Spoiler içeriyor
… BİR KADININ YAŞAMINDAN 24 SAAT… Kitaba ismini veren ilk öykümüz ana olay paralelinde, ana olayı hazırlayan bir yan olayla başlıyor. Daha sonradan evliliğinden mutsuz olduğunu öğrendiğimiz varlıklı bir kadının, daha sonra komşuları olarak gelen bir gençle kaçması. Bu kaçışı…devamı… BİR KADININ YAŞAMINDAN 24 SAAT…
Kitaba ismini veren ilk öykümüz ana olay paralelinde, ana olayı hazırlayan bir yan olayla başlıyor. Daha sonradan evliliğinden mutsuz olduğunu öğrendiğimiz varlıklı bir kadının, daha sonra komşuları olarak gelen bir gençle kaçması. Bu kaçışı haklı bulan bir gencin, benzer bir olay yaşayan yaşlı bayanı, kendi hikâyesini anlatmaya yüreklendirmesiyle öykümüz başlar.
-SPOİLER-
Kocasını kaybettikten sonra çocuklarıyla yalnız kalan dul bir kadın (olay anlatıcısı) boşluğa düşer ve kocasından edindiği garip bir alışkanlıkla insanların el hareketlerinden ruh tahlili yapar. Bir gün bir kumarhanede hiç görmediği, ilgi çekici bir karakterle karşılaşır. Her hareketi keskin olan bir el, kadını etkiler. Genç adam yüksek miktarda para kaybettikten sonra intihar aşamsına gelir, karakterimiz onu bu bataktan garip bir şekilde çıkartır ve o 24 saat hayatındaki tüm duyguları yaşar. Çocuklarını ve akrabalarını hiçe sayarak adamın peşinden giden kadın, belli bir noktaya kadar başarı sağlar fakat en sonunda adam, başladığı yere geri dönünce kendini boşa feda etmişliğinin üzüntüsüyle uzun zaman yaşar.
İçindekileri geç de olsa kaçan kadın vesilesiyle, ona hak vereceğini düşündüğü gence tüm çıplaklığıyla döktüğü için rahatlamıştır.
… BİR YÜREĞİN ÖLÜMÜ…
İlk öyküye nazaran daha karmaşık bir şekilde başlasa da birkaç sayfa sonra karakterler oturuyor. Bir adamın, eşi ve çocuğu uğruna kendini boş yere nasıl paraladığının yürek burkan öyküsü.
-SPOİLER-
Tatile gittiklerinin ilk gününün gecesinde kızını başka bir erkeğin odasından çıkarken gören babanın tüm huzuru kaçar, bu durumu karısına anlatamayıp, kızının da yüzüne vuramayınca sürekli kendini sorgulayarak tatili karısına ve kızına zindan eder. Onları yabancı ve zengin bir kesimle içli dışlı gördükçe kendini dışlanmış sanar ve bir nevi de öyle olmuştur. Onların yanında kendisinden utanan anne ve kızı, adamın yüreğini yavaş yavaş ölüme götürür. Usta yazarımız bu kısımları şahane anlatmış. Adeta kendi ölüme gidiyormuş gibi.
Bu zamana kadar kendisinin, sadece eve para getiren ve ailesinin isteklerinin karşılanması için bir araç olarak görülen biri olduğunun farkına varıp kendisini bir sokak köpeğinden farksız görür. Zaten bir hastalığı da olan ana karakterimiz, keskin bir şekilde ana ve kızdan soyutlanarak ve yüreğinin yavaş yavaş soğumasıyla hiçbir acı hissetmemeye başlayarak son nefesini verir. Son nefesini vermeye yakın evdeki varlığının unutulmaya başlaması ise öykünün en çarpıcı bölümüdür.