Spoiler içeriyor
birinci sezon ikinci bölümünü ayrı sevdiğim seri. adamın bir cam parçası ile yarışmaya çıkıp kendi boğazına dayayıp yaptığı konuşma efsane ve devamında sistemin bu sert isyanı bile bir tür gösteri performansına dönüştürüp yine iğdiş etmesi çok önemli bir sorun. "sakın…devamıbirinci sezon ikinci bölümünü ayrı sevdiğim seri. adamın bir cam parçası ile yarışmaya çıkıp kendi boğazına dayayıp yaptığı konuşma efsane ve devamında sistemin bu sert isyanı bile bir tür gösteri performansına dönüştürüp yine iğdiş etmesi çok önemli bir sorun.
"sakın üstüme gelme tanrıya yemin ederim sırf kafanı kesebilmek için seni hayata geri dönünceye kadar döverim.
- konuşmasına izin vermeliyiz bence.
- hazır bir konuşmam yok! kelimeleri planlamadım. denemedim bile. ..yönlendiren değil, hisseden ifadenizi takının. bir ifade takınıyor ve yüzünüzü sahneye doğru çeviriyorsunuz. bir şeyler yapıyoruz. şarkı söylüyoruz, dans ediyoruz, takla atıyoruz. ve buraya çıkanlar size göre insan değil. sahneye çıkanları görmüyorsunuz. hepsi birer sahte gıda! ne kadar sahteyse o kadar seviyorsunuz. çünkü artık işe yarayan tek şey sahte gıda. sindirebildiğimiz tek şey bunlar. tam olarak bu kadar değil. gerçek acıyı, ahlaksızlığı bunları da sindirebiliyoruz. şişman adamı bir direğe bağlayın ve kendi vahşiliğimize gülelim. çünkü bu hakkı kazandık. batarya vaktimizi tamamladık. ama o adi herif kaytardı, bu yüzden ona gülebiliriz. zihinlerimiz umutsuzlukla tükendiği için ne yapacağımızı bilmiyoruz. tek bildiğimiz sahte gıda ve boktan şeyler satın almak. birbirimizle boktan şeyler satın alarak konuşuyor, boktan şeyler alarak ifade ediyoruz. bir rüyam mı varmış? rüyalarımızın tepe noktası gerçekte var olmayan ikizimize bir şapka almak. orada olmayan bir şeye! olmayan bir şey için boktan şeyler satın alıyoruz. bize güzel, ücretsiz ve gerçek bir şey gösterin. gösteremezsiniz. bu bizi bozardı. bunun için çok uyuşuğuz. boğularak ölebilirim. konu ne kadar dayanabileceğimiz.
...peki nereye gitmek için? neye güç vererek? hepinize koyayım. konuşmamın özeti budur. orada oturup yavaş yavaş işleri kötüleştirdiğiniz için hepinize koyayım. spot ışıklarınıza, kendini beğenmiş yüzlerinize ve size koyayım.
..etrafına sızdığınız ve kemiklerine kadar parçaladığınız bir şakadan ibaret hale getirdiğiniz milyonlarca kişinin huzurunda kötü şaka yaptığınız için size koyayım. benim için, bizim için, herkes için hepinize koyayım. hepinize koyayım!"(black mirror)
yanılmıyorsam ursula k. le guin'in mülksüzler'de shavek sanat olarak gösterilenlere ilgiliyle bakınca sanatçı mısınız? diye soruyordu biri. o da şöyle diyordu: hayır ama boku bir görüşte tanırım. black mirror'un bu distopik bölümünde de sanat ile bok, gerçek ile sahte tamamen yer değiştirir. insan bile gerçekliğini yitirmiştir. sanal bir ikiziyle temsil edilmekten ibarettir.
bu bölüm baudrillard'nın imkansız takas metnini de anımsattı. bu kitabında insanın gerçek dünyayı tasviye etmeye çalıştığını söylüyor. " onun yerine akla gelebilecek çeşitli parçalardan oluşmuş yapay bir dünya koyarak onu yok etmemiz gerekecek, böylece hickimseye verecek hesabımız kalmayacak." her şey takas edildiğinde gerçek sorunlar ve bunlarla yüzleşme ve anlam vermeye yönelik çabası son bulmuş olacak.
"gerçekliği tartışma konusu yapan da artık felsefi düşünce değil, sanal gerçeklik ve onun teknikleri. eskiden düşünce düşünce ortamında gerçeğe son veriyordu, oysa şimdi yeni teknolojiler gerçeğe gerçekten son veriyor." (imkansız takas)