Spoiler içeriyor
Çerez bir lise filmi olur diye düşünürken pek de öyle olmayan bir filmin içinde buldum kendimi. İdare eder bir filmdi. Bazı yerleri gereksizdi, bazı yerleri de çok anlamlıydı. Lisenin çok saçma sapan bir yer olduğunu, zorbalıkları ve arkadaşlıklara biraz da…devamıÇerez bir lise filmi olur diye düşünürken pek de öyle olmayan bir filmin içinde buldum kendimi. İdare eder bir filmdi. Bazı yerleri gereksizdi, bazı yerleri de çok anlamlıydı. Lisenin çok saçma sapan bir yer olduğunu, zorbalıkları ve arkadaşlıklara biraz da olsun değinen bir yapımdı. Başrolümüz Charlie Helen teyzesinin ölümünden kendini sorumlu tutuyordu. Ve bunu ilk başlarda onu seven tek kişi olduğundan ölümünden etkilendiğini sanıyorduk. Hatta Sam ve Patrick'e en yakın arkadaşım kendini öldürdü şeklinde anlatmıştı hissiyatını. Helen teyzesiyle ilgili olan hiç anlamadığımız muhtemelen başlarda Helen teyzesi yanlış kişiyle beraberdi ve onu dövüyordu ve Charlie de buna çok üzülüyordu gibi algılıyoruz. Ona doğum gününde hediye bir Beatles plağı verecekken kaza geçirmesinden sonra kendini bunda sorumlu tuttuğunu sanıyor. Çok çekingen ve yazar olacak kelimelere sahip ince ruhlu bu çocuk fazlasıyla yaralı. Ve yaralarını liseye başlayınca daha da derinleşiyor. Ablasının erkek arkadaşının yine şiddete başvurduğunu görünce her şey tetiklenir. O sıralarda Sam ve onun üvey kardeşi eşcinsel Patrick ile tanışıyor. Son sınıftalar
.Patrick Brad diye biriyle gizli bir ilişki yaşıyor. Ve uçarı tam rolünü yapan biri. Sam ise onu anlayan harika bir müzik zevki olan sonsuz gibi olan kendinden dört yaş büyük bir kız. Onu canlandırmaya çalışıyorlar ve başarıyorlar da. Charlie Sam'e aşık oluyor, bir sürü daktilo, Beatles plağı, takım elbise,arkadaşlık, karışık kasetler, Sam'in Sat sınavına çalışmasına yardım etme, Charlie bin ilk öpücüğü bu karşılıklı jestlerden sonra Sam'e gittikçe daha bağlanır. Ama Sam ablası gibi belki de Helen teyzesi gibi olmaması gereken biriyle çıkıyor. Bu sırada bizim çekingen Charlie'miz baloya gitme teklifinde arkadaş grubundaki Marry Elizabeth'i kıramadığı için sadece hislerinin zarar görmemesi için onunla çıkmaya başlıyor. Ama bu yanlış birliktelik doğruluk mu cesaretlik mi oyununda Sam'i öpmesiyle hem arkadaş grubundan hem de bu ilişkiden kopuyor. Sonunda yine eski psikolojik sorunlarına geri dönüyor. O sırada Brad ve Patrick Brad'in babasına yakalandıkları için Brad sevse de Patrick i arkadaş grubuyla zorbalamak eşcinsel değilmiş gibi göstermek zorunda kalıyor. Kavga çıkıyor ve bir kriz geçiren Charlie arkadaşlarını koruyor, herkesi dövüyor ve yine grupla arayı buluyor. Sam ile cinsel anlamda bu sefer yakınlaşırken birden durması ve öteki gün Sam in gitmesinden sonra dağılan Charlie'nin aslında Helen teyzesinin ona tecavüz ettiğini, onun da ölmesini dilediği için öldüğünü düşünüp suçluluk duyduğunu küçüklükten beri bunu kimseyle paylaşamadığı en sonunda Sam'in gidişiyle patlayıp bir ruh merkezine gitmek zorunda kalacak hal geldiğini görüyoruz. Aralardaki bazı muhabbetler özellikle Patrick ve Charlie çok saçmaydı. En sonunda iyileşen Charlie yavaş yavaş Sam e ve Patrick e tekrardan katılıyor. Ve Sam e hayran olduğu ayağa kalkıp arabadan kollarını uzattığı haliyle kendisi de bu haliyle eski o günkü şarkıyla sonsuzluk ve aidiyat hissiyle bitiyor.
" Başkalarının hayatını kendinkinin önüne koyup bunun aşk olduğunu söyleyemezsin."
" O anda sonsuzduk"
"Hakkediğimizi düşündüğümüz aşka katlanırız."
Karışık kaset hazırlama isteğimi tekrardan hatırlatan bir film olmuştur kendisi.