"Bir hayalim var, gerçek olduğunu biliyorum." H.A. Diziyi özetlemem istenseydi şu cümle yeterli olurdu sanırım. Yoruma geçmeden önce eklemek istediğim kısa bir bilgi var. Senarist daha önce yazılan bir şarkıdan ilham alarak senaryoyu oluşturuyor. Şarkıda geçen bir kısım veriyor diziye…devamı"Bir hayalim var, gerçek olduğunu biliyorum." H.A.
Diziyi özetlemem istenseydi şu cümle yeterli olurdu sanırım.
Yoruma geçmeden önce eklemek istediğim kısa bir bilgi var. Senarist daha önce yazılan bir şarkıdan ilham alarak senaryoyu oluşturuyor. Şarkıda geçen bir kısım veriyor diziye ismini:
"Sonsuza dek sürer sanmıştım 25 ile 21 (yaş)"
Şarkı ismini en alta bıraktım.
Diziye gelecek olursak; son zamanlarda keşke lise yıllarımı böyle kendimce ve delidolu bir heyecanla geçirmiş olsaydım dememe sebep olan bir yapım oldu. İzlerken hayal kurmanın hayatımız için ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anladım.
Başrolde küçüklükten beri eskrim sporunda ilerlemek isteyen ve oldukça azimli bir lise öğrencisi bulunuyor. İzlerken aklıma şu soru geldi:
"Onun bu kadar azimli olmasının ve pes etmemesinin sebebi ne?"
Bulduğum yanıt ise şu oldu: O hayalini kurduğu geleceğe inanıyordu. Sonu ne olacak olursa olsun...
Yürümesi gereken yolun zor olduğunu çok iyi biliyordu ama hayal ettiği şeye kavuşamamak ondan da zordu.
Birçok engelle karşılaşmasına rağmen bunlara durması gereken bir uyarı gözüyle değil de sevdiği şeyi yaparken katlanması gereken ufak sorunlar olarak bakıyordu. Onun için önemli olan sevdiği sporu yapmaktı.
Bu bana hayattaki sorunlara dair farklı bir bakış açısı kazandırdı ve kendime şunu sordum:
Eğer bir şeyi yapmayı seviyorsam tüm zorluklarıyla sevmem gerekmez mi? Pes edersem sevdiğim şeyi yapmaktan mahrum kalacağım. Peki hangisi daha zor?
Ve cevabım şu oldu:
Pes ettiğim şeyler hayatımda bir yarım olarak kaldı, sonucunda onlar da ben de yarım bırakıldık kendim tarafından.
Hep sonuca odaklandığım için hayalime kavuşmaya giden süreçte engelleri gördüm ve pes ettim bazen. Çünkü o engeller de son gibi göründü bana. Oysa ulaşmaya çalışırken geçirdiğim zamanda aldığım keyfe, bazen yaşadığım hüzne, ümide odaklanmalıydım. Ancak böyle yaparsam anlam kazanırdı her şey.
Her karakterin hayat hikâyesinden kapacağımız bir şeyler vardı dizide.
Kimisi içindeki çocuğu öyle bastırmıştı ki ân'ı yaşamak nedir bilmiyordu. Bu yüzden mutlu olmayı öğrenmesi gerekti. Kimisi başarmayı hayatta kalmak olarak gördü ama yitirdiklerini çok sonra farketti. Bunları telafi etmesi gerekti. Kimisi hayatını başkasına duyduğu bir zorunluluk olarak yaşıyordu. Gerçekten yaşamasına sebep olan şeyi bulması gerekti.
Her karaktere yaşamımdan bir parça gözüyle baktım ben izlerken. Kimisinde bende olan özellikler vardı, kimisinde de yaşamımda olan kişilerden.
İçerisinde dostluğu,aşkı, gençlik heyecanını, kendini bulmayı barındıran ve ilham veren bir diziydi. Genel olarak karakterlerin geçmiş yaşantısı (1998) verilse de ara ara günümüze (2022) dönerek ufak ipuçları vermeleri "Acaba ne oldu da şimdi böyleler?" merakı uyandırdı. Bu sebeple bana göre oldukça sürükleyiciydi.
Bir Kesit | "Olgunlaşmak mi? Bu duygulara olgunlaşmak demek istemiyorum."
Bir Şarkı ♩ Jaurim 25,21