliğini ele geçiren o kötücül güç, psikopatlık beni tuhaf hissettirdi. Hele ki bir sahnede...
Kitapta Norman’ı insan olarak dahi göremedim. Onun içinde insanlık namına tek bir parça bile yoktu. Hele ki “Üzülme Rose yenisini yaparız.” diyerek karısını dövdüp hemen sonra Rose’yle ağız dolusu alay eden ve hatta karısı düşük yaptığında kaybettiği bebeğine kaşı iribaş muamelesi yapan şerefi olmayan bir karakter. Benim için bu kitapta sinirlenilecek birçok duvar, ağlayacak birçok kapı vardı.
Kitapta King, diğer romanlarına ufak tefek atıflar da bulunuyor. Ama bu demek değil ki bundan önce diğer kitapları da okumalısınız. Bir King hayranı olarak önceden okuduğunuz diğer kitaplara olan atıfları görmek ister istemez gurur verici. Yüzünüzde siz fark etmeden bir tebessüm oluşuyor.
Fantastik bakımdan kitap oldukça başarılıydı. Gerilim için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kurgu cidden güzeldi fakat yazım türü Stephen King’i yansıtmıyordu. Duraklık yaşadığım birçok yer oldu. Çok arada kaldığım bir eser oldu. Yine de her insan bir kitabı 1 kapıdan da 1000 kapıdan da inceleyebilir. Mideniz ve siz bu tür kitaplara alışıksa her ne olursa olsun okumanızı öneririm.
İyi okumalar…