Spoiler içeriyor
Ah ulan Oliver. Çok üzüldüm bu çocuğa ya. Çocukken çok kısa olanlarını okudum galiba hayal meyal hatırlıyorum ama bu sefer daha detaylı okudum. Hem duygulandırdı, hem gururlandırdı hem heyecanlandırdı. Bir kere her şeye rağmen asla kötülüğü seçmedi. Belki de en…devamıAh ulan Oliver. Çok üzüldüm bu çocuğa ya. Çocukken çok kısa olanlarını okudum galiba hayal meyal hatırlıyorum ama bu sefer daha detaylı okudum. Hem duygulandırdı, hem gururlandırdı hem heyecanlandırdı. Bir kere her şeye rağmen asla kötülüğü seçmedi. Belki de en sonunda bunun ekmeğini yedi. İyilikten vazgeçmedi ve en sonunda herkes ettiğini buldu. Kitabın ilk sayfalarında Mr. bumble’a o kadar sinir oldum ki, o adamı görsem öldürecek seviyedeydim. En sonunda muma dönüştü. Kitabın en sevdiğim bölümlerinden biri Noah’a saldırması. Annesine laf atılmasına dayanamadı. Kitap biraz abartılı tesadüflerle yazılmış ama bence güzelce oturduluğu için bir sorun yok. Yani evi soymaya gidiyorlar. Evin evlatlık edinilmiş kızı Oliver’ın teyzesi çıkıyor. Ya da Mr. Bronlow Oliver’ın babasının dostu çıkıyor. Ne yani, koskoca İngiltere’de nasıl bir tesadüf bu? Yani Yeşilçam’da çıksa eleştiririm o yüzden bundan da geri durmadım.
Fagin kötü bir adam ama büyük bir adam. O kadar insanı elinde tutması, iyi bir gözlemci olması bunların ürünü. Sonunda onun da ölmesine çok sevindim. Sikes’ı Nancy hakkında manipüle etmesi, Sikes’ın gidip Nancy’i acımadan öldürmesi. Aşk neler yapıyor insana. Nancy keşke hayatta kalsaydın kuzum. Ama kader, neyi seçtiğindir. Sikes köpeği öldürseydi o anda çok üzülürdüm.
Oliver, tüm uzunca sayfalar boyunca hep eziyet çekti. O kadar üzülüyordum ki insanlar nasıl bu kadar kötü olabilir? İlk önce Yoksullar evi tarafından verildiği aileden işkence görünce oradan kaçıyor, sonra Elegeçmezle tanışıp Fagin ile karşılaşıyor. Onların iyi insan olduğunu düşünüyor ve bunu anca soygunda fark ediyor. Sonra soymaya çalıştıkları Bronlow ile tanışıyor ki bu adam onun hayatını komple değişiyor. Faginler bunu tekrar kaçırıyor ve bir soyguna girişiyorlar. Soygun girişiminee bulundukları evin sahibi tarafından sahipleniliyor. Dr. Losbourne gayet iyi bir adam. Evin bir diğer kızı Rose onun teyzesi çıkıyor ve evin oğlu harry ile birbirlerini seviyorlar. En sonunda Bronlow ile birleşip bu kötü adamları haklıyorlar. Tabi bir de Oliver’ın başına tüm bunları saçan abisi Monks var. Oç
Oliver açtı, üşüyordu ama ömründe görmediği ölçüde yalnızlık çekiyordu…
Ölüm gibi suç da yalnızca yaşlıların ve çirkinlerin tekelinde değildir. Çok zaman kurbanlarını en genç ve en güzellerin arasından seçer.
Çevremizdekilere karşı davranışlarımızda dikkatli olmamız gerek. Çünkü her ölüm geride kalan bir avuç kimseye öyle düşünceler miras bırakır ki yapılabilecekken yapılmamış, unutulmuş, boş verilmiş şeyler…
Dünyamız bir kırık düşler dünyasıdır. Ve kırılanlar da çoğu zaman en özenerek beslediğimiz, ruhumuzun en soylu yönünü yansıtan düşler ve umutlardır.
Zavallı küçük Dick ölmüş meğer!
Küçük Dick’e de çok üzülmüştüm. Oliver’ı Tanrıya emanet etmişti.
9/10