"Nitekim kadınların davranış ve tutumları, akıllarının sağlıklı bir hal içinde olmadığını açıkça ortaya koyuyor; dayanıklı ve işlevsel olma özellikleri gözden çıkarılarak sadece güzel olması için gereğinden verimli bir toprağa ekilen çiçekleri andırıyorlar, görkemli yaprakları müşkülpesent gözleri memnun ettikten sonra dalında…devamı"Nitekim kadınların davranış ve tutumları, akıllarının sağlıklı bir hal içinde olmadığını açıkça ortaya koyuyor; dayanıklı ve işlevsel olma özellikleri gözden çıkarılarak sadece güzel olması için gereğinden verimli bir toprağa ekilen çiçekleri andırıyorlar, görkemli yaprakları müşkülpesent gözleri memnun ettikten sonra dalında ihmal edilerek, olgunluğa erişeceği çağdan çok önce kuruyup soluyor. Bu verimsiz tomurcuklanmanın nedenlerinden biri, kanaatimce, insandan ziyade kadın olarak gördükleri dişileri, şefkatli eşler ve akılcı anneler yerine alımlı metreslere dönüştürme hevesindeki erkekler tarafından yazılmış kitaplardan derlenen hatalı eğitim sistemidir."
"Nitekim kadınlar yanlış dişil mükemmellik anlayışıyla öyle küçük düşürülüyorlar ki, bu yapay zayıflığın kadınlar üstünde tahakküm kurma eğilimini ortaya çıkardığını, onları kuvvetin doğal karşıtı olan kurnazlığa ittiğini ve bu kurnazlığın, bir yandan arzu uyandırırken bir yandan da saygınlıklarını baltalayan o küçültücü çocuksu tavırları takınmalarına yol açtığını söylerken bir çelişki yaratmıyorum."
"Doğa kadına erkekten daha zayıf bir beden vermiş olabilir ama kız çocuk, eş ve anne rollerinin görevlerini yerine getirirken zihin ve beden egzersizleriyle doğal kuvvetini, ruh sağlığını koruyan bir kadının, kocasının ilgisini emniyete almak için kurnazlığa meylederek marazi bir narinlik numarası yapmasına gerek var mıdır? Zayıflık karşı tarafta şefkat uyandırabilir ve erkeğin küstah haysiyetini tatmin edebilir ama bir koruyucunun amirane okşayışları, saygıya hasret ve saygıyı hak eden asil bir dimağı tatmin etmez. Merhamet dolu şefkat, dostluğun yerini asla tutamaz!"
"Ahlakın tek bir kıstası olduğu halde erkeğe dair tek bir arketip varken kadınlar, Muhammed'in tabutunun havada asılı kaldığına dair efsanelerdeki gibi havada kalmaya mahkûm gibidir zira ne hayvanların keskin içgüdüsüne ne de akıllarını kullanarak kusursuz bir modeli örnek alma hakkına sahiplerdir. Sadece sevilmek için yaratılmışlardır ve saygı görmeyi amaçlamamaları gerekir, aksi taktirde erkeksilikle suçlanarak toplumdan kovulurlar."
"Toplumda daha fazla eşitlik olmalıdır, aksi taktirde ahlak hiçbir zaman kendine yer edinemez ve insanlığın bir yarısı alın yazısıyla dibe zincirlendiği sürece bu 'erdemli' eşitlik, kayaların üstüne kurulsa bile sağlam duramaz çünkü cehalet ve kibir, durmaksızın altını oyar."
"Dünyayı şehvetpeser tiranlar ile buyruk altındaki haset kurnazlar olarak ikiye bölmek kaydıyla medeniyeti bir lanete dönüştüren akılalmaz mevki ayrımları, her sınıftan insanı neredeyse eşit biçimde yozlaştırır zira saygınlık herkesin kendine düşen görevleri yerine getirmesine değil, konuma bağlanmış olur. Görevler yerine getirilmediğinde ise erdemin en tabii armağanı olan sevgi ve şevkat gibi hisler, erdemi sağlamlaştıracak gücü edinemezler."
"(...) Dahası, edep evrensel bir kabul görmedikçe, kadında edep diye tanımlanan şey, saflığın doğal bir yansıması olmak yerine, çoğu zaman ahlaksızlığın kurnazca tasarlanmış bir kılıfı olacaktır."
⭐10/10