Gogol'den okuduğum 4. kitap olan ve Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton adı altında toplanan kitap, 1 tiyatro oyunu ve 5 adet öyküden oluşmaktadır. Betimlemelerin ve karakter tanıtımlarının oldukça fazla yer aldığı ve…devamıGogol'den okuduğum 4. kitap olan ve Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton adı altında toplanan kitap, 1 tiyatro oyunu ve 5 adet öyküden oluşmaktadır. Betimlemelerin ve karakter tanıtımlarının oldukça fazla yer aldığı ve okuyucuyu mest ettiği öykülerin hepsinde ayrı bir tat ve lezzet vardı. Büyük bir keyifle okudum ve Gogol'ün ilk yazdığı öykülere göre nasıl bir gelişim gösterdiğinin de ayrıca farkına vardım diyebilirim bu kitapla. (Taras Bulba dışında)
Önceki öyküleri, daha kısa ve net cümlelerden oluşuyorken bu kitaptaki öykülerinde daha uzun cümleler kurması (yarım sayfa süren cümleler) ayrıca okuyucunun cümleyi okurken anlamından uzaklaşmaması ve rahat okuyabilmesi de yazarın ne kadar marifetli olduğunu gösteriyor sanırım. Kısacası bu kitabı çok sevdim ve favori öykülerim ise Portre, Palto ve Bir Delinin Anı Defteri oldu diyebilirim.
Kısaca öykülerden de bahsetmek gerekirse;
1- NEVA BULVARI
Çarlık Rusya'sında Petersburg yaşamının bütün ihtişamı ve sefaletiyle sürüp gittiği Neva Bulvarı'nda yaşanan sosyal sınıf çatışmasını, biri ressam diğeri subay iki arkadaş ve onların âşık oldukları iki kadın üzerinden anlatıyor. Neva Bulvarı'yla ilgili betimlemeleri muhteşemdi açıkçası.
2- BURUN
Gogol, Burun’u 1833’te yazmaya başlamış ve 1835’te ilk biçimini verdikten sonra basılması için gönderdiği derginin yönetmeni tarafından, bayağı bulunduğu için geri çevrilmiş. Ancak bu öykünün sanat güzelliğini ve yergi değerini hemen anlayan Puşkin, 1836’da, yönettiği dergide Burun’u yayımlamış ve bir de not yazmış:
“N. V. Gogol, uzun süre bu şakanın basılmasını istemedi; ama biz, bu öyküde öyle şaşırtıcı, akla sığmaz, neşeli, özgün şeyler bulduk ki öykünün el yazmasının bize verdiği zevki okuyucularımızla paylaşmaya razı olması için kendisini güçlükle kandırabildik.”
Öyküye gelecek olursak; Rus toplumundaki çarpıklıklara ve bu çarpık düzen içindeki insanların büründükleri yapılara sert, gerçekçi ve alaycı bir anlatımla yaklaşıyor. Berber İvan Yakovleviç'in bir sabah ekmeğinin içinde müşterisi Binbaşı Kovalev'in burnunu bulmasıyla ve Kovalev'in de bir sabah uyandığında burnunun yerinde olmadığını farketmesiyle başlıyor. Ve iki karakterin, birinin buruna ulaşma diğerinin burundan kurtulma çabalarını mizahi bir dille anlatıyor. Keyifle okuduğum gerçeküstücü bir öykü oldu.
3- PORTRE
1835 yılında yayımlanan ve 1915 yılında sessiz film olarak uyarlanan öykü, bir sanat mağazasında dehşet verici bir şekilde gerçekçi ve gizemli bir portre gören ve satın alan, genç ve parasız bir ressam olan Çartkov'un üzerinden, insanların hırslarını kullanarak yaşantılarını nasıl cehenneme çevirdiğini anlatıyor. Benim en beğendiğim ve en etkilendiğim öykü olduğunu söyleyebilirim.
4- PALTO
1842 yılında yayımlanan bu uzun öykü, Rusya'da yaşanılan sosyal sınıf baskısının alt sınıf insanların üzerinde bıraktığı etkiyi gerçekçi bir üslupla anlatıyor. Sıradan insanların çektiği sıkıntıları, maruz kaldığı eşitsizlikleri ve çektikleri acıları, silik ve ezik bir karakter olan baş kahraman Akakiy Akakiyeviç'in üzerinden okuyucuya aktarıyor. Binbir zorlukla ve uzun uğraşlar sonucu diktirdiği yeni paltosu bir süre sonra çalınan ve yüksek mevkide bulunan nüfuzlu birinden yardım istemek zorunda kalan Akakiyeviç'in hikayesi de favorilerim arasında yerini aldı.
Gogol, hikayeyi bir toplantıda anlatılan olaydan esinlenerek yazmış. Olay av meraklısı sıradan bir memurun yıllarca para biriktirerek aldığı tüfeğini dereye düşürmesi ve sonrasında girdiği bunalımla ilgiliymiş. İçine girdiği depresyondan ise ancak arkadaşlarının ona yeni bir tüfek alması ile kurtulmuş.
Palto'yu, “Gerçekçi Rus Edebiyatı”nın mihenk taşı olarak nitelendirebiliriz. Dostoyevski'nin, Gogol'ün bu eseri için söylediği düşünülen “Hepimiz onun Palto’sundan çıktık” cümlesi de aslında eserin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermiştir. Eseri sonraları ne kadar beğenilse de yayımlandığı dönemde soylu kesimin tepkisini üzerine çeken Gogol, düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla, onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Aslında onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir.
5- BİR DELİNİN ANI DEFTERİ
Gogol'un 1842 yılında yazdığı 'Bir Delinin Anı Defteri' adlı oyunu, çeşitli tiyatro toplulukları tarafından birçok kez tek perdelik ve tek kişilik olarak sergilenmiş ki ben de bu güzel oyunu Erdal Beşikçioğlu'nun tek kişilik muhteşem performansıyla izleme şansına sahip oldum.
Oyun, çevresinde sürekli aşağılanıp alay edilen, vaktini işiyle evi arasında geçiren sıradan bir devlet memuru olan Ivanov'un, platonik aşkı olan burjuva kızının bir asilzadeyi sevdiğini öğrenmesiyle yıkılmasını ve sonuçta delirerek "İspanya Kralı" olmuş bir halde, akıl hastanesine kapatılmasını anlatıyor. Okuyucu tüm bu olup bitenleri Ivanov'un tuttuğu günlük sayesinde öğreniyor ve eser de favorilerimde yerini alıyor.
6- FAYTON
1836'da yayımlanan bu kısa öykü, eski bir süvari subayı ve küçük bir Rus kasabası yakınlarındaki toprak sahibinin hikayesini anlatıyor.
Yine gerçek hayattan alınan Fayton'un ortaya çıkış hikayesi ise şöyle;
Gogol’un Viergorski adlı, dalgınlığıyla ünlü bir tanıdığı varmış. Bir gün Petersburg’daki bütün diplomatları şölene çağırmış ama o gün şöleni unutarak kulübe yemeğe gitmiş; geç vakit evine döndüğünde şöleni anımsamış. Ertesi gün özür dilemek için bir gün önce resmi üniformalarıyla evine gelmiş olan yüksek konumdaki konuklarını birer birer ziyaret etmiş. Herkes bu adamı sevdiği, dalgınlığını bildiği için onu hoş görmüşler. Yalnızca Bavyera Elçisi kendisiyle her türlü ilişkisini kesmiş.
Puşkin ise Fayton’u okuduktan sonra Pletnev’e yazdığı bir mektupta, “Gogol’a öyküsü için çok teşekkür ettiğimi bildirin.” demiştir.
Rus Edebiyatı'nı merak eden, başlamak isteyenler için Gogol’ün bu güzel eserlerini kesinlikle tavsiye ederim. Kitapla kalın...
Notum: 9/10