Spoiler içeriyor
Kitabı ilk birkaç yıl önce,daha basılmadan okumuştum,o zamanlar beni okurken pek rahatsız ettiğini hatırlamıyorum ama geçen zamanın ve büyüyen yaşımında etkisiyle sanırım kitabı yeniden okuduğumda çok fazla rahatsız oldum.Karakterler arasındaki ilişki fazlasıyla toksik ve hastalıklıydı,okurken birçok yerde ben ne okuyorum…devamıKitabı ilk birkaç yıl önce,daha basılmadan okumuştum,o zamanlar beni okurken pek rahatsız ettiğini hatırlamıyorum ama geçen zamanın ve büyüyen yaşımında etkisiyle sanırım kitabı yeniden okuduğumda çok fazla rahatsız oldum.Karakterler arasındaki ilişki fazlasıyla toksik ve hastalıklıydı,okurken birçok yerde ben ne okuyorum ya diye kendimi sorguladığım oldu.
Zeynep ve Uygar'ın aşkı ilk görüşte aşk olarak romantikleştirilmeye çalışılsa da bana göre aşklarının romantik hiçbir yanı yoktu.Uygar karakteri öfke kontrol sorunu olan,takıntılı,aşırı kıskanç,kontrol manyağı bir tipti ve Zeynep'in hayatındaki tabiri caizse her şeye karışıyordu;okuluna,arkadaşlarına,işine,
kıyafetlerine...Ve Zeynep ondan habersiz bir şey yaptığında ,ki bunu tepkisinden korktuğu için yapıyordu,veya istemediği bir şey yaptığında resmen deliriyordu.Bu tip bir karakterin yapması gereken şey birine aşık olmak değil gidip tedavi olmak arkadaşlar bu kadar açık ve net.Zeynep karakteri ise iki mırın kırın edip kendini güçlü bir karakter gibi göstermeye çalışıyor,sözde Uygar'a karşı çıktığı için, ama sonrasındaysa yelkenleri suya indirip tıpış tıpış Uygar'ın sözüne geliyordu.Uygar resmen kitabın başından sonuna kadar kıza psikolojik şiddet uyguladı hatta bir ara işin boyutu fiziksel şiddete kadar geldi ama Zeynep karakteri hep suçu kendinde buldu bu olaylarda.Aslında burada suç tamamen Uygar'da,karakterinde ve kontrol edemediği öfkesindeydi.Bu kadar zayıf ve erkeğe bağlı,nereye çeksen oraya giden kadın karakterler okumak gerçekten beni sinirlendiriyor,insan okurken biraz omurgan olsun be kızım,bu kadar kolay eğilip bükülme,şekil alma demekten kendini alamıyor.Ve kitapta sinir olduğum bir diğer şeyde Zeynep karakterine görenin şak diye aşık olmasıydı,yav bu ne kardeşim,bu kız Afrodit mi?Uygar ilk görüşte aşık oluyor,Selim ve Yusuf karakterleri de öyle,kıza aşık olmayan bir ben kaldım o kadar diyeyim size.Kitapta sevdiğim tek karakter Ramon karakteriydi ve ilk defa okuduğum bir Türk yazarın kitabında eşcinsel bir karaktere bu kadar çok yer verildiğini gördüm açıkçası bu benim hoşuma giden bir detay oldu ama Ramon karakterinin de Kadir'e olan takıntısı ve onu istemediğini,ondan hoşlanmadığını bildiği halde her fırsatta Kadir karakterine sırnaşması bir yerden sonra beni Ramon karakterinden de soğuttu diyebilirim.Ve kitapta onca saçma sapan olay,çatışma,mahallenin ortasında araba yakma kadar absürt bir olay yaşanmasına rağmen bu olayların birinde bile ortada herhangi polisin olmaması beni sinir eden bir diğer şeydi.
Canım ülkemin polisinin esamesinin bile okunmadığı bu kitabı okurken sık sık bu ülkenin polisi nerede yav diye sorguladım ama tabiki herhangi bir sonuca varamadım🙁
Son olarak kitap hakkında genel düşüncelerimi toplayabildiğim kadarıyla toplayıp bu uzun inceleme yazımı bitireceğim,hiç bu kadar uzun bir şey yazmamıştım buraya ama ne yapayım kitaba acayip dolmuşum ve şimdi de kendimi durduramıyor,yazdıkça yazıyorum😂😂
Zeynep Uygar ikilisinin ilişkisi çok hastalıklı,çok toksik bir ilişkiydi.Uygar karakterinin çok yakışıklı,çok zengin ya da çok güçlü olması zerre önemli değildi ve Uygar çekilecek dert değildi benim gözümde.Yukarıda da belirttiğim gibi karakterin en acilinden bir tedavi olması gerekmekteydi.Bunun dışında kitapta çokça yazım,imla ve mantık hatası vardı,doğru düzgün düzenlenmemiş gibiydi.Ve bana göre anlatımın 1.ağızdan olması,sürekli geldim,gittim,yaptım tarzı cümlelerin kullanılması,anlatımı fazlasıyla basitleştirmiş ve zayıflatmıştı.Kitap bana hitap etmeyen ve pekte beğenmediğim kitaplardan bir oldu maalesef.