“Bütün insanlar eşit yaratılmamıştır! Bazıları daha akıllı, daha güzel ya da daha büyük statüdeki ebeveynlerle doğar. Bazıları, aksine, zayıf vücuttan veya zihinden doğar veya varsa, çok az yetenekle doğar. Bütün erkekler farklıdır! Evet, insanın varlığı ayrımcıdır. Bu yüzden savaş, şiddet…devamı“Bütün insanlar eşit yaratılmamıştır! Bazıları daha akıllı, daha güzel ya da daha büyük statüdeki ebeveynlerle doğar. Bazıları, aksine, zayıf vücuttan veya zihinden doğar veya varsa, çok az yetenekle doğar. Bütün erkekler farklıdır! Evet, insanın varlığı ayrımcıdır. Bu yüzden savaş, şiddet ve huzursuzluk var. “
- Bilmem kaçıncı Charles the baba Britania
Çok fazla anlam ve 'biraz' gerçek olan bu alıntı, bütün ana konuyu açıklık getiriyor.
Anime 1. sezon aksiyon olarak başta yükselen ancak sonra ise azalan bir grafikte ilerliyor.
Bunun sebebi ise konu derinliği ve bir çok karakterin olmasından kaynaklıydı bence
Strateji olarak ilerlediğinden konuşma metinleri oldukça fazlaydı bu ilk sezon da
bana göre aksiyonu azaltan bir unsurdu.
Anime 2. Sezon ile resmen başka bir boyuta geçiş yapıyor. Aksiyonun, dövüşün, savaşın ve stratejinin haddi hesabı yok. Şöyle ki 2.sezonu izledikten sonra ”burada bitmemeli keşke devam etseydi.” dedim, resmen bir satranç tahtası gibiydi.
Ve bence böyle bitmemeliydi, tüm bölümlerin mükemmeliğinin toplamı bile son bölüm kadar güzel değildi.Müzikleri ayrı bir mükemmeldi özellikle final sahnesin de çalan, her detayı ayrı mükemmel bir animeydi.
Çizimlerini biraz beğenmedim cidden gövdelerinden fazla uzun kol ve bacakları vardı, alışmak zor geldi.
Artık sunrise ekibi ne içti ne yedi bilmiyorum ama bu kadar harika bir seriyi nasıl yazdılar hala anlayamıyorum martı ile kafasının içinde yaşamak istediğimiz insanlar bunlar. Yan Karakterler o kadar güzel ve bi o kadar iyi işlenmişti ki ancak bazı karakterler olmasa da olurdu.
Şuradan itibaren spoiler.
Evet o dünyalar yıkar, dünyalar kurar bu animeyi izlemek için tek yeterli sebep olabilecek karakter, kendisi lelouch bir ana karakter ne kadar mükemmel olabilirse o kadar mükemmeldi, aslında bir o kadar kompleks, anlaması güç ama bir o yandan da anlaması kolay bir karakterdi, çoğunlukla duygusal biri sadece bunu saklama taraftarı.
Lelouch Lamperouge ve Lelouch Vi Britania farklı kişilerdi ancak amaçları aynıydı.Kardeşinin mutluluğu, Kendisi kardeşi uğruna bütün dünyayı karşısına alabilecek bir yönetici, bütün arkadaşlarının karşısında durabilecek bir dosttu.
Ancak Euphemia ile arasında olanlardan sonra en sevdiğim karakter olarak yerini zedeledi, En az nunally kadar Euphemia da onun kardeşiydi, geass’ı kontrol edemeyip
Onun hem ölümüne hem de adını kirletmesine rağmen bunu kabullenmedi.
İlk sevdiği kadının ölümü kendi elinden oldu.
Tabii yaptığı işlere felsefi açıdan bakıcak olursak Bi çok kişiye uymayabilir ama animedeki çoğu kişiyle benzerlik gösteriyor en çok ta Suzaku ile Aslında Suzaku mantıklı ve zor bir şekilde herşeyi içerden değiştireceğine inanır ve bir bölümde belirttiği gibi bunun uğruna dostlarını bile satar İşte aslında benim benzer bulduğum nokta tam olarak burasıdır. Zero yani Lelouch’ta amacına ulaşmak için herkesi karşısına alır ve öldürmesi gerekeni öldürür. Ama Suzaku’nun yaptığının bundan bir farkı yoktur.Sadece bunu görmemesinin tek sebebi zero nun euphemiya yı öldürmesidir. animenin sonuna doğru bunu kendileri de farkeder ancak Lelouch’un dediği kadar kas kafalı bir insan evladısının cidden suzaku 2 sezonun sonlarına doğru ancak anladın ya, ilk bölümden son bölüme kadar süren arkadaşlıklarını ise ayrı sevdim.
Hiç bir karakter bu kadar uyumlu olamazdı sanırım c.c. İle birlikteyken çok daha mükemmel görünüyordu ve bu karakter olmasaydı diziyi bu kadar beğeneceğimi sanmıyorum hic umulmayacak bir arkaplan hikayesine sahipti ve kanimca serinin gelişimi en iyi yazilmis karakteridir.
Ve schneizel britannia cidden mükemmel işlenmiş bir karakterdi son sezonu izlemesem aklımda iyilik meleği olarak kalabilirdi
Animenin büyük çoğunluğu boyunca Schneizel, cesareti, taktikleri ve onuru yoldaşları tarafından büyük saygı görmesini sağlayan şefkatli, ilgili ve yine de sonsuz manipülatif bir birey ve uzman stratejist gibi görünüyor ama sadece görünüyor o kadar da değil.
benim ayrıca çok sevdiğim ve sempatimi kazanmış favori iki karakterim lloyd asplund ve rakshata chawla.
Serinin başını çeken iki bilim insanı.
lloyd'un britanya asilzadesi olmasına rağmen bunu bir kere bile dile getirmemesi, önemsememesi, yalnızca mühendis zekasıyla tasarladığı knightmare frame'lerin başarısından heyecan duyması, her durumda takındığı gevşek tavır...
rakshata'nın serinin en cool kadını olması, kara şovalyeler yense yenilse, zero ölse ölmese dünyanın bi tarafında olmadığını belli eden o kendine has uzanışı, elinden düşürmediği kiseru pipe'ı...
Bu animeyi bana önerip bana eşlik ederek izleyen Raf’ın cidden olmazsa olmazı en ponçik varlığı tabii @martı sana çok teşekkür ediyorum her şeyden önce seninle izlemiş olmak bile fazla güzeldi.
Animeyi bitirir bitirmez bana yazan ve ona yazdığım da son sahne de aynı duyguları paylaştığımız, takıldığımız bir çok detayın aynı olması, hep aynı karakterlerden sinir olup aynı karakterlerden etkilenip farklı yönlerini birbirimize gösterdiğimiz ah bu kadarı fazla mükemmeldi.
Bu muhteşem baş yapıtı izlemenizi kesinlikle tavsiye ediyorum İzlemediyseniz şimdiden iyi seyirler diliyorum.