Kaybedecek neyin var ? Alın yazını kaybedecek halin yok ya.. Ne bu çaba, ne bu kavga, ne bu korku? Tevekkül et, tebessüm et ve inan. Nasipten öte yol mu var. Ne bu koşturmaca, ne bu telaşe, ne bu inat. Allah…devamıKaybedecek neyin var ?
Alın yazını kaybedecek halin yok ya..
Ne bu çaba, ne bu kavga, ne bu korku?
Tevekkül et, tebessüm et ve inan.
Nasipten öte yol mu var.
Ne bu koşturmaca, ne bu telaşe, ne bu inat.
Allah de ötesini bırak.
Insanı yetiştiren canavar.. Ama asıl canavarın insanın içinde ki öfkenin olması. Kıskançlık ve hüznün boşluğundan gelen tehlikenin daha korkunç olduğunu anlatıyordu. Tabi kendine has bir üslupla. Özellikle saklı canavar çocuk ve kalbinin olması gereken yerde boşluk olduğunu görmeye başladığında çok…devamıInsanı yetiştiren canavar.. Ama asıl canavarın insanın içinde ki öfkenin olması.
Kıskançlık ve hüznün boşluğundan gelen tehlikenin daha korkunç olduğunu anlatıyordu.
Tabi kendine has bir üslupla.
Özellikle saklı canavar çocuk ve kalbinin olması gereken yerde boşluk olduğunu görmeye başladığında çok anlamlı olmaya başladı.
Aslında her bir karesi anlamlıydı.
Başları sakin durgun hayattan. Devamı aksiyon, nolcak merakı ve insan çatışması.
🐋Mobidick, intikam ve asıl sorunun kendi içinde olması göndermesi çok.. çok... çok iyiydi.
Asla çocukluk animesi olarak kalmaması gereken bir animasyonmuş meğer.
Canavar ve çocuğun birbirleriyle iletişimleri evet, problemliydi ama çok tatlıydı~
Onlar öyle güzeldi.
Çok eğlenceli zevkli ve birbirlerine samimilerdi.
Birbirlerini egitmeleri de iyi bir senaryoydu çünkü
Hayattandı. Hayatta da böyledir, sadece ebeveynler çocuklarını egitmez, çocuklar da ebeveynlerini eğitir aslında.
"Benim gibi bir mankafa bile onun içinde ki boşluğu doldurabilir."
Sevgi aslında bu kadar basitti. Sevginin zekaya ve şaşaalı sözlere ihtiyacı yoktu...
~Sadece orada olmak ve o boşluğu varlığınla doldurmak~
Kumatetsu gibi kaba saba, kendini ifade etmekte zorlanan bir "canavarın" bile o sevgiyi bu kadar duru bir şekilde tanımlaması filmin en samimi anlarından biriydi. Kalbim nostaljiyle doldu ve yumoş yumoş oldu. Bazen en büyük yaralara en derin analizleri yapanlar değil; sadece elini uzatıp "ben buradayım" diyenler iyileştiriyor.
Sonlara doğru çok daha anlamlı olmaya başladı yani... Son sahne de ben onun boşluğunu doldururum derken mecazi bir anlam bekliyoruz tabi.
Balinayla olan mücadele...
Kendi boşluğunun dinginliği...
Birlikteliğin gücü.
Ve son sahne de... Her şeyin bittiği yer de geleceğin başlaması, güneşin doğuşu ve yeni bir başlangıç. "Eksikliklerle" ve tamamlanmış hissiyle.
Masal gibi bir geçmiş, gerçekliğin acı tokadı, çocukluğunda aradığın, sana uzak gelen o şeyin yetişkinliğinde o kadar kolayca bulunması hissi, çocuk kalbim boşuna mı o kadar acı çekti?.
Buruk bir kavuşma.
İyi ki tekrar izlemisim. Arada tekrar izleyeceğim kardeşlerimle.
Tertemiz içerikli ve çok anlamlı mis gibi anime.
Huh... Vay be 🚬 🍉 Anime bitti ve ben koca bir yükten, devasa bir pişmanlıktan kurtulmuş, nostalji de takılı kalmanın acısını tatmış gibi hissediyorum şuan. çok çok efsaneydi.. Ölü birinin aynısı bir yüz. Var olmaması gereken bir yer de var…devamıHuh... Vay be 🚬
🍉 Anime bitti ve ben koca bir yükten, devasa bir pişmanlıktan kurtulmuş, nostalji de takılı kalmanın acısını tatmış gibi hissediyorum şuan. çok çok efsaneydi..
Ölü birinin aynısı bir yüz.
Var olmaması gereken bir yer de var olan, var olmaması gereken biri. Anılı mefta ile anısız bir hayatın karışımı. Aşk üzerine kurulu bir dünya. Düşüncesiz teklifin sonu. Yaz güneşinin sıcaklığı, ara sıra kulağa gelen Ağustos böceğinin sesi..
Vermek istediği nostaljik hissiyatını iyi verdi bence.
Garip bir anime olarak ilerledi. Garip hissettiriyordu, rahatsız edici hissettiriyordu. Hem neler olduğunu bir an önce anlamak istedim hem de kızın kendini bulmasını, kendini inşa etmesini istedim. Kujirai B kimdi. Kujirai kendi olabilecek miydi, kujirai bir gecmise sahip miydi, kujirai bu bedenle Kudo-kun'un yanında kalmaya devam edebilecek miydi. Kujirai Kudo'yu seviyor muydu. Peki ya Kudo ne hissediyordu, ne düşünüyordu. Kowloonda ki gariplik neydi..? Yıllarca insanların dilinde dolaşan efsaneler peki?
Çok başarılı bir girişle başladı anime. Romantik bir havası vardı. Evet romantizm vardı ama beklediğimiz alışageldiğimiz romantizm değildi.
Ama aynı zamanda iyi bir romantizm işleyişindeydi.
En garibi hikayeyi kadın karakter üzerinden işlemeleriydi.. ve bu işleyişin devamında bambaşka şeyler olması... Bu işleyişe rağmen Kudo-kun'un acısını hissettirmesi, evet benim için başarılı olan buydu.
Her bölümün sonunda diğer bölüme koşasım ve ne olduğunu anlamak için bir an önce bitiresim gelerek izledim.
Üzerinde bir çok teori üretilebilirdi.
Ya sahte kowloon da yaşıyorlar ya kowloon elemanları karıştı, iki kowloon da olabilirdi. Klonlar birbirlerinin yerine geçmiş olabilirdi.. Kowloon tek olup, insanlar klonlanmış olabilir, baş rolün hafızası karışmış olabilir, çok şey olabilirdi. Ve bunların hepsini düşünüp beynimi yorarak izlemek de ayrıca keyifliydi.
💣Ama hiç tahmin etmediğim şekilde gelişti, ürkütücü hissettirdi. Hıçkırıkların arasında ki yumru gibi oturdu tüm konu.
Ve 7. Bölüme kadar taşlar oturmadı, bu da çok başarılıydı bence. Çünkü sonra birden bire her şey anlamlaşmaya ve anlaşıldıkça ürkütücü olmaya başladı.
Anlamaya başladıkça seviyorsun, anlamaya başladıkça daha çok hissediyorsun, anladıkça daha çok şaşırıyorsun.
Histen hise, mimikten mimiğe geçerek seyrettim.
BOMBA gibi bir animeydi diyebilirim.
Gerçekten efsaneydi, izlediğim en iyi bilim kurgulardan biriydi, diyebileceğim bir anime olacak her zaman..
(Dipnot çok bilim kurgu izlememiş biri değilim ama olsun jdkdkdkskdk)
~~
Tamam beni rahatsız eden şeyler oldu. Gayların ve translarin ev sahibi olduğu bir anime olması özellikle. Çok kapasiteli bir konuydu yani, fazla genişti.
Gay gay sahneleri geçerek izledim. Ana karakterlerin bir şeyler yaşamasını beklerken yeşil kafalının kara sevdasıyla karşılaşmaktan hoşlaşmadım yani.
Bl animesi falan olsa, tercih eden izler ama böyle şeyler izlemek görmek yaşamak benim tercihim değil her şeyin içinde görmeye başlayınca rahatsız oluyorum. Ve son animelerin çoğunda var.
~~
Neyse genel olarak, çok başarılı bir konuydu. Anılarını hatırlamadığın bir sabaha uyanmak.
Annenin sana oluşturduğu benlikten kurtulmak.
Ve diğer yan karakterlerin kendilerince dertleri. Ama en önemlisi kudo-san... Kudo hem düşündürttü, hem hüzün verdi, ürküttü... Sonda ağlatıyordu az kalsın.. ah be kudo.
|Zaman ve nostalji göndermesi de bana korona öncesi dünya ile korona sonrası yaşamı, tüm nostaljimizin, güzel anılarımızın, yaşamaya devam ettiğimiz ve etmeyi istediğimiz şeylerin sanki silinmiş olması hissini verdi. Hani şey var ya, korumanın üzerinden, 3 yıl değil, 7 yıl geçti...
Bilmiyorum bunu düşündüğüm de bana gelen hisle bu animeyi izlerken ki his az çok benzerdi..
Öyle işte, konusunun çekiciliğinden, ilerleyişinin heyecanından, sonunun etkileyiciliginden dolayı tavsiye ederim.
Rahatsız olduğum yanlarından dolayı da tavsiye etmem. Orası size kalmış (✿^‿^)
Son bir şey;
Sürekli düşündüm şöyle yapsaydım, böyle yapsaydım diye. Ya da hiç yapmasaydım diye... Pişmanlıklarımla çok vakit harcadım. Bir şansım daha olsun isterdim. Ve cevabı buldum evet. Cevap şu; "Başka bir şansım daha yok ve olmayacak." 🌌
ها
Ben bu adamı çok seviyorum çok havalı buluyorum ve çok yakışıklı buluyorum rollerini çok beğeniyorum, rollenişine de bayılıyorum dkfkskckd Ona her şey çok yakışıyor gibi geliyor. Sanırım hayranı oluyorum ಡ ͜ ʖ ಡ Aayyy aman aman Allah korusun, şu saatten…devamıBen bu adamı çok seviyorum çok havalı buluyorum ve çok yakışıklı buluyorum rollerini çok beğeniyorum, rollenişine de bayılıyorum dkfkskckd
Ona her şey çok yakışıyor gibi geliyor. Sanırım hayranı oluyorum ಡ ͜ ʖ ಡ
Aayyy aman aman Allah korusun, şu saatten sonra da bir de bununla uğraşamam dkskks
Neyse kdrama dünyasında en sevdiğim oyuncu kendisi. Laakiin bu dizi çok uzamış abi.
Efsane bir dizi, çocuk var, ajan var, anne var, mahalle var, anne ekibi arkadaşlık var hayatın zorlukları gizem gerilim var. Çok güzel.
Yarım bıraktım sayılır ama ara verdim desek daha iyi olur fjdjdj
Çünkü çok uzun.. epey bölümü var.
Sıkmadı aslında araya çok şey girdi diye şimdilik yarım bırakıyorum. Bu abiye olan hayranlığımi da dile getirmek istedim ama hayranlık demek biraz abartı mi kaçıyor.. utandırıcı ~
Daha doğrusu abinin çok havalı ı olduğunu, tartışmasız en yakışıklı Koreli olduğunu falan yazmak istedim. Bilmiyorum neden fjejjd
Bitiricem, şuan başka bir dizisini izliyorum efsane bişi. Bunu da tavsiye ediyorum 🫵🏻✨
Bitirince daha ayrıntılı yazmayı düşündüğüm için bu seferlik bu kadar (◕ᴗ◕✿)
İyi gecelerr syy
Ohm öncelikle konuyu sevdim. Hatta heyecanlı izledim. Çünkü hayvansi duyguları taşıyan insan izleme fikri bana göre iyiydi. Hani köpek gibi hayvanların tatlı davranışlarini insan da görmekten bahsediyorum. Gerçi insansı bir görünüşü yokta neyse. Mesela hoşuna giden bir şey olunca kuyruğunun…devamıOhm öncelikle konuyu sevdim. Hatta heyecanlı izledim. Çünkü hayvansi duyguları taşıyan insan izleme fikri bana göre iyiydi. Hani köpek gibi hayvanların tatlı davranışlarini insan da görmekten bahsediyorum. Gerçi insansı bir görünüşü yokta neyse.
Mesela hoşuna giden bir şey olunca kuyruğunun sallanması ve ya kulaklarının oynaması falan gibi sjdjdj
Tabi ilk bölümden fazla şey yaşandı. Çok hızlı gelişti her şey..
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Konu;
Hayvansı insanlar (canavarlar) ve insanların olduğu bir dünya. Tabi canavarlarla insanların arasında bir duvar var ve o duvar belli kişilere açılıyor. Öğrenci transferi falan oluyor ve başrol kızın okuluna bu canavarlardan biri öğrenci olarak geliyor. Hem ilk ikisi tanışıyor, hem kızın sınıfına transfer oluyor falan. Klişe zaten.
Neyse sonra da hıphızli şeyler yaşanıyor. Üçlü arkadaş grubu oluyorlar ve ben o grubu sevdim çünkü Yukihiro çok yahşiii.
Neyse canavarı insanlara sevdirme kulübü kuruyorlar falan filan.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Kızı başta anlıyordum, daha çok konuşmak istemeler tanımak istemeler hemen etkilenmeler falan ( ꈍᴗꈍ) (o kas neediir)
TAMAM AMA
Ee.... Onun haricinde ki devamlı yiyişme içinde olmaları bir noktadan sonra cidden rahatsız etti ve kızın tavırları problemliydi.
Oğlan hadi itte.. neyse.
Vee VE VE neden Mavi???
Çizere soruyorum neden?? Mavi köpek gören var mı aranız da 🤦🏻♀️
SANIRIM bu mavi köpeği tasarlayan kişinin renk körlüğü var.
"Bana ne yapılırsa yapılsın kimseyi incitmemeye çalışıyorum, ama insanlar sabrımı zorlamaya devam ediyor.."
Var ya sesi o kadar yakışıklı ki bizim mavinin -Tsunagu-
Ayrıca Yukihiro diye de bir elemanımız var hemen üçüncü baş rol gibi biri, o çocuğu da çok sevdim hem yakışıklı, hem efendi, hem anlayışlı, hem muzip yani kafa çocuk ( ˶ ❛ ꁞ ❛ ˶ )
Sonradan çıkan kedi kızla da çok tatlı şeyler yaşanabilirdi ama.. hem çok rolleri vardı hem de çok geride kaldılar.
SPOİLER_____________________________________________
Ay Yukihironun ikisini kendi odasına kitleyip uyumluluklarini denemesine ne demeli, sapik misiniz çok komikti yaaa. Bir de hiç bir şeyi tam duyamıyorum diyo.
Duyma zaten yanlış anlarsın Kzkfkwkdksk
PUHAHAHHA VE güdülerinin daha ilk bölümden ona yaptırdığı şeyden sonra, kurduğu cümleye öyle bir yarıldım ki FJKWMFKWMFKWLCLWKGMKFKELDK
"Asaka yüzünden kızgınlığa girdim"
Hayvanların dili olsaydı;
SPOİLER BİTTİ
_____________________________________________
Neyse başta idare edilebiliyordu da her bölümde romantizmi ağız ağıza bağlayınca, ciddi anlamda rahatsız etmeye başladı.
Öyle böyle derken bitti.
Konuyu sevdim, ama gidişat berbattı.
Ve Animecixte izledim. Çevirmen YAPAYCEVİRİYDİ.
Türkçemi kaybetmek uzereydim Allah'tan anime bitti.
Ne özne vardı ne fiil doğru yerdeydi çok korkunçtu arkadaşlar... Japoncanin Türkçeye en yanlış evrildigi ceviriydi yani, cidden ne kadar korkunç olduğunu anlatamam....
🏃🏻♀️ Tavsiye etmiyorum rjkskfks
O kadar güzel animeler varken bunu izlemek zamana haksızlım olur herhalde :)
Afusenu ile 5. Animemizi de izlemiş olduuk...
Onunla başlamış olmasam izleyeceğim bir şey olmazdı herhalde. İki üç güne de hızlıca bitti çok çerezlik bir şey oldu yani.
Doğrusu ben iki kadın karakteri pek dert etmedim. Baş rolün kimi sevdiği belli olduktan sonra ona pek takılmadım yani. Okul hayatı spor hayatı eğlenceliydi, izlettu. Arada bir de romantizm görmüş olduk birazcık da dram. 15,17 yaşında çocuklar zaten hani çokta…devamıDoğrusu ben iki kadın karakteri pek dert etmedim. Baş rolün kimi sevdiği belli olduktan sonra ona pek takılmadım yani.
Okul hayatı spor hayatı eğlenceliydi, izlettu. Arada bir de romantizm görmüş olduk birazcık da dram. 15,17 yaşında çocuklar zaten hani çokta ciddiye almadım djdkkd
Of bence en büyük sıkıntısı, Hina ve ya chinatsu değil.
Bölüm sayısı.
Kim bunu bu kadar sevdi de o kadar uzun oldu bilmiyorum. Sayın yapımcılar, uğraşmanız gereken başka animeler olsun lütfen...
Neyse. Bitirmeye çalışıyorum daha doğrusu canım çektikce izliyorum ve itiraf ediyorum ki ara ara canım çekiyor.
Ve şu erkek başrol.. ezik erkek görünümün de çok klasik. Ballroom da ki, Dance dance e youkoso da ki animelerin erkek başrolüne çok benziyor.
Ve karakterler hakkında bir şey diyeceksem,
Hina ve başrol oğlan için başladım pinterestten dolayı tatlı görünüyorlardi.
Ama neden chinatsuyu sevdiğini anlıyorum.
Oğlana ilham veren kişi chinatsu. İlham aldığın kişiyi seversin abi.
Her ne kadar yer yer chinatsu bana çok itici gelmis olsa da. Özellikle yok mesafe koymaya çalışmalar falan.
Ama seviyorsa seviyor işte, ille de Hina olsun demedim.
Hatta bence Hina kıymetini bilcek birini sevsin
Başkasını seven erkeği neden beklersin.
Ona da mı gönül demeliyim?
Gözlüklü oğlan da gereksiz triplerdeydi. Biraz daha anılara dahil olsaydı da tanisaydik çocuğu. Fazla gizemli kaldı.
Chinatsunun sınıfında ki oğlan çok yakışıklıydi ve sevgilisi 🤌🏻
Neyseee.
Hina daha tatlıydı ve arkadaşlıklarinda ki aksamaların getirdiği ilgisizlik durumunda ki hüznünü çok iyi hissettim -Bu cümle ne anlatmak istiyor-
Chinatsu daha olgun takılıyordu. Ve bir yaş da büyük hani, bu bize dert oluyor ile olmuyor arasında gidip geldi. Hep erkek mi büyük olmalı canım!? (Evet) Jffkkffjfwjd
Söyleyeceklerim bu kadar. Sıkıcı olsa da beni açıkça sardı. Belki sıkıcı değildir 🤷🏻♀️
Spoiler içeriyor
Sakın büyümek için acele etme Karların üzerinde koşuştur, bulutları say, yağmurla oyna, rüzgarla es Çiçekten bir döşekte flüt çalalım birlikte, dört ayaklı, iki ayaklı Bu iki yoldan hangisinde yürüyeceğini uzaklardan izleyeceğim Gerçekten senin için yapabileceğim Hiç bir şey kalmadı mı…devamıSakın büyümek için acele etme
Karların üzerinde koşuştur, bulutları say, yağmurla oyna, rüzgarla es
Çiçekten bir döşekte flüt çalalım birlikte, dört ayaklı, iki ayaklı
Bu iki yoldan hangisinde yürüyeceğini uzaklardan izleyeceğim
Gerçekten senin için yapabileceğim
Hiç bir şey kalmadı mı artık?
Ayrılma vakti geldiğinde bir gülümseme ile uğurlayacağım seni
Elbet biraz hüzünlü olacaktır.
Lütfen kendine iyi bak.
🐺Ame ve Yuki Kurt çocuklarıma....
💔Bitiş müziği yüreğimi yaktı ya. En çok bu sefer yaktı... Filmden kesitlerle olunca bir de ಡ ͜ ʖ ಡ
Seslerini duymak bile çok nostaljik hissettirdi. Ah be ..
💘Çocukken izlediğimde de çok canım yanmıştı. Hatta en acıklı bulduğum anime filmiydi benim için.
Kaç kere izledim, belki beş belki altı ama hepsinde az çok cocuktum ilk defa şuan en iyi bu sefer de anladım.
Mesela Ame'nin vedasını gidişini anlamlandıramıyordum. Şimdi anladım...
👥 Biri insan kalmayı diğeri doğa da kurt olarak yaşamayı seçti. Ame başta kurt olmaya sonra ise insan kalmaya uyum sağlayamadı. Doğa ve doğal yaşam onun ruhundaydı. Ama bir yerden sonra çok vahşileşmiş geldi gözüme. Belki de kurdun doğasındandı ama bir yerde insansın ya. Baban böyle mi davraniyordu be çocuk. Neyse ergenliğine verdim ama yine de Hana'nın yerine kendimi koyduğum da bana bile dokundu. Dağlar da uluma sesini duymaya razı bıraktı annesini. O kadın seni kocasız tek başına ne zorluklarla büyüttü çocuk. Kayboldun diye nasıl panik olup yollara düştü sen onun bebeğiydin. Ara sıra annenin yanına gelmen Hana'nın hakkıydı be!
O kadına güzel bir yaşam bırakmalıydınız tüm o zorluklardan sonra...
Ve Yuki de gitmiş zaten yatılı okula. Cidden sonu moralimi bozuyor ve bitiş müziği tam dinlerken ağlamalık.
🥹 Sanki benim anılarımmışcasına duygulandım izlerken...
🫂Ame'nin ki yürek yakıcı bir vedaydı.
💢Keşke Yukinin ise Souhei-Kun'un uzayacağını tasavvur ettiğim arkadaşlığını daha fazla izleyebilseeydiikk keşke. (╥﹏╥)
Ama maalesef, bu film Hana'nın hikayesini anlatıyordu, benimkini değil. Diyen bir anlatıcıydı Yuki. Ucundan izledik ama sonunu görmedik.
💜 Evet bu film Hana'nın hikayesiydi. Güçlü Hana. Babasının cenazesinde bile gülümseyen Hana. Kurt evlatlarını tek başına büyüten, kocasını dramatik bir şekilde kaybeden Hana. Oğlunu dağlara yolculayan ve arada uluma sesine gülümseyen Hana'nın hikayesi.
Hana'nın anneliğine bayılıyorum. Gülümsemesine sakinliğine sesine, karakterine... Hanayi izlemek insanda anne olma isteği uyandırıyor...
💨UUUF AMA YINENDE e Yuki ile Souhei-Kun'u da izlemeyi O KADAARRR çok isterdim Ki keşke devam filmi olsaydı daaa onları izleseydik. Fakat ne mümkün 🥲
Ara ara izlediğim, yüreğimi dağladığım ama izlemeye de doyamadığım en favori en ilk anime filmim 🎈
❤️ Hana ve kurt adamın aşkı da ayrıca çok tatlıydı. Üzerinde ne bölümler çekilirdi de işte...
O da az idi ve yarı da kaldı. Ciddi anlamda çok hüzünlüydü benim için, taa çok küçüklüğümden bu yana.
İlk kurtadam aşkımdır bu adam ( ˶ ❛ ꁞ ❛ ˶ )
🖤 Neyse elveda. Bir gün yine izlemek üzere 🫶🏻
🤍🩷💚 çok, çok... çok güzel bir anime 🌱 Nereden başlasam bilemiyorum ಡ ͜ ʖ ಡ Sanırım devamı olmadığı için aglamak istiyorumdan başlayacağım. 💖💖💖💖 Ah Usagi drop... çok güzel bir animeydi. Kızın yalnızlığı, ölüm korkusu, gitmek korkusu, kimsesizliği, bir adamin merhameti,…devamı🤍🩷💚 çok, çok... çok güzel bir anime
🌱 Nereden başlasam bilemiyorum ಡ ͜ ʖ ಡ
Sanırım devamı olmadığı için aglamak istiyorumdan başlayacağım.
💖💖💖💖 Ah Usagi drop... çok güzel bir animeydi. Kızın yalnızlığı, ölüm korkusu, gitmek korkusu, kimsesizliği, bir adamin merhameti, baba olmanın zorlukları, anneliğin kutsallığı, kadınların gücü, çocuk büyütme de sorumluluk almayan babalara değinmesi (dokundu) (en azından adamı çağırıp şu çantayı taşı, demeliydin be kadın)
Çocuk büyütmenin getirdikleri, eve gelen can, kıza gelen neşe, kızda ki yaşlılık olgunluğu (jdjdj) annesizlik kırgınlığı... Bir yandan hayat mücadelesi bir yandan çocuk büyütmenin zorluğu, vazgeciş. Elveda, iç çekiş...
Başkasının evi olan yerin yuvana dönüşmesi, büyürken yaşananlar, oğlan çocuğunun her sabah erkenden kapıda bitmesi, güzel dul annenin sakinliği, çirkin çizilmiş adamın centilmenliği (zamanla adamı yakışıklı bulmaya başlıyor insan fjdkdk)
Her şeyiyle çok güzeldi anlatabiliyor muyum.
Devamını niyaz ediyorum..
Devamını hayal ediyorum fjdkdk
uLaN O çocuklarla ne güzel devam animesi çıkar heee.
Neyse mangasinı arıyoruz. Türkçesini BULAMİYORUZ. Satış olarak Türkiye de yok. Dijital de İngilizce. Zorla okumaya başlıyorum 🫠 Evet İngilizceyi sökmenin zamanı geldi işte bu manga beni gaza getirir.
Neyse... Gerçekten devamı olmadığı için çok kırgın geliyor anime gözüme.
Öyle bir bitti ki NASIL YA. BAŞKA BÖLÜM YOK MU BU SON MUYDU. diye kalakaldım. Kalakaldık.. iki kere hemde evet.
Çok MoraLim bozuk.
İki kere izleyip ikincincisinde de, sonu üzünden hüsrana uğramak çok acı vericiydi. Bu Kabul edilemeeez.
👥 Ebeveynligi çok güzel işledi bence.
Fedakarlığı anlatışı çok güzeldi özellikle.
Ebeveyn olmak nedir.
Fedakarlık nedir neye denir .. (jfjfk)
Çocuk nedir.
Gerçekten anne baba olmadan önce oturup ciddili bir şekilde izlenilmesi lazım :)
🌚 Büyükbaba, hizmetçi kadın ilişkisini anlayamadım ürkütücüydü biraz hadjjwkdk
Ve kızın annensinin dünyasına daha çok girsinler isterdim, acayip üstten geçti ve bitti anime. Gerçi tek istediğim nokta orası değil.
Aslında bu iş burada bitmedi yani manga da devamı var evet, ama neden anime de yok cidden... Çıldırcam..
Kardeşimle sonunu kabullenemedik. Kuzenimle tekrar izledim, yine kabullenemedik. Oysa tontane shipimiz vardı, yaşanacak Aşklar beraber büyüyecek cocuklar doğacak bir çocukluk sevdası vardı ಠ﹏ಠ
Ah... ebeveyn arkadaşlığı ve birbirlerinin yükünü taşımaları ayrıca çok Tatlıydı.
Her şeyden önce RİN çok tatlıydı Daikichi ile rinin ilişkisi çok tatlıydı. Rinin mimikleri çok tatlıydı, ayrıca çok güzeldi. Şaşkınlığı tatlıydı çocuksuğu tatlıydı bakışı sesi her şeyiyle çok ÇOK tatlıydı. Daikichinin endişesi çok tatlıydı, sevgisi çok tatlıydı, anlayışı çok tatlıydı 🫠🫠🫠
Buzluğa taşınıyorum çünkü hatırladıkça eriyorum (ㆁωㆁ)
🤚🏻 Japon kültürü (yaşam biçimi) türk kültürüne çok benziyor abe.
Ebeveynlikte anne rolündeysen orada da yandın bittin yani. Ebeveynlikte sadece bir kisinin üzerine daha fazla gidilmemeli. Özellikle baş karakaterimiz olan Daikichinin kuzeni olan kadına çok içerledim. Kocası çok bizdendi maalesef. Kadında çok bizdendi. (Ulan o çantayı o adamın kafasına fırrrlatacaktıN)
Her eve bir daikichi lazımsyy ಠᴥಠ
💞Animenin her bölümü çok yumuşaktı. Çok güzeldi çok tatlıydı.
☃️Sadece izleyin, soğuk bir kış akşamı yorgana sarılarak açıp izleyin.
Sıcak bir yaz gündüzü vantilatör karşısında da izlenebilir tabi.
Bir gece de bitirmenin tadı da başkaydı.
Tam da öyle bir şey. Başına otur ve bittiği için ağla.
Daikichi sen harika bir adamsın dostum...
Daikichi... Sen.. sen... 😭🥹
Tüm ailenin yüreğine dokunup küçük halanı gerçek bir torun konumuna getirmen çok başarılıydı.
Bu arada harbiden halanın babası olmak nasıl bir histir acaba djkdkakd
Masaachkaa! Japonca ismi Rusça aksanlaaa duymak çok taaattlış'dıı. Niye doğrusunu öğretirsinn kii ಡ ͜ ʖ ಡ Bırak masaachka desin kfkdkdkejw 🫠Çok keyif alarak izledim. Eğlenceli bir animeydi ve olgun bir havası vardı. Animeye farklı bir bakış açısı ile yaklaşan kişiler…devamıMasaachkaa!
Japonca ismi Rusça aksanlaaa duymak çok taaattlış'dıı.
Niye doğrusunu öğretirsinn kii ಡ ͜ ʖ ಡ Bırak masaachka desin kfkdkdkejw
🫠Çok keyif alarak izledim. Eğlenceli bir animeydi ve olgun bir havası vardı.
Animeye farklı bir bakış açısı ile yaklaşan kişiler yüzünden ecchi sanıyordum meğer sadece gördükleri belli kısım için izleyenlerin görüşüymüş.
Bazı sahneleri rahatsız edici olarak aladabiliriz almayadabiliriz bu değişir. Ama pisleşmeyelim ya yorumlar cidden iğrençti. İzleyenlerin sanki konuyla görüşle animenin anlattığı ile hiç bir ilgisi yoktu da sadece kıyafet altı için izliyorlardı öğ.
🎐Neyse japon animesi içinde rusların olmasi ve Rusça duymak garip ve güzeldi.
Aslında ben Rusça öğrenmeye karar verdim, uzun zamandır düşünüyordum çünkü kulağıma hoş gelen bir dil ki konuşmaktan da hoşlanıyorum. Rusça dinleme pratiği için bir şeyler ararken bu anime ile karşılaştım ve bazı yorumlar yüzünden cidden ecchi hatta onunda üstü bir şey sandım.
Ama hiç alakası yok ya. Ara ara ufak ufak bazı şeyleri kenara alırsak anime çok başka konular üzerinden gidiyor.
Abi kardeş ilişkisi ise kızın psikolojisi ile ilgili ki tatlı oldukları yerler vardı.
💢Yarım kalan çok şey oldu, Masachika'nın çocukken tanıştığı Rus kızı gibi, bu ikilinin akıbeti gibi...
Ki sonda oğlan artık Rusça bildiğini çokça açık ediyor gibiydi.
Yan karakterlerin hepsi birbirinden güzeldi birbirinden oturaklıydı. Yani karakterleri sağlamdı, çizimleriyle uyumlulardı ve sesleri.. BEN EN ÇOK MASHA'nın SESİNE dÜŞtüM o ne tatlı bir seeess (≧▽≦)
Masha konuşurken onu dinlemek çok güzel hissettiriyordu konuş kızım konuş.
Masachika'nın, kendini salması ve rahat olmasını anlıyor insan.
📍İsim olarak hafızamda yoklar ama başkan oğlan ve başkan oğlanın sevgilisi olan kız mesela, çok ayrı bir alemdiler ve tatlıydılar ayrıca o kıza da karakteri çok yakışıyordu ve görünüşüne bakınca beklemiyordum da.
Sonradan gelen ortaokuldan rakip gözlüklü ve yeşil saçlı kız da, tam anlatılmak istenen bir karakterdi.
Sadece öğrenci konseyi işleri bana çok abartı geldi amaa yüksek sınıf bir okul olduğu için herhalde yorum yapmicam ahjdsjdk
Yanındaki sarışın kızın sesi de çok tatlıydı. Japoncayı ayrı bir güzelleştiriyordu yaygan konuşması djajdjsj
Ayrıca kızın karakterine de uyum sağlıyordu (aynı şeyleri diyorum ama öyle napim)
Kızın rahat umursamaz ve arsız tavırlarına yaraşır bir ses tonu ve konuşma biçimi.
Cidden başarılıydı.
Yuki, Kötülük kraliçesi, Masachika'nın çocukluk arkadaşı olarak tanıtılan kız. Ayrıca Pinterestte çok karşıma çıkan ve bir çok kez profil yaptığım kızmış meğer.... O bakışı yine profil yapcam ahhdhahd
Allah'ım tam bir cadıydı. Hem şımarık kız kardeş hem de sorumluluk abidesi. O büyük baba ile baş etmek kolay mı.
Aile ilişkileri mesela tüyler ürperticiydi. Masachika'nın annesi ile olan ilişkiye daha çok deyinilsin isterdim.
Bir sürü olay oluyordu ama daha çok Alya ile masachika etrafında kaldık.
Dicem ama onların da sonları belirli değildi.
Gerçi belli işte ne olduğu yaz tatiline çıkarken oldukça romantik görünüyorlardı.
Az daha hareme dönüyordu anime. Bir sürü güzel kız ve hepsinin ortak noktası Masachika 👈🏻
Yukinin hizmetlisi olan kız da mesela 🫠🫠
Çok hoş bir güzelliği vardı ve onun da sesi çok etkileyiciydi. Bulunduğu karaktere çiziminde tavırlarına yakışıyordu. Durgun duygusuz ve hafif kısık bir ses, çok tattlıyyyddıı.
Ama onun çocukluğuna üzüldüm be..
Ne garip bir soyy
🧡Masha evet yine masha çok güzel. Hatta bir yorumda "bu ne ya yan karakterler ana karakterden güzel Masha ile olsun bu oğlan"
Diyorlardı. ???
MASHA'nın çocuksu ve sorumsuz tavırlarının arkasında yatan gerçekte çok etkileyiciydi mesela. "Biz kardeşiz birbirine en yakın olan iki kişi. Ve bu da ister istemez bizi rekabete götürüyor. Ben Alya-chanı çok seviyorum ve onunla rekabet etmek istemiyroum."
Hmm bunu sisler anlar. Ha ve ablasının yanında sönük kalan kız kardeşler de bu karşılaşmayı anlayabilir.
Masachika'nın o cümle üzerinde durması da hak verişiydi.
Uuf küçük Masachika'ya (başrol oğlan) çok üzüldüm ve annesinin tutumu.. neyin var be kadın ?
Tamam asıl konu Alyanın Masachika'ya Rusça yürümesi.
Fakat asıl olay bence Masachika'nın tepkilerindeydii <( ̄︶ ̄)>
Zor durdu çocuk yaa gerçekten bazı yerler de gülmekten kırıldım fkdkfkskck
Oğlanımız on beş yaşında bir ergen olmasına rağmen ve de.. her şeye rağmen oldukça olgun bir tutum sergiledi tüm bölümler boyunca ve istifini bozmadı (。•̀ᴗ-)✧
Canım ya favori anime erkeklerimden biri oldu bu yüzden.
En çok tutumları, diyalogları ve düşünce şekilleri dolayısıyla favorilerime girdi anime.
Konusu güzeldi, ilerleyişi de yol katetmemiş olsa da güzeldi, belli yerlerde apsurtleşmesi de Japonların komedi anlayışı mi diyelim. Ha bir de kardeş konusunda bozuk görüşleri de var şimdi. Başta daha coşkundu ve rahatsız etti ama Yukiyi tanıyıp anladıkça biraz değişmeye başladı görüşüm. Onun dışında Yuki, tedavi al karşim.
He ayrıca Masachika'nın kadınlara karşı olgun tavırlarını yetiştiren kız kardeşiydi sanırım (!) Nerde ne tepki vereceğini bilen bilir kişiye dönüşme aşamasında kardeşinin katkılarını göz ardı edemeyiz fkskdkf
Ve Masachika, evet dostum sen Yukiye rağmen çok iyi bir Abisin ahshahdjajsjs
Ben keyif aldım okurken yani çok beğenmesem heyecanlanmasam da yine de keyif aldim. Yazarın diğer kitaplarını okumadım ve duymamıştım. Bu kitabı diğerleri kadar sevilmemiş. Uzaylılara ve dünyaya farklı bir bakış açısıydı ve fena değildi ama bir şeyler yardımdı ya da…devamıBen keyif aldım okurken yani çok beğenmesem heyecanlanmasam da yine de keyif aldim. Yazarın diğer kitaplarını okumadım ve duymamıştım. Bu kitabı diğerleri kadar sevilmemiş.
Uzaylılara ve dünyaya farklı bir bakış açısıydı ve fena değildi ama bir şeyler yardımdı ya da üstten geçmiş gibiydi. Konu temelinde güzel ama işleyiş biçimi biraz yavan geldi bana.
Bağ kurmayı daha iyi görmeli hissetmeliydik.
Kötülüklerle dolu olduğu düşünülen dünyanın neresindeydin mesela? Neden afrikasında, doğusunda, orta asyasında değildin.
Neyse.
Gerilim dolu ya da heyecan dolu falan denmiş kitabın özet kısmında. Öyle değil ya.
Ve yaş ortalaması daha düşük bence 12 yaş üstü gibi.
Bana biraz çocuksu geldi.
Yine de masalsı kitapları da sevdiğim için sıkılmadım.
Güzeldi yani.
Konusu da Terros gezegeninde bulunan insan benzeei uzaylıların gölge gezegeni dünyaymış. Yani üzerinde deneylerin döndüğü, geliştirimlerin yapıldığı deney gezegeni diyebiliriz.
Başrol kızımız da bir gün deney Dersinde kendi DNAsı ile tanışıyor.
Tabi ne profesörun ne de diğer doktorların haberi olmuyor ne hikmetse.
Neyse DNAsı Terrosa ait çıkmıyor.
Ve kızın kendi gerçeği ile mücadelesi başlıyor.
Günün birinde dünyaya deney için gönderiliyor be dünya da mahsur kalıyor bazı sebeplerden ötürü.
Devamında olaylar gelişiyor. Dünyanın sonu tehlike de, yani kısmen uzaylılar yüzünden. Yeni insanlarla tanışıyor yeryüzünü deneyimliyor ve kendi gerçeklerini öğreniyor.
Tahmin etmesi kolay olmasa daha iyi olurdu ama acayip derece de her sayfası tahmin edilebilirdi. Ama dediğim gibi, konu güzeldi.