Geriye alınmak istenen zaman, farklı bir boyutta kaybedilen bir hafıza ile yaşanmak istenen hayat! Çarpıcı ve etkili bir yüzleşmenin acısıyla, unutulmak istenen sarsıcı bir travmanın geleceği ve benliğini esir aldığı etrafına ördüğü duvarlarla kendi dünyasında çırılçıplak bir gerçekliğin ortasında, aynaya…devamıGeriye alınmak istenen zaman, farklı bir boyutta kaybedilen bir hafıza ile yaşanmak istenen hayat! Çarpıcı ve etkili bir yüzleşmenin acısıyla, unutulmak istenen sarsıcı bir travmanın geleceği ve benliğini esir aldığı etrafına ördüğü duvarlarla kendi dünyasında çırılçıplak bir gerçekliğin ortasında, aynaya yadsıyan hayallerin can kırıklıklarının izlerini taşıyan acımasız bir yalnızlık.
Hayal ve kabusun içiçe geçtiği çarpık bir gerçekliğin trajedisi. Ruhu geçmişte hapsolmuş yara izleri geçmeyen, geçmişten gelen yarasız bir iz'in can kırıklığı
Kurgu, senaryo, sinematografi, duygu, ost, intro, olay örgüsü akışı işleyişi gizemi ve uyandırdığı merak en önemlisi oyunculuklar ve kimyalar içinde sonda beni neyin karşılayacağını bilmeden ana karakter ile birlikte bilinmezliğe sürüklenirken " AŞIK OLDUĞUM DİZİ" diye tanımlamıştım bu kusursuz hikayeyi. Ta ki en büyük mağduriyetin karşısında güçlü bir figür olarak duran ana kahramanımızın unutmak istediği gerçekle acımasızca yüzleşene kadar. O trajedi diziyi öyle bir noktaya taşıyor ki gözünüzde ne kimya ne akış ne hikaye hiç bir şey kalmadan ağlamaya başlıyorsunuz. Ve o gözyaşları pınarlarızı kurutana kadar öyle bir akıyor ki dizi sizin için bu sefer dizi olmamın ötesine geçiyor.
Evet bir diziden ötesi bir hikayeden daha fazlası akıl sağlığını kaybetmenin eşiğine dayanan bir trajedinin ilk adımı. Asla ama asla kendinizi ana karakterin yerine koyamayacağınız ciddi bir boyuta taşınan müthiş bir ızdırap. İzlemeyi bile yüreğim kaldıramadı. Ağlamaktan midem bulandı bayılacak hale geldim ama yine de kendimi o ana karakterin yerine koyamadım neler yaşadığını sadece anlamaya çalışabildim. Ben izlerken bu kadar etkilendiysem sabahı edemeden günümü bir ruh gibi geçirdiysem bu travma ile yüzleşen/ yüzleşmek zorunda kalan bireylerin ve ailelerinin ne halde olduğunu anlatacak kelamı bulamıyorum.
Cinsel saldırının kadınlara verdiği zararı çok gerçek ve hassas bir şekilde anlatan, aynı zamanda psikolojik bariyeri kullanarak paralel zaman ve mekandan oluşan bir hikayenin ötesinde gerçekle hayalin ortasında zamanın aktığı anda aslında kendileri için durmuş bir zamanda hayata yetişmek için koşmak isterken ayaklarında ki prangalara takılıp düşen mağdurların toplumdan önce kendileri ile verdiği savaşı anlatıyor. Sorgulamadan yargılamadan yanlarında durmak bile mağdur bireyleri hayata kazandırmak için büyük bir adımdır. Bazen bir sesten çok sessizlik isterler yalnız olmadıklarını hatırlatmak için sessizce yanlarında durmamız bile kendilerine karşı verdikleri mücadeleye en büyük destek olabilir.
Tanımı olmayan belki de yeryüzünde ki en büyük travmadır bir çocuğun/kadının yüzleşmek zorunda kaldığı istismar