İyinin ve kötünün ötesinde.. İnsani değerlerimiz nelerdir? Veya hangi değerlere sahip olmak için çabalıyoruz? İyi olmak ya da kötü olmak.. bana çok saçma gelir hep. Böyle diyince kulağa hoş gelmediğinin farkındayım. Ama ben başkalarının kulağına hoş gelecek diye kendi değer…devamıİyinin ve kötünün ötesinde..
İnsani değerlerimiz nelerdir? Veya hangi değerlere sahip olmak için çabalıyoruz?
İyi olmak ya da kötü olmak.. bana çok saçma gelir hep. Böyle diyince kulağa hoş gelmediğinin farkındayım. Ama ben başkalarının kulağına hoş gelecek diye kendi değer yargımdan vazgeçmeli miyim? Evet, doğru cevap. Vazgeçmemeliyim.. (benim doğru cevabım bu:)
Neden saçma geldiğine gelecek olursam. İyi ve kötüden önce doğru ve yanlış yargılarını ele alalım. Doğru kime göre doğru? Kim belirliyor doğru oluşunu? Ben söyleyeyim eğer kendini geliştirememiş sağdan solda duyduğu şeylere göre kendini şekillendiren biriyseniz sizin doğrunuz, kimin ne söylediğidir. Başka bir deyişle 'el alem'dir. Bunun başka bir sürü örneğini verebilirim. Sadece örf adetle büyümüş biriyseniz... Zorbalıkla büyümüş biriyseniz... Ama nasıl büyümüş olursanız olun kendinizi farkına vardığınız yaşa (yani bu saatten sonra ben kendimi büyüteceğim diyebildiğiniz yaşa) gelince ipler sizin elinize geçiyor. İşte alın size hayatınızın kırılma noktası.. Değer yargılarımız bizim elimizde olmalı başkasının değil. Ne kadar iyi veya ne kadar kötü bunun sorgulaması sizin elinizde olsun. İyi ve kötü demişken bunların da bende ne demek olduğunu söyleyeyim. İyi ve kötü bence vicdanın ağır basması veya nefsimizin ağır basmasıdır. Bir insan bir şey yaparken vicdanı rahat da siz ona istediğiniz kadar kötü bir şey yaptığınızı söyleyin o insanın buna kulak asacağını düşünmüyorum. Bu yüzden etrafta yüzlerce doğru yüzlerce yanlış var. Hepimiz farklı insanlarız ve hepimizin vicdanı başka şeye iyi veya kötü der. Bence olay bundan ibaret. Sizce farklıysa yorumlara her zaman açığım. Farklı bakış açılarımızla farklı insanlarız ve ben bu bakış açılarını görmeyi her zaman çok severim. Farklı bir pencere daha açmak hayatıma... Eşsiz bir duygudur benim için.
Şimdi bunca şeyin filmle ne ilgisi var diyebilirsiniz. Açıklayayım. Baş karakterlerimizden biri olan Gerd Wiesler'in hayatının kırılma noktası diyebileceğimiz bir yerde filmin seyrinin değişmesiyle bağdaştırabilirim bu anlattıklarımı. Hayata bakışımız nasıl ki zamanla değişebiliyorsa doğru ve yanlışa da bakışımız değişebilir. Bu kırılma noktası hem karakterin kırılma noktası hem de filmin. Bu yüzden buraya değindim.
Bir Alman yapımı olan bu filmi çok beğendiğimi gönül rahatlığıyla dile getirebilirim.
Film:10/10
Kendime yakın hissettiğim karakter: Gerd Wiesler