Ne izlesem karar veremiyorum diye söylenirken tavsiye veren ilk kişinin söylediği diziyi izledim. Kdrama seviyorsan move to heaven izleyebilirsin demişti. Konusuna bile bakmadım, netflixte de varmış mis, çok beğenildi simgesi de var aç izle, diyerek başladım. Tavsiye eden kişiye teşekkür…devamıNe izlesem karar veremiyorum diye söylenirken tavsiye veren ilk kişinin söylediği diziyi izledim. Kdrama seviyorsan move to heaven izleyebilirsin demişti. Konusuna bile bakmadım, netflixte de varmış mis, çok beğenildi simgesi de var aç izle, diyerek başladım. Tavsiye eden kişiye teşekkür ederim gerçekten hiç pişman olmadım. Bazı şeyler hakkında -en azından izlediğim süreçte- daha yoğun düşünmemi sağlayan bir dizi oldu.
Uzatmadan diziden bahseyim: Han Geu ru ve babası olay mahali temizliği diye bir mesleği icra ediyorlar. Bu mesleği belki de ilk kez duymuş olabilirsiniz. Ben açıkçası öyleyim. Yani ölen kişilerin evlerine, soruşturma vs gibi adli işlemler bittikten sonra girip ortalığı temizleyip, odalarını boşaltıp, değerli saklanacak eşyalarını bir kutuya ayırıp yakınlarına teslim ediyorlar.
Bu işi yapan diğer kişilerden, kuruluşlardan farklı olarak (dizide bunu böyle belirtiyordu) vefat eden insanların eşyalarını ayırdıkları o kutuya çok ayrı bir önem veriyorlar. O kutu illa birine ulaşacak yani. Bazen istemeseler bile ikna edip veriyorlar.
Tabi hikaye tam olarak böyle devam etmiyor. Baba oğul şeklinde yani. Bir çeşit hastalıktan ötürü babası daha ilk bölümde ölüyor. Bu olayın açılışı niteliğinde bir ölüm olduğu için yazmaktan çekinmedim pek. Spoiler diyemem tam. Ve bundan sonra Geu ru'nun vasisi olarak hiç bilmediği hapishaneden yeni çıkmış amcası sahne alıyor. Geu ru 20 yaşında bir genç fakat Asperger sendromu var. Babası vasisi olarak onunla görüşmeyen kardeşini gösteriyor, öldükten sonra avukatından bunları öğreniyoruz. İlk başta sabıkalı amcamız istemiyor tabi bu durumu. Fakat sonra vasisi olayım, servetine çökeyim diye düşünüyor. Tabi 3 aylık deneme süreci de var bunun için. Başlıyorlar birlikte yaşayıp olay mahali temizliği işini birlikte sürdürmeye.
Bundan sonrasında ölenlerin hikayeleriyle beraber, amca ve yeğenin ilişkisinin gelişimini de inceliyoruz. Birlikte ölen kişilerin hikayelerini çıkartıyorlar, onları huzura kavuşturmak için son dileklerini bulmaya çalışıp sevdiklerine iletmek için uğraşıyorlar. Burada çeşit çeşit hikaye dinliyoruz. Ölenlerin hayalleri, umutları, beklentileri, çevrelerine söyleyemedikleri şeyler... Hepsinin de oldukça etkileyici olduğunu söyleyebilirim. Aynı şekilde babasını kaybeden Han Geu ru'nun, abisiyle arasındaki sorunun gerçek hikayesini öğrenen amcasının da dramları da dahil. Hepsi oldukça etkileyiciydi.
Bunu ilk yapışım olacak ama şimdi ölen ve hikayesi geçen karakterlerin sözlerinden alıntı vs eklemek istiyorum. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler. Tavsiye üzerine izleyip tavsiye edebileceğim bir dizi oldu benim için.
✨Alıntılar✨
"Seninle tanıştığımızdan beri, ilk kez, yarın için yaşamak istiyorum. Senin sayende dün olduğumdan daha cesur bir adam olmak istiyorum. Artık korkak gibi saklanmak istemiyorum. Ölene kadar elini asla bırakmayacağım...
Seni seviyorum."
"Babam, bir insanı iyi yapan şeyin nasıl konuştuklarıyla değil, başkalarını nasıl anlamaya çalıştıklarıyla ilgili olduğunu söylüyor."
"Eskiden tanıdığın bir insan nasıl tekrar yabancı biri olmaya geri dönebilir?"
"Bu dünyayı birlikte terk ediyoruz. Biz gittikten sonra temizlik için gelenlerden özür dileriz."
"İlkbaharda tutku dolu bir mevsim yaşayan, azimli sevdam bitiyor şimdi. Her yere çiçekler dökülüyor, veda dilekleri sarmış etrafımı. Artık gitme vakti, gür bir ormana doğru. Ve ağaçların meyve vermeye başladığı
sonbahara doğru. Gençliğim bir çiçek gibi soluyor."
"Evden kaçmak için önce bir eve sahip olman gerekir."
"Bunlar mutluluk gözyaşları. Seni her gördüğümde mutluyum. Geu-ru, teşekkürler... Annen olarak yaşamama izin verdiğin için çok teşekkür ederim."
"Han Jeong-u, 13 Nisan 2020'de vefat ettiniz. Ben Move to Heaven'dan Han Geu-ru, olay yeri temizlikçisiyim.
Şimdi, size son yolculuğunuzda yardım etmeye başlayacağım." (Bu cümle 😭)